Güneş ve ay doğudan doğar ve batıdan batar.The sun and the moon rise in the east and set in the west.
Güneş her zaman doğudan doğar.The sun always rises in the east.
Güneş doğudan doğar ve batıdan batar.The sun rises in the east and sets in the west.
Doğuda güneş doğmak üzereydi.The sun was on the point of rising in the east.
Doğum,bir şekilde,ölümün başlangıcıdır.Birth is, in a manner, the beginning of death.
Doğum günü partisinde beklenenden daha çok insan vardı.There were more people present at the birthday party than was expected.
Doğum günüme can atıyorum.I look forward to my birthday.
Doğum gününde çok hediye alacaksın.You'll get a lot of presents on your birthday.
Beni doğum günü partinize davet ettiğiniz için çok naziksiniz.It's very kind of you to invite me to your birthday party.
Bu bisikleti sana bir doğum günü hediyesi olarak vereceğim.I will give you this bicycle as a birthday present.
Bana bir doğum günü hediyesi vermen hoş.It is kind of you to give me a birthday present.
Doğum günün nasıldı?How was your birthday?
Doğum gününü nasıl kutladın?How did you celebrate your birthday?
Lütfen doğum gününün bittiğini söyleme.Please don't say your birthday is over.
Hiç kimse orta doğuda bir savaş olup olmayacağını bilmiyor.No one knows whether there will be a war in the Middle East.
Orta Doğu petrol fiyatları varil başına beş dolar fırladı.Middle Eastern oil prices jumped by five dollars per barrel.
Orta Doğu, uygarlığın beşiğidir.The Middle East is the cradle of civilization.
Erkek kardeşimin resim için doğuştan yeteneği var.My brother has a gift for painting.
İmparatorun Doğum Günü Pazar gününe denk geldi.The Emperor's Birthday fell on Sunday.
Doğu Afrika'da bazı kabilelerin süt ürünleri ile yaşadığını duydum.I hear some tribes in eastern Africa live on milk products.
Güneş doğuyor.The sun is rising.
Doğu doğan güneşle aydınlandı.The east was brightened by the rising sun.
Japonya, Doğu Asya'da bulunur.Japan is in East Asia.
Japonya'nın tükettiği petrolün% 70'ini Orta Doğu'ya bağlı.Japan depends on the Middle East for 70% of oil it consumes.
Japonya Doğu Asya'dadır.Japan is in eastern Asia.
Ben bir doğurganlık ilacı alıyorum.I'm taking a fertility drug.
O bana bir doğum günü kartı gönderdi.He sent me a birthday card.
Onun doğuştan yetenekleri var.He has natural gifts.
Onun oğlunun müziğe doğuştan yeteneği var.His son has a gift for music.
Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurduHis wife bore him two daughters and a son.
Onun bütün çocukları doğum günlerinde hediye istiyor.All his children want presents on their birthdays.
O doğuştan İtalyandır.He is Italian by birth.
Neredeyse onun doğum günü olduğunu unutuyordum.I almost forgot that it was his birthday.
Onun doğum günü 21 Ağustostur.His birthday is August 21st.
Onun çabaları iyi sonuçlar doğurdu.His efforts led to good results.
O, cazın Amerika'daki doğuşunu araştırıyor.He is studying the origin of jazz in America.
O, Mary'ye neden onun doğum günü için geç kaldığını açıkladı.He explained to Mary why he was late for her birthday party.
O doğuştan iyi bir hafızasıya sahip.He has a naturally good memory.
İlk çocuğunun doğum haberini işitince, sevinçle fırladı.On hearing the news of the birth of his first child, he jumped for joy.
O doğuştan kördü.He was blind from birth.
O, onun bir sonraki doğum gününde on sekiz olacağını söyledi.He said that he would be eighteen on his next birthday.
Beni doğum günü partisine davet etmesi çok kibarcaydı.He was very kind to invite me to his birthday party.
O doğuştan cömert bir kişidir.He is by nature a generous person.
O, doğuştan bir şairdir.He is a poet by birth.
O doğuştan Alman.He is German by birth.
Doğuştan Fransızdır ama o şimdi bir ABD vatandaşı.He is French by birth, but he is now a citizen of the USA.
O doğuştan Japon.He is Japanese by birth.
Savaş sırasında Doğuda yakalandığı sıtmayı asla gerçekten atlatamadı.He has never really got over malaria he caught in the East during the war.
Onun şehirden ayrıldığını ve doğuya taşındığını duydum.I heard that he left town and moved east.
Doğu ülkelerinin kültürlerinin öğrenimini yaptı.He has studied the cultures of Eastern Countries.
O, Doğunun gizemleri ile ilgileniyordu.He was interested in the mysteries of the Orient.
O, doğum gününde annesini aramayı asla unutmaz.He never fails to call his mother on her birthday.
Onların birlikte iyi geçinmeyecekleri içime doğuyor.I feel in my bones that they will never get along well together.
Onlar Tom'un doğum günü için parti düzenleyecekler.They will get up a party for Tom's birthday.
Tom'un doğum günü dolayısıyla bir parti verecekler.They will get up a party for Tom's birthday.
Doğu Afrika'da Tanganyika gölünü araştırdılar.They explored Lake Tanganyika in East Africa.
O, erkek bir çocuk doğurdu.She gave birth to a baby boy.
Onun alışılmadık davranışları bizim şüpheleri doğurdu.Her unusual behavior gave rise to our suspicions.
Onun doğum günü partisi yarın akşam verilecek.Her birthday party will be given next evening.
Beni doğum günü partisine davet etti.She invited me to her birthday party.