doğuştan ile cümle
doğuştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayşe, kocasının ilk kuzeniydi ve doğuştan Timurlu bir prensesdi.Aisha was a first cousin of her husband and was a Timurid princess by birth.
Doğuştan şeytani, şeytani ölüme benzer bir biçimde yaşama dürtüsü verir. [1]It gives the innately demonic urge to live a demonic, deathlike form.[1]
Doğuştan gelmeInnateness
Bu doğuştanlık olmadan, hiçbir öğrenme süreci olmayacaktır.Without this innateness, there will be no learning process.
Karaciğer şantı, toksisiteye ve kafaya baskıya neden olabilen doğuştan veya edinilmiş bir durumdur.A liver shunt is a congenital or acquired condition that may lead to toxicity and head pressing.
Doğuştan vakalarda sıklıkla iki taraflıdır.In congenital cases, it is frequently bilateral.
Doğuştan pitozis için ortalama yaş kadınlarda 12.27, erkeklerde 8.57'dir.The average age for congenital ptosis is 12.27 years for females and 8.57 years for males.
İki çeşit prospagnozi bulunmaktadır; doğuştan ve edinilmiş prospagnozi.There are two types of prosopagnosia, congenital and acquired.
Çoğu durumda, doğuştan amputasyon teşhisi bebek doğana kadar yapılmaz.For most cases the diagnosis for congenital amputation is not made until the infant is born.
Ne olursa olsun, yoldan geçenlerin tabi olduğu damgalama doğuştan değildir.Regardless, the stigma that passers are subject to is not inherent.
Bu durum doğuştan ya da örneğin trakeostominin bir komplikasyonu olarak edinilmiş olabilir.This may be congenital or acquired, for example as a complication of a tracheostomy.
Doğuştan veya sonradan oluşan anormal anastomozlara genellikle fistül denir.Anastomoses that are abnormal, whether congenital or acquired, are often called fistulas.
Seçilmiş başkanlarından biri doğuştan ABD vatandaşıydı, R. D. Polk. [4]One of its elected presidents was a U.S. citizen by birth, R. D. Polk.[4]
Tüm insanlar doğuştan eşittir.Alle Menschen sind von Geburt an gleichberechtigt.
7 Şubat 1959’da zafer kazanan hükümet tarafından Guevara “doğuştan Küba vatandaşı’’ ilan edildi.Am 9. Februar 1959 wurde Guevara zum „geborenen kubanischen Staatsbürger“ ernannt.
Kaplan kedisinde, doğuştan komple siyah renklilik olan melanizm sık görülür.Bei der Tigerkatze kommt es häufig zu Melanismus, das heißt zu Geburten vollständig schwarzer Katzen.
Doğuştan olabilir (konjenital).Sie ist Mariä Geburt (Nașterea Maicii Domnului) geweiht.
Tom doğuştan atlet.Tomo est un athlète né.
Bir kısmı da doğuştan beri mevcuttur.Elles apparaissent souvent dès la naissance.
Ama ben doğuştan çok olağandışı derecede hassas ve gerginim.But I am constitutionally sensitive—nervous in a very unusual degree.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Chez les humains, le pouvoir magique et son absence sont des attributs innés.
Siyahi insanlar doğuştan sarıhumma hastalığına karşı dirençlidir.Il est moyennement résistant à la maladie des taches noires.
Yani hastalık doğuştan vardır.Cela signifie que l'enfant naît avec la maladie.
Kodaly’e göre müzik eğitimi doğuştan itibaren başlamalıdır.Kodály pensait que, pour être efficace, l'apprentissage musical devait commencer par le chant.
Bu bahsedilen hastalıklar doğuştan olan ve vücudun çeşitli yerlerinde bozukluklarla seyreden durumlardır.De nombreux sujets se plaignent de douleurs semblables partout dans le corps.
Tiberius Claudius Nero ve Livia Drusilla'nın oğlu olan Tiberius doğuştan Claudius ailesinin mensubuydu.Era hijo de Tiberio Claudio Nerón y Livia Drusila, miembro por tanto de la gens Claudia.
Doğuştan gelme bir tabiattır." dedi.Supongo que surgió naturalmente".
Tom doğuştan sanatçı.Tom è un artista nato.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Il sistema immunitario innato si trova in tutte le piante e gli animali.
