Ana içeriğe geç
Sözlük

doğruluk ile cümle

doğruluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.Ngài sẽ lấy công bình đoán xét thế gian, Dùng sự ngay thẳng mà xử các dân tộc.
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.Ngài sẽ lấy công_bình đoán xét thế_gian , Dùng sự ngay_thẳng mà xử các dân_tộc .
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.Og Herren troner til evig tid, han har reist sin trone til dom,
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.On bo sodil vesoljni svet v pravičnosti, pravde razsojal narodom po pravici.
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.skal dømme Verden med Retfærd, fælde Dom over Folkefærd med Ret.
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.und er wird den Erdboden recht richten und die Völker regieren rechtschaffen.
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.Και αυτος θελει κρινει την οικουμενην εν δικαιοσυνη θελει κρινει τους λαους εν ευθυτητι.
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.И Той ще съди света с правда. Ще отсъди за племената справедливо.
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.והוא ישפט תבל בצדק ידין לאמים במישרים׃
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.وهو يقضي للمسكونة بالعدل. يدين الشعوب بالاستقامة‎.
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.他 要 按 公 義 審 判 世 界 、 按 正 直 判 斷 萬 民
O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları.他 要 按 公義審 判 世界 、 按 正直 判 斷萬民
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Alors la droiture habitera dans le désert, Et la justice aura sa demeure dans le verger.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.A tak bude prebývať súd na púšti, a spravedlivosť bude bývať na úrodnom poli.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Atunci nepărtinirea va locui în pustie, şi neprihănirea îşi va avea locuinţa în pomăt.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Bấy giờ sự xét đoán sẽ ở nơi đồng vắng, sự công bình sẽ trú nơi ruộng tốt.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Bấy_giờ sự xét_đoán sẽ ở nơi đồng vắng , sự công_bình sẽ trú nơi ruộng tốt .
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.då skall rätten taga sin boning i öknen och rättfärdigheten bo på det bördiga fältet.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Di seluruh negeri akan ada kejujuran dan keadilan
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Então o juízo habitará no deserto, e a justiça morará no campo fértil.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.entonces habitará el derecho en el desierto, y la justicia se establecerá en el campo fértil
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.És lakozik a pusztában jogosság, és igazság fog ülni a termõföldön;
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.I będzie sąd przemieszkiwał na puszczy, a sprawiedliwość pole urodzajne osiądzie.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.I bude na poušti soud bydliti, a spravedlnost na poli úrodném přebývati.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.In v puščavi se nastani pravica, in pravičnost bo prebivala na rodovitni njivi;
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.ja puutarha on metsän veroinen. Ja erämaassa asuu oikeus, ja puutarhassa majailee vanhurskaus.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.그 때에 공평이 광야에 거하며 의가 아름다운 밭에 있으리니
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Nel deserto prenderà dimora il diritto e la giustizia regnerà nel giardino
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Og rett skal bo i ørkenen, og rettferdighet skal ha sitt hjem på den fruktbare mark.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Ret fæster Bo i Ørkenen, i Frugthaven dvæler Retfærd;
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Und das Recht wird in der Wüste wohnen und Gerechtigkeit auf dem Acker hausen,
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Τοτε κρισις θελει κατασκηνωσει εν τη ερημω και δικαιοσυνη θελει κατοικησει εν τη καρποφορω πεδιαδι.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Тогава правосъдие ще се засели в пустинята, И правда ще обитава в плодородното поле.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Тогда суд водворится в этой пустыне, и правосудие будет пребывать на плодоносном поле.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.ושכן במדבר משפט וצדקה בכרמל תשב׃
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.فيسكن في البرية الحق والعدل في البستان يقيم.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.那 時 、 公 平 要 居 在 曠 野 、 公 義 要 居 在 肥 田
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.那時 、 公平 要 居 在 曠野 、 公義 要 居 在 肥田
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››A nevedia robiť toho, čo je pravé, hovorí Hospodin, ktorí hromadia ukrutnosť a zkazu vo svojich palácoch.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››A že neumějí dělati upřímě, dí Hospodin. Poklady skládají z nátisku a loupeže na palácích svých.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››De ved ej at gøre det rette, lyder det fra HERREN, de, som opdynger Uret og Vold i deres Borge.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››De vet ikke å gjøre det som rett er, sier Herren, de som dynger op vold og ødeleggelse i sine palasser.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››He eivät ymmärrä tehdä sitä, mikä oikein on, sanoo Herra; he kokoovat väkivaltaa ja sortoa palatseihinsa.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››자기 궁궐에서 포학과 겁탈을 쌓는 자들이 바른 일 행할 줄 모르느니라 이는 여호와의 말씀이니라
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››Man förstår icke där att göra vad rätt är, säger HERREN; man hopar våld och fördärv i sina palats.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››Non sanno agire con rettitudine, dice il Signore, violenza e rapina accumulano nei loro palazzi
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››No saben hacer lo recto, los que atesoran violencia y despojo en sus palacios", dice Jehovah
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››Sie achten keines Rechts, spricht der HERR, sammeln Schätze von Frevel und Raub in ihren Palästen.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››Они не умеют поступать справедливо, говорит Господь: насилием и грабежом собирают сокровища в чертоги свои.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››ולא ידעו עשות נכחה נאם יהוה האוצרים חמס ושד בארמנותיהם׃
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››فانهم لا يعرفون ان يصنعوا الاستقامة يقول الرب. اولئك الذين يخزنون الظلم والاغتصاب في قصورهم.
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››那 些 以 強 暴 搶 奪 財 物 、 積 蓄 在 自 己 家 中 的 人 不 知 道 行 正 直 的 事 . 這 是 耶 和 華 說 的
RAB, ‹‹Onlar doğruluk nedir bilmiyorlar›› diyor, ‹‹Saraylarına zorbalık ve çapul yığmışlar.››那些 以 強暴搶奪財物 、 積蓄 在 自己 家中 的 人 不 知 道行 正直 的 事 . 這是 耶和華 說的
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.(84:12) истина возникнет из земли, и правда приникнет с небес;
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.(85:12) La fidélité germe de la terre, Et la justice regarde du haut des cieux.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.A fidelidade brota da terra, e a justiça olha desde o céu.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.af Jorden spirer Sandhed frem, fra Himlen skuer Retfærd ned.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Armo ja totuus tapaavat toisensa täällä, vanhurskaus ja rauha antavat suuta toisillensa,
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Credincioşia răsare din pămînt, şi dreptatea priveşte dela înălţimea cerurilor.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Daar komt men goedheid, liefde en trouw tegen. Er heerst vrede omdat er rechtvaardig wordt geregeerd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod