doğuştan ile cümle

doğuştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Je ne suis pas née chercheuse en vulnérabilité.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.나는 태생적으로 취약한 연구원이 아닙니다.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Nejsem přirozenou výzkumnicí zranitelnosti.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Nem vagyok születetten sebezhetőség-kutató.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Nenarodila som sa pre výskum zraniteľnosti.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Nisem rojena za raziskovalko ranljivosti.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Non ho una tendenza naturale per la ricerca sulla vulnerabilità.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.No soy investigadora nata de la vulnerabilidad.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Nu sunt un cercetător înăscut de vulnerabilitate.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Tôi không tự nhiên là một là nhà nghiên cứu về tính dễ bị tổn thương.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Δεν είμαι εκ φύσεως ερευνητρια ευπάθειας.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.За мен не е естествено да съм изследовател на уязвимостта.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.По характеру я вовсе не исследователь уязвимости.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.Я не природній дослідник вразливості.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.אינני חוקרת פגיעות מלידה.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.أنا لست باحثة في مسألة الإنكشاف بالفطرة.
Doğuştan incinebilirlik araştırmacısı değilim.だから気にしないように歩き続けました
Doğuştan kör: baştan kaybetmiş.Aveugle de naissance : première loose.
Doğuştan kör: baştan kaybetmiş.Blind geboren: eerste minpunt.
Doğuştan kör: baştan kaybetmiş.Cieco dalla nascita: primo difetto.
Doğuştan kör: baştan kaybetmiş.Ciego de nacimiento: primera desventaja.
Doğuştan kör: baştan kaybetmiş.태어날때부터 볼 수가 없었습니다. 첫번째 문제였죠.
Doğuştan kör: baştan kaybetmiş.Orb din naștere: primul defect.
Doğuştan lanetli.. Tanrının sırtını döndüğü adam - adam denilirse.maudit depuis la naissance.. un homme- si peut t-on l'appeler ainsi- dont meme Dieu lui a tourner le dos !
Doğuştan lanetli..Verflucht von Geburt an.
Doğuştan lanetli..Vervloekt vanaf je geboorte..
Doğuştan numaralı değiller.Bon, elles ne sont pas nées comme ça.
Doğuştan numaralı değiller.Chúng ko phải bẩm sinh.
Doğuştan numaralı değiller.De er ikke født sådan.
Doğuştan numaralı değiller.De föds inte på det viset.
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Bueno, no nacen así, ¿verdad?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Ele nu s-au născut așa.
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?태어날 때 부터 적혀있는건 아닐텐데 궁금하시죠?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Mereka tidak terlahir seperti itu, bukan?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Namost, nem így születnek, igaz?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Nun, sie werden nicht so geboren, richtig?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Tak se nenarodily, že.
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Takto sa ale nenarodili, však?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Teraz, one się tak nie rodzą, prawda?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?Zo zijn ze natuurlijk niet geboren.
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?А ведь они такими не рождаются...
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?А вони такими не народжуються, правда?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?עכשיו, הן לא נולדות ככה. בסדר?
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?حتما هي لم تولد بهذه الأرقام .. أليس كذلك ؟
Doğuştan numaralı değiller. Değil mi?彼らを連れ出して冷蔵庫で眠らせます
Doğuştan numaralı değiller.Elas não nascem assim.
Doğuştan numaralı değiller.Ora, non sono nate in quel modo.
Doğuştan numaralı değiller.Δεν γεννιούνται έτσι, βέβαια.
Doğuştan numaralı değiller.Не са родени така.
Doğuştan sağır.Er ist gehörlos geboren
Doğuştan sağır. Fakat kuzey Uganda'nın bu uzak bölgesinde sağır çocuklar için hiç okul yok.Nació sordo, pero en esta remota región del norte de Uganda, no hay escuelas para niños sordos.
Doğuştan sağır. Fakat kuzey Uganda'nın bu uzak bölgesinde sağır çocuklar için hiç okul yok.Nasceu surdo mas, nesta região longínqua do norte do Uganda, não há escolas para crianças surdas.
Doğuştan sağır. Fakat kuzey Uganda'nın bu uzak bölgesinde sağır çocuklar için hiç okul yok.Siketen született, de Észak-Ugandában nincsenek iskolák siket gyermekek számára
Doğuştan sağır. Fakat kuzey Uganda'nın bu uzak bölgesinde sağır çocuklar için hiç okul yok.Urodził się głuchy, w rejonie północnej Ugandzie, gdzie nie ma szkół dla głuchych dzieci.
Doğuştan sağır. Fakat kuzey Uganda'nın bu uzak bölgesinde sağır çocuklar için hiç okul yok.Он родился глухим, но в этом удаленном уголке на севере Уганды нет школ для глухих детей
Doğuştan sağır. Fakat kuzey Uganda'nın bu uzak bölgesinde sağır çocuklar için hiç okul yok.Роден е глухоням, но в този отдалечен район на северна Уганда няма училища за такива деца.
Doğuştan sağır.لقد وُلد أصمًا، لكن في هذا المكان النائي
Doğuştan sahip olduğumuz aklımızın aslında her tür bilgiye sahip olmaz gerekmez.A bennünk rejlő bölcsesség nem feltétlenül jelenti a bennfentesek tudását.
Doğuştan sahip olduğumuz aklımızın aslında her tür bilgiye sahip olmaz gerekmez.Ahora, nuestra sabiduría innata no tiene que ver con un conocimiento especializado.
Doğuştan sahip olduğumuz aklımızın aslında her tür bilgiye sahip olmaz gerekmez.A nossa sabedoria inerente não tem que ser um conhecimento interior.
İlgili Sayfalar