Ana içeriğe geç
Sözlük

doğruluk ile cümle

doğruluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sütle beslenen herkes bebektir ve doğruluk sözünde deneyimsizdir.но ако ражда тръни и репеи, отхвърля се; тя скоро ще се прокълне, и сетнината й е да се изгори.
Sütle beslenen herkes bebektir ve doğruluk sözünde deneyimsizdir.Усякий бо, що вживав (саме) молоко, (ще) несьвідомий у слові правди, бо він малолїток.
Sütle beslenen herkes bebektir ve doğruluk sözünde deneyimsizdir.כי כל אשר מאכלו חלב איננו מבין בדבר צדק כי עודנו עולל׃
Sütle beslenen herkes bebektir ve doğruluk sözünde deneyimsizdir.لان كل من يتناول اللبن هو عديم الخبرة في كلام البر لانه طفل.
Sütle beslenen herkes bebektir ve doğruluk sözünde deneyimsizdir.凡 只 能 喫 奶 的 、 都 不 熟 練 仁 義 的 道 理 . 因 為 他 是 嬰 孩
Sütle beslenen herkes bebektir ve doğruluk sözünde deneyimsizdir.凡 只 能 喫奶 的 、 都 不熟練仁義 的 道理 . 因為 他 是 嬰孩
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.(88:15) Правосудие и правота – основание престола Твоего; милость и истина предходят пред лицем Твоим.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.(89:15) La justice et l`équité sont la base de ton trône. La bonté et la fidélité sont devant ta face.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.A te karod hatalommal teljes, a te kezed erõs, a te jobbod méltóságos.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Du har en arm med hjältekraft, mäktig är din hand, hög är din högra hand.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Du har en arm med velde; sterk er din hånd, ophøiet er din høire hånd.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.E' potente il tuo braccio, forte la tua mano, alta la tua destra
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Gerechtigkeit und Gericht ist deines Stuhles Festung; Gnade und Wahrheit sind vor deinem Angesicht.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Justiça e juízo são a base do teu trono; benignidade e verdade vão adiante de ti.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Keadilan dan hukum adalah dasar kerajaan-Mu, kasih dan kesetiaan nyata dalam segala tindakan-Mu
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.의와 공의가 주의 보좌의 기초라 인자함과 진실함이 주를 앞서 행하나이다
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.La justicia y el derecho son el fundamento de tu trono; la misericordia y la verdad van delante de tu rostro
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Pravičnost in prava sodba sta podstava tvojemu prestolu, milost in resnica hodita pred obličjem tvojim.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Ramię twoje mocne jest; można jest ręka twoja, a wywyższona jest prawica twoja.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Retfærd og Ret er din Trones Grundvold, Nåde og Sandhed står for dit Åsyn.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Sinulla on käsivarsi voimaa täynnä, väkevä on sinun kätesi, korotettu sinun oikea kätesi.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Sự công bình và sự chánh trực là nền của ngôi Chúa; Sự nhơn từ và sự chơn thật đi trước mặt Chúa.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Sự công_bình và sự chánh trực là nền của ngôi Chúa ; Sự nhơn từ và sự chơn thật đi trước mặt Chúa .
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Tvé rámě jest přemocné, silná ruka tvá, a vyvýšená pravice tvá.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Ty máš rameno s hrdinskou silou; mocná je tvoja ruka; vyvýšená je tvoja pravica.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Uw arm is machtig en Uw hand is sterk. Uw rechterhand is de hoogste op aarde.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.Правда и правосъдие са основа на престола Ти; Милост и истина ходят пред Твоето лице.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.צדק ומשפט מכון כסאך חסד ואמת יקדמו פניך׃
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.‎العدل والحق قاعدة كرسيك. الرحمة والامانة تتقدمان امام وجهك.
