Ana içeriğe geç
Sözlük

doğruluk ile cümle

doğruluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Це соціальне поняття взаємодії, тому ми не говоримо багато про правду і об'єктивність.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.זה רעיון חברתי של שיתוף פעולה, אז אנחנו לא מדברים הרבה על אמת ואובייקטיביות.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.إنه المفهوم الإجتماعي للتعاون، إذاً فنحن لا نتحدث كثيراً حول الحقيقة والموضوعية.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.真実や客観性に関しては あまり語りません 真実だけを書こうと掲げても 何を書くべきか決める上で
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.A Dávid kraľoval nad celým Izraelom a činil súd a spravedlivosť všetkému svojmu ľudu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Also regierte David über das ganze Israel und handhabte Gericht und Gerechtigkeit allem seinem Volk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Also war David König über ganz Israel, und schaffte Recht und Gerechtigkeit allem Volk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.A tak kraloval David nade vším Izraelem, a činil soud a spravedlnost všemu lidu svému.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.A tak królował Dawid nad wszystkim Izraelem, czyniąc sąd i sprawiedliwość wszystkiemu ludowi swemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Dari, pois, reinou sobre todo o Israel; e julgava, e fazia justiça a todo o seu povo.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David a domnit peste tot Israelul, şi făcea judecată şi dreptate tot poporului său.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David a împărăţit peste Israel, şi făcea judecată şi dreptate la tot poporul lui.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Davide regnò su tutto Israele e pronunziava giudizi e faceva giustizia a tutto il suo popolo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Davide regnò su tutto Israele e rese giustizia con retti giudizi a tutto il popolo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regeerde Israël op een rechtvaardige manier en was tegenover iedereen eerlijk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regeerde over heel Israël en deed dat op rechtvaardige wijze.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regerade nu över hela Israel; och David skipade lag och rätt åt allt sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regerade nu över hela Israel; och han skipade lag och rätt åt allt sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David régna sur Israël, et il faisait droit et justice à tout son peuple.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David régna sur tout Israël, et il faisait droit et justice à tout son peuple.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David reinaba sobre todo Israel, y practicaba David el derecho y la justicia con todo su pueblo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David reinaba sobre todo Israel y practicaba el derecho y la justicia con todo su pueblo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða - vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên , cai_trị cả dân_sự mình cách ngay_thẳng và công_bình .
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða-vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên, cai trị cả dân sự mình cách ngay thẳng và công bình.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða - vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên , lấy sự ngay_thẳng và công_bình mà xử với dân_sự của người .
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða-vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên, lấy sự ngay thẳng và công bình mà xử với dân sự của người.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Demikianlah Daud memerintah seluruh Israel dan menjaga agar rakyatnya selalu diperlakukan dengan adil dan baik
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Így uralkodék Dávid az egész Izráel felett, és ítéletet és igazságot szolgáltat vala egész népének.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.I kraloval David nade vším Izraelem, a činil David soud a spravedlnost všemu lidu svému.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.I królował Dawid nad wszystkim Izraelem, i czynił sąd i sprawiedliwość wszystkiemu ludowi swemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.In David je kraljeval vsemu Izraelu in izvrševal je sodbo in pravičnost vsemu ljudstvu svojemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.In David je kraljeval vsemu Izraelu, in izvrševal je sodbo in pravičnost vsemu ljudstvu svojemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ja Daavid hallitsi koko Israelia, ja Daavid teki kaikelle kansallensa sitä, mikä oikeus ja vanhurskaus on.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ja Daavid hallitsi koko Israelia ja teki kaikelle kansallensa sitä, mikä oikeus ja vanhurskaus on.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.다윗이 온 이스라엘을 다스려 모든 백성에게 공과 의를 행할새
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Og David var Konge over hele Israel, og han øvede Ret og Retfærdighed mod hele sit Folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Reinou, pois, Davi sobre todo o Israel, e administrava a justiça e a eqüidade a todo o seu povo.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Så regjerte nu David over hele Israel, og David gjorde rett og rettferdighet mot hele sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Så regjerte nu David over hele Israel, og han gjorde rett og rettferdighet mot hele sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Uralkodék azért Dávid az egész Izráelen, és szolgáltat vala Dávid az egész nép között ítéletet és igazságot.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Και εβασιλευσεν ο Δαβιδ επι παντα τον Ισραηλ, και εκαμνε κρισιν και δικαιοσυνην εις παντα τον λαον αυτου.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.И царствовал Давид над всем Израилем, и творил Давид суд и правду над всем народом своим.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.И царствовал Давид над всем Израилем, и творил суд и правду всемународу своему.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Така Давид царува над целия Израил; и Давид съдеше всичките си люде и им раздаваше права.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Така Давид царува над целия Израил, и съдеше всичките си люде и им раздаваше правда.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.וימלך דוד על כל ישראל ויהי דוד עשה משפט וצדקה לכל עמו׃
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.וימלך דויד על כל ישראל ויהי עשה משפט וצדקה לכל עמו׃
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.وملك داود على جميع اسرائيل وكان داود يجري قضاء وعدلا لكل شعبه.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.وملك داود على جميع اسرائيل وكان يجري قضاء وعدلا لكل شعبه.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.大 衛 作 以 色 列 眾 人 的 王 . 又 向 眾 民 秉 公 行 義
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.大 衛作 以色列 眾人 的 王 . 又 向 眾民 秉公 行義
Candy, Vali Romney'in söyledikleri tamamen doğruluk dışı.Κάντι, αυτό που είπε ο Κυβερνήτης Ρόμνεϊ δεν είναι αλήθεια.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.(Bo owoc Ducha zależy we wszelakiej dobrotliwości i w sprawiedliwości i w prawdzie.)
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Căci roada luminii stă în orice bunătate, în neprihănire şi în adevăr.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Car le fruit de la lumière consiste en toute sorte de bonté, de justice et de vérité.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.for lysets frukt viser sig i all godhet og rettferdighet og sannhet -
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.il frutto della luce consiste in ogni bontà, giustizia e verità
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.(kajti sad svetlobe je v sleherni dobroti in pravičnosti in resnici),
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.빛의 열매는 모든 착함과 의로움과 진실함에 있느니라
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.Lebo ovocie Ducha záleží v každej dobrote, spravedlivosti a pravde -
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod