doğruyu ile cümle
doğruyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tersine çevrilecek doğruyu seçin...Select the line to invert...
Bu doğruyu seçSelect this line
Bir Doğruyu SilRemove a Line
Bir Doğruyu TaşıMove a Line
Paralel doğruyu bu noktadan geçecek şekilde çizConstruct the parallel line through this point
Dik doğruyu bu noktadan geçecek şekilde çizConstruct a perpendicular line through this point
Herhangi bir n boyutlu öklid uzayında iki farklı nokta bir doğruyu belirler.In any n-dimensional, euclidean space two distinct points determine a line.
Bu, yanlıştan doğruyu ve yasaya aykırı olanı anlama yeteneklerini ifade eder.This refers to their ability to understand right from wrong and what is against the law.
Daha doğruyu bilmiyoruz.Wir kennen die Wahrheit noch nicht.
Sarhoşlar ve çocuklar doğruyu söylerler.Betrunkene und Kinder sagen die Wahrheit.
Tom'a doğruyu söylemelisin.Du musst Tom die Wahrheit sagen.
Allah biliyor ki doğruyu söylüyorum.Gott weiß, dass ich die Wahrheit spreche.
Doğruyu söyleyip söylemediğini anlamak için gözlerinin içine baktım.Ich sah ihm in die Augen, um erkennen zu können, ob er die Wahrheit sagte.
Tom'un ona doğruyu söyleyecek cesareti yoktu.Tom hatte nicht den Mut, ihr die Wahrheit zu sagen.
Tanrılar her zaman doğruyu söylemektedir."Sage immer die Wahrheit...
Onlardır doğruyu ve güzeli bulanlar."Diese sind das Eine (unum), das Gute (bonum) und das Wahre (verum).
Sorgu sırasında katil dışındaki oyuncular doğruyu söylemek zorundadır.Alle außer dem Mörder müssen in ihren Aussagen die Wahrheit sagen.
Her şeyi görür, bilir ve doğruyu yalanı ayırt ederdi.In der Systematik weist er dem Begreifen, Erkennen und Verstehen je verschiedene Wahrheitsideale zu.
Bu doğruyu yirmi eşit parçaya bölünüz.Divisez ce segment en vingt parties égales.
Doğruyu bilmek istiyordum.Je voulais savoir la vérité.
Tanrılar her zaman doğruyu söylemektedir.Le louveteau dit toujours vrai.
Onlardır doğruyu ve güzeli bulanlar."Se réjouissent dans le service et les bonnes œuvres.
Her zaman doğruyu söyle.Di siempre la verdad.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben senin baban değilim.A decir verdad, yo no soy tu padre.
Her zaman doğruyu söyleme alışkanlığı vardı.Tenía la costumbre de siempre decir la verdad.
Bahse girerim ki o doğruyu söylemiyor.Apuesto a que no dice la verdad.
Allah aşkına, bana doğruyu söyle.Por Dios, dime la verdad.
Sana doğruyu söylemenin zamanı geldi.Ha llegado el momento de que te diga la verdad.
Tom'a doğruyu söyledim.Le dije la verdad a Tom.
Dünyayı kandırmak istediğinizde doğruyu söyleyin.Cuando quiera engañar al mundo, diga la verdad.
Doğruyu bilmiyorum.No sé la verdad.
Sana doğruyu söyledim.Te he dicho la verdad.
Size doğruyu söyledim.Os he dicho la verdad.
Eğer o bana doğruyu söyleseydi kızmazdım.No me habría enfadado si me hubiera dicho la verdad.
Çocuklar ve aptallar her zaman doğruyu söyler.Los niños y los tontos siempre dicen la verdad.
Doğruyu söyleyip söylemediğini anlamak için gözlerinin içine baktım.Le miré a los ojos para ver si decía la verdad.
Ben her zaman yalan söyledim ve şimdi doğruyu söylediğimde kimse bana inanmıyor.Siempre mentía y ahora cuando digo la verdad, nadie me cree.
İyiyi, doğruyu ve güzeli arayan toplumların her zaman barış içinde yaşayacağına inandım.Creo que las sociedades que buscan el bien, el amor y la belleza vivirán siempre en paz.
Çünkü insan bir kez doğruyu tam tuttursa bile yine de öyle olduğunu bilmeyecektir."Si la gente no se va a dar cuenta”.
Tanrılar her zaman doğruyu söylemektedir.Siempre dice la verdad.
Çocuklarına hep doğruyu göstermeye çalışır.Siempre intenta sacar lo máximo de sus hijos.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Leo entonces juró que lucharía para descubrir la verdad.
Dünyayı kandırmak istediğinizde doğruyu söyleyin.Quando volete ingannare il mondo dite la verità.
Canım ona doğruyu söylemek istemiyor.Non mi va di dirgli la verità.
Yanlış ile doğruyu ayırabilir miyiz?Sappiamo distinguere il falso dal vero?
Doğruyu söylemek gerekirse ben onu sevmiyorum.A dire il vero, lui non mi piace.
Tanrılar her zaman doğruyu söylemektedir.Gli dèi dicono sempre la verità.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Non giurano: la parola è sufficiente.
Tom doğruyu yanlıştan ayırmak için yeterince yaşlıdır.Фома достаточно взрослый, чтобы отделить правильное от неправильного.
Doğruyu söylemek gerekirse, onun konuşma tarzından hoşlanmadım.По правде говоря, мне не нравится его манера общения.
Bahse girerim ki o doğruyu söylemiyor.Готов поспорить, что он не говорит правду.
Bozuk saat bile günde 2 kez doğruyu gösterir.Даже сломанные часы дважды в сутки показывают точное время.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Они поклялись ему в том, что сдержат данное слово.
Çünkü insan bir kez doğruyu tam tuttursa bile yine de öyle olduğunu bilmeyecektir."Если же некоторые люди имеют об одном и том же разные суждения, то они — не знатоки, а невежды.
"Türküm, doğruyum...Некрологи: Правда.
Ben kendimi bununla akladım.' ^ "Doğruyu arayan yorgun savaşçı".В атаку!», увлекая солдат.
Çünkü insan bir kez doğruyu tam tuttursa bile yine de öyle olduğunu bilmeyecektir."فإذا لم يكلفهم الله سبحانه، فإما: أن يكون ذلك لعدم علمه بحاجتهم إلى التكليف؛ وهذا جهل يتنزه عنه الحق تعالى.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.عهد على قول الحق..
Ben kendimi bununla akladım.' ^ "Doğruyu arayan yorgun savaşçı"."بسام الشكعة..المناضل الذي قاوم الترويض".
Vicdan insana hata ve doğruyu bildiren bir iç sestir.الإحساس القوي لمعرفة الصواب والخطأ.
İlgili Sayfalar