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.公 義 和 公 平 、 是 你 寶 座 的 根 基 . 慈 愛 和 誠 實 、 行 在 你 前 面
Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu, Sevgi ve sadakat önünsıra gider.公義 和 公平 、 是 你 寶座 的 根基 . 慈愛 和 誠實 、 行在 你 前面
Tanrımız RAB'bin önünde, verdiği bu buyruklara uymaya dikkat edersek, bunu bize doğruluk sayacaktır.› ››우리가 그 명하신대로 이 모든 명령을 우리 하나님 여호와 앞에서 삼가 지키면 그것이 곧 우리의 의로움이니라 할찌니라
Tanrımız RAB'bin önünde, verdiği bu buyruklara uymaya dikkat edersek, bunu bize doğruluk sayacaktır.› ››וצדקה תהיה לנו כי נשמר לעשות את כל המצוה הזאת לפני יהוה אלהינו כאשר צונו׃
Tanrımız RAB'bin önünde, verdiği bu buyruklara uymaya dikkat edersek, bunu bize doğruluk sayacaktır.› ››وانه يكون لنا بر اذا حفظنا جميع هذه الوصايا لنعملها امام الرب الهنا كما اوصانا
Tanrımız RAB'bin önünde, verdiği bu buyruklara uymaya dikkat edersek, bunu bize doğruluk sayacaktır.› ››我 們 若 照 耶 和 華 我 們 神 所 吩 咐 的 一 切 誡 命 、 謹 守 遵 行 、 這 就 是 我 們 的 義 了
Tanrımız RAB'bin önünde, verdiği bu buyruklara uymaya dikkat edersek, bunu bize doğruluk sayacaktır.› ››我 們若 照 耶和華 我 們神 所 吩咐 的 一切 誡命 、 謹守 遵行 、 這就是 我 們的義了
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Déjenme hacer tres predicciones importantes -- lo pueden revisar, el tiempo lo dirá.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Dovolte mi udělat tři důležité predikce - můžete si je sami ověřit, jak čas půjde dál.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Faisons trois prédictions importantes -- vous pourrez vérifier, le temps me jugera.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Hãy dự đoán ba điều quan trọng -- các bạn có thể kiểm chứng nó đúng hay sai, thời gian sẽ trả lời.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.세가지 중요한 예측을 해보겠습니다. 시간이 지나면, 제 예측을 검증할 수 있을 겁니다.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Laat me drie belangrijke voorspellingen maken. Jullie zullen kunnen nagaan of dit zal uitkomen.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Lassen Sie mich drei wichtige Voraussagen treffen -- Sie können es überprüfen, die Zeit wird mich bestätigen.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Să facem trei predicţii importante -- puteţi să verificaţi, timpul va confirma.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Zaprezentuję wam 3 ważne prognozy -- czas pokaże, czy miałem rację.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Да направим три важни предсказания - може да проверите това, времето ще покаже.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Позвольте мне сделать три важных предсказания -- вы сможете их проверить, время покажет.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.יש לי שלוש תחזיות חשובות - תוכלו לבדוק אותן. ימים יגידו.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.دعوني أقدم لكم ثلاثة تنبؤات هامة -- تستطيعون أن تختبروها بأنفسكم , الزمن سوف يشهد .
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.正しいかどうかは 時間がくれば分かります イランは核兵器開発を継続するのか?
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.A môj mozog si veľmi rýchlo začne myslieť, že to je primeraný pomer negatív a pozitív vo svete.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.A velice rychle si můj mozek začne myslet, že se jedná o skutečný přesný poměr dobrého a zlého na světě.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.Dan dengan cepat, otak saya mulai berpikir mengenai raio akurat dari negatif dna positif di dunia.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.Isso criar o chamado Síndroma da Escola de Medicina.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.I szybko mózg myśli: to jest proporcja zła i dobra na świecie.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.그러면 제 두뇌는 이런 부정적인 일과 긍정적인 일 사이의 비율이 실제적인 비율이라고 빠르게 받아들이기 시작합니다.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.Og meget hurtigt begynder min hjerne at tro, at det er det sande forhold mellem negativt og positivt i verden.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.Şi, foarte repede, creierul meu începe să creadă că este proporţia corectă dintre negativ şi pozitiv în lume.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.Väldigt snabbt börjar min hjärna tro det är det verkliga förhållandet mellan negativt och positivt.
Ve çok hızlı bir şekilde beynim bunun dünyada negatifin pozitife olan doğruluk oranı olduğunu düşünüyor.Vrij snel gaat mijn brein denken dat dit de ware ratio is van negatief / positief in de wereld.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod