doğuştan ile cümle

doğuştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Doğuştan altı parmaklı doğmuştur.6명 중 장남으로 태어났다.
Onlar Charr ! ve fetih onların doğuştan gelen hakkı.본관은 김녕이며, 경상남도 통영 출생이다.
Bu doğuştan var olan ya da gelen bir yetenektir.또는 그것을 주는 능력을 가진 존재의 속성이다.
Fil Adam (1862-1890), doğuştan gelen fiziksel görünüşü nedeniyle bu adı almış bir kişidir.루이 파스퇴르(1822-1895)는 생명체가 자연적으로 생겨난다던 자연발생설을 반증하였다.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.내재면역계는 모든 동물 및 식물에 존재한다.
Ama ben doğuştan çok olağandışı derecede hassas ve gerginim.Но аз съм изключително чуствителен – нервен в странна степен.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Вроден имунитет имат всички растения и животни.
Doğuştan 12 parmağı vardı.Той има 6 пръста.
Doğuştan liderdir.Ръководела ражданията.
Atın bazı yürüyüş biçimleri doğuştan gelir.Породата спада към ездово-впрегнатия тип коне.
Doğuştan liderdir.Bio je rođeni vođa.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Kod ljudi, sposobnost korištenja magije ili njen nedostatak određen je rođenjem.
Yani göbek düşmesinin doğuştan gelen bir durum olduğu düşünülmektedir.U suprotnom riječ je o prijevremenom porodu.
Doğuştan kamburdur.Rodna kuća.
Ayrıca çok nadir olarak doğuştan animagus olanlar da çıkabilir.Ipak, poznato je da vrlo mala djeca gotovo instinktivno znaju plivati.
Doğuştan kamburdur.Rodný dom Ľ.
Bu bulgular cinsel yönelimin doğuştan geldiğini destekler.Týmto mýtus vysvetľuje vznik pohlavnej lásky z pôvodnej obojpohlavnosti.
Aynı zamanda Nosferatu doğuştan vampir olanlara verilen isimdir.Nelapsi je jedno z pomenovaní pre upíra používané na Zemplíne.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Sistem prirojene imunosti imajo vse živali in rastline.
Cable'ın doğuştan telepatik ve telekinetik güçleri vardır.Okampe imajo latentne, speče, telepatske sposobnosti.
Doğuştan çok fazla veya çok az sayıda olabilirler.Lahko gre za veliko ali majhno tveganje.
Bir kısmı da doğuştan beri mevcuttur.Ją turi kiekvienas žmogus nuo pat gimimo.
Dil doğuştan bilinemez.Tokia kalba nebūna gimtoji.
Ayrıca çok nadir olarak doğuştan animagus olanlar da çıkabilir.Taip pat gali gimti ir normalų fenotipą turintys vaikai.
Tamamlayıcı sistem, doğuştan gelen bağışıklık yanıtının ana humoral bileşenidir.Komplementas yra svarbiausia humoralinė įgimto imuniteto dalis.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Įgimtas imunitetas pasireiškia visuose augaluose ir gyvūnuose.
Henry James doğuştan bir Amerikalıydı.Henris Džeimsas nuo gimimo yra amerikietis.
(a) doğuştan bir Uganda vatandaşı;(a) sea ciudadano de Uganda por nacimiento;
(a) doğuştan bir Uganda vatandaşı;(a) Sia cittadino ugandese per nascita
(a) doğuştan bir Uganda vatandaşı;(b) возраст данного лица не ниже 35 и не выше 75 лет; и
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, du har farten - du har naturlig fart - men du har ingen teknik när du springer på banan.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, je hebt snelheid, je hebt natuurlijke snelheid -- maar je hebt geen routine of finesse als je loopt.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, jseš rychlá, jseš přirozeně rychlá, ale chybí ti obratnost a dovednosti potřebný na dráze.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, masz talent. Jesteś szybka, ale brak ci treningu.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, tens velocidade — tens uma velocidade natural — mas não tens técnica nem finesse a atravessar a pista.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, tu ai viteză -- ai viteză din natura ta -- dar nu ai îndemânare sau fineţe când alergi pe pistă.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, tú eres veloz, tienes cualidades naturales para ser una velocista, pero no tienes la técnica necesaria
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, tu sei veloce - tu hai un talento naturale per la velocità - ma non hai la tecnica, non hai stile.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Aimee, ty si rýchla, máš vrodenú rýchlosť, ale nemáš žiadnu techniku ani cit k tomu, ako tú dráhu zabehnúť.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."에이미 있잖아, 너 깼어! 국내기록을 깼어! 근데 너는 트랙을 아무 기술이나 기교도 없이 마구 달리더구나
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Έιμι, ξέρεις, έχεις ταχύτητα -- φυσική ταχύτητα -- αλλά δεν έχεις καθόλου τεχνική ή φινέτσα όταν τρέχεις.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok.Знаеш ли, Ейми, ти имаш скорост - имаш естествена скорост - но нямаш никакви умения или финес на пистата.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Эйми, у тебя скорость -- врожденная скорость -- но у тебя нет умения и мастерства бежать по этому треку.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."איימי, יש לך מהירות-- יש לך מהירות טבעית -- אבל אין לך שום מיומנות או עידון על המסלול.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok.トラックを走る為の技術とか策がないね 走るフォームがめちゃくちゃだった
Aklın yaratıcılığı doğuştan başlayan bir süreç değil.Jadi pikiran inovatif bukan proses bawaan.
Aklın yaratıcılığı doğuştan başlayan bir süreç değil.Niemand wird zum Erfinder geboren.
Aklın yaratıcılığı doğuştan başlayan bir süreç değil.Uma mente criativa não é um processo inato.
Aklın yaratıcılığı doğuştan başlayan bir süreç değil.Una mente creativa no es un proceso innato.
Aklın yaratıcılığı doğuştan başlayan bir süreç değil.Изобретателният ум не е вроден процес.
Başlatma şimdi... Çocuklar doğuştan meraklıdırlar. Devamlı keşfederler.Deixe-me começar, porque as crianças nascem curiosas, elas estão sempre a... explorar,
Başlatma şimdi... Çocuklar doğuştan meraklıdırlar.Me pone furioso.
Bazı taşlar doğuştan ayrılan ikizler.몇몇 바위들이 태어날 때부터 헤어진 쌍둥이라는 것을 발견했습니다.
Bazı taşlar doğuştan ayrılan ikizler.יש אבנים שהם תאומים שהופרדו בלידה.
Bazı taşlar doğuştan ayrılan ikizler.بعض الصخور هي توائم انفصلت عند الولادة
Bazı taşlar doğuştan ayrılan ikizler.これも同じように
Bebekler gerçekten de pek çok doğuştan zevkle dünyaya gelir.Babies werden mit jeder Menge Vergnügungen geboren.
Bebekler gerçekten de pek çok doğuştan zevkle dünyaya gelir.Baby's hebben veel aangeboren genoegens.
Bebekler gerçekten de pek çok doğuştan zevkle dünyaya gelir.Bayi benar-benar dilahirkan dengan banyak kesenangan bawaan.
Bebekler gerçekten de pek çok doğuştan zevkle dünyaya gelir.Bebeluşii chiar sunt născuţi cu multe plăceri moştenite.
İlgili Sayfalar