Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.daß Treue auf der Erde wachse und Gerechtigkeit vom Himmel schaue;
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Godhet och trofasthet skola där mötas, rättfärdighet och frid kyssas;
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Irgalmasság és hûség összetalálkoznak, igazság és békesség csókolgatják egymást.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Kesetiaan manusia akan tumbuh dari bumi, dan keadilan Allah menjenguk dari langit
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.진리는 땅에서 솟아나고 의는 하늘에서 하감하였도다
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.La verdad brotará de la tierra, y la justicia mirará desde los cielos
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Miłosierdzie i prawda spotkają się z sobą; sprawiedliwość i pokój pocałują się.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Milosrdenství a víra potkají se spolu, spravedlnost a pokoj dadí sobě políbení.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Milosť a pravda sa stretnú; spravedlivosť a pokoj sa bozkajú.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Misericordia e verità s'incontreranno, giustizia e pace si baceranno
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Nåde og sannhet skal møte hverandre, rettferd og fred kysse hverandre.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Sự chơn thật nứt mộng từ dưới đất ; Sự công_bình từ trên trời ngó xuống .
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Sự chơn thật nứt mộng từ dưới đất; Sự công bình từ trên trời ngó xuống.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Zvestoba požene iz zemlje, in pravičnost bo gledala iz nebes.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Αληθεια εκ της γης θελει αναβλαστησει και δικαιοσυνη εξ ουρανου θελει κυψει.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Вярност пониква от земята, И правда е надникнала от небето.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.אמת מארץ תצמח וצדק משמים נשקף׃
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.الحق من الارض ينبت والبر من السماء يطلع.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.誠 實 從 地 而 生 、 公 義 從 天 而 現
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.誠實從 地 而生 、 公義從 天而現
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.A művészet, platóni értelemben, igazság, szépség és szeretet.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.Arta, în sens platonic, e adevăr, e frumusețe și dragoste.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.Arte, in senso platonico, è verità, è bellezza, e amore.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.El Arte, en el sentido platónico, es verdad, es belleza, y amor.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.이상적인 관점에서 예술은 진실이며 아름다움이며 사랑입니다
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.Kunst, im platonischen Sinne, ist Wahrheit, Schönheit und Liebe.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.Kunst in de platonische betekenis is waarheid, het is schoonheid en liefde.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.L'art, au sens platonicien, c'est la vérité, la beauté, et l'amour.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.Sztuka, w platonicznym sensie, jest prawdą, jest pięknością i miłością.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.Umenie v Platónskom zmysle je pravda, krása a láska.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.Изкуството, в платоническия смисъл, е истина, то е красота и любов.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.Искусство, как понимал его Платон, это правда; это красота и любовь.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.אמנות, במובן האפלטוני, היא אמת, היא יופי, ואהבה.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.الفن, في الحس الأفلاطوني, هو الحقيقة, هو الجمال, و الحب.
Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.これがカー・デザイナーと技術者の 大きな違いなのです
Sayın Başkan'a konuşma hakkı tanımak istiyorum. Candy, Vali Romney'in söyledikleri tamamen doğruluk dışı.Ich gebe dem Präsidenten eine Chance. \ voran gehen.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!(71:2) да судит праведно людей Твоих и нищих Твоих на суде;
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Aby sądził lud twój w sprawiedliwości, a ubogich twoich w prawości.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Aby soudil lid tvůj v spravedlnosti a chudé tvé v pravosti.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!aby súdil tvoj ľud v spravedlivosti a tvojich biednych múdrym súdom.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!daß er dein Volk richte mit Gerechtigkeit und deine Elenden rette.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Él juzgará a tu pueblo con justicia, y a tus pobres con rectitud
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Hadd ítélje népedet igazsággal, és a te szegényeidet méltányossággal.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Han döme ditt folk med rättfärdighet och dina betryckta med rätt.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Han skal dømme ditt folk med rettferdighet og dine elendige med rett.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Il jugera ton peuple avec justice, Et tes malheureux avec équité.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Julgue ele o teu povo com justiça, e os teus pobres com eqüidade.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!저가 주의 백성을 의로 판단하며 주의 가난한 자를 공의로 판단 하리니
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Laat hij rechtvaardig over Uw volk regeren en zuiver rechtspreken, ook over de armen.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Người sẽ đoán xét dân sự Chúa cách công bình, Xử kẻ khốn cùng cách ngay thẳng.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Người sẽ đoán xét dân_sự Chúa cách công_bình , Xử kẻ khốn_cùng cách ngay_thẳng .
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!regga con giustizia il tuo popolo e i tuoi poveri con rettitudine
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!så han dømmer dit Folk med Retfærdighed og dine arme med Ret!
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Semoga ia menghakimi umat-Mu menurut hukum, dan memperlakukan orang tertindas dengan adil
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Şi el va judeca pe poporul Tău cu dreptate, şi pe nenorociţii Tăi cu nepărtinire.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Sodi naj ljudstvo tvoje pravično in uboge tvoje po pravici.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Tuomitkoon hän sinun kansaasi vanhurskaasti ja sinun kurjiasi oikeuden mukaan.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!Δια να κρινη τον λαον σου εν δικαιοσυνη και τους πτωχους σου εν κρισει.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!За да съди Твоите люде с правда, И угнетените Ти с правосъдие.
Senin halkını doğrulukla, Mazlum kullarını adilce yargılasın!ידין עמך בצדק וענייך במשפט׃