7 Şubat 1959’da zafer kazanan hükümet tarafından Guevara “doğuştan Küba vatandaşı’’ ilan edildi.Il 7 febbraio 1959, il nuovo governo nominò Guevara "Cittadino cubano per diritto di nascita".
Karna doğuştan zırh ile dünyaya gelmişti.Dalla loro unione nacque Kara.
Tamamlayıcı sistem, doğuştan gelen bağışıklık yanıtının ana humoral bileşenidir.Il complemento è il principale componente umorale della risposta immunitaria innata.
Virüslere karşı vücudun ilk savunma hattı doğuştan gelen bağışıklık sistemidir.La prima linea di difesa dell'organismo contro i virus è il sistema immunitario innato.
Clara bu durumu hiçbir zaman anlayamaz, doğuştan var olan bir hastalık olarak kabul eder.Questo Sara non glielo perdonerà mai, ecco spiegata la sua vita da vagabonda.
Genetik hafıza sayesinde doğuştan bilgilidirler.Effettivamente c'è una base scientifica riguardante la memoria genetica.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Negli umani, la magia o la mancanza di essa è un attributo innato.
Rahibeler doğuştan asil değildi.Le suore non ebbero esitazioni.
Etrafı karanlıkla kaplı. O, doğuştan kör.Вокруг него только темнота. Он слеп от рождения.
Doğuştan liderdir.Прирождённый лидер.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Врождённая иммунная система обнаруживается у всех растений и животных.
Virüslere karşı vücudun ilk savunma hattı doğuştan gelen bağışıklık sistemidir.Первой защитной линией организма против вируса является врождённый иммунитет.
Tamamlayıcı sistem, doğuştan gelen bağışıklık yanıtının ana humoral bileşenidir.Комплемент является основным гуморальным компонентом врождённого иммунного ответа.
Konjenital malformasyon: Doğuştan gelen bozukluklar.Наша Рязань: Затянувшиеся роды.
Siyahi insanlar doğuştan sarıhumma hastalığına karşı dirençlidir.Сорт подвержен заболеванию чёрной пятнистостью.
"Liber Pontificalis"'e göre Fabianus doğuştan asil bir Romalıydı.Согласно Liber Pontificalis, Фабиан был благородный римлянин по рождению, и имя его отца было Фабий.
Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar veya kazalar sonucu ortaya çıkabilir.Возможными причинами смерти могли быть осложнения после родов или простуда.
Atın bazı yürüyüş biçimleri doğuştan gelir.خبب (مشية الخيل) نوع من أنواع مشي الخيول .
Doğuştan atletik olan Beckett, solak bir vurucu olarak krikette çok başarılı oldu.بيكيت الذى كان بطبيعته رياضيا كان ناجحا في الكريكت كونه اعسر.
Doğuştan altı parmaklı doğmuştur.ثم ولدا ستة أبطن.
Doğuştan ve çevre faktörlerinden de gelebilir.من الممكن إطلاقه أيضا من منصات برية وبحرية.
Tamamlayıcı sistem, doğuştan gelen bağışıklık yanıtının ana humoral bileşenidir.O sistema complemento é o maior componente humoral da resposta imune inata.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi, çoğu canlıda konağın korunmasında baskın olan sistemdir.A imunidade inata é o sistema de defesa predominante na maior parte dos organismos.
Doğuştan liderdir.Um líder nato.
İktidarin kaynağı, bizzat kişinin doğuştan sahip olduğuna inanilan özelliklerdir.Paraíba Criativa Curiosidades - A pessoa é para o que nasce.
Ayrıca çok nadir olarak doğuştan animagus olanlar da çıkabilir.Chegadas de frentes frias, ainda mais raras, também podem acontecer.
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Nos seres humanos, a magia ou a falta dela é um atributo inato.
Doğuştan liderdir.Ze is een geboren leider.
Bu hastalık doğuştan veya sonradan oluşabilir.Epilepsie kan aangeboren zijn of later optreden.
Rahibeler doğuştan asil değildi.De familie was niet van adellijke afkomst.
Sonuçta, onun doğuştan önemli beceriklidir, ancak gizli olan, sihir yeteneği vardır.Hij is een schitterend tovenaar, wiens magische kracht zich in een van zijn tanden bevindt.