Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Een psalm van Salomo. O God, doe recht aan de koning en toon Uw rechtvaardigheid aan zijn zoon.
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Gud, giv Kongen din ret, Kongesønnen din retfærd,
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Hỡi Ðức Chúa Trời, xin ban cho vua sự xét đoán của Chúa, Và ban cho vương tử sự công bình của Ngài.
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Hỡi_Ðức_Chúa_Trời , xin ban cho vua sự xét_đoán của Chúa , Và ban cho vương_tử sự công_bình của Ngài .
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.하나님이여 주의 판단력을 왕에게 주시고 주의 의를 왕의 아들에게 주소서
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Ó Deus, dá ao rei os teus juízes, e a tua justiça ao filho do rei.
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.{Psalm Salomonov.} Bog, sodbe svoje daj kralju in pravičnost svojo sinu kraljevemu.
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Salamoné. Isten, a te ítéletidet add a királynak, és a te igazságodat a király fiának.
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Šalamúnov. Bože, svoje súdy daj kráľovi a svoju spravedlivosť synovi kráľovmu,
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Salomonowi. Boże! daj królowi sądy twoje, a sprawiedliwość twoję synowi królewskiemu;
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Salomon virsi. Jumala, anna kuninkaan tuomita, niinkuin sinä tuomitset, anna vanhurskautesi kuninkaan pojalle.
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.Šalomounovi. Bože, soudy své králi dej, a spravedlnost svou synu královu,
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.(Un psalm al lui Solomon.) Dumnezeule, dă judecăţile Tale împăratului, şi dă dreptatea Ta fiului împăratului!
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.(По слав. 71). Псалом за Соломона+ Боже, дай твоето правосъдие на царя, И правдата си на царския син,
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.לשלמה אלהים משפטיך למלך תן וצדקתך לבן מלך׃
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.لسليمان. اللهم اعطي احكامك للملك وبرك لابن الملك.
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.〔 所 羅 門 的 詩 。 〕 神 阿 、 求 你 將 判 斷 的 權 柄 賜 給 王 、 將 公 義 賜 給 王 的 兒 子
Ey Tanrı, adaletini krala, Doğruluğunu kral oğluna armağan et.〔 所羅門 的 詩 。 〕 神阿 、 求 你 將判斷 的 權柄賜 給王 、 將公義賜 給王 的 兒子
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?(70:19) Правда Твоя, Боже, до превыспренних; великие дела соделал Ты; Боже, кто подобен Тебе?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?A tua justiça, ó Deus, atinge os altos céus; tu tens feito grandes coisas; ó Deus, quem é semelhante a ti?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?A tvoja spravedlivosť, ó, Bože, sahá až na výsosť. Ktože je rovný tebe, Bože, ktorý činíš také veľké veci?!
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Bo sprawiedliwość twoja, Boże! wywyższona jest, czynisz zaiste rzeczy wielkie. Boże! któż jest podobien tobie?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Din rättfärdighet når till himmelen, o Gud. Du som har gjort så stora ting, o Gud, vem är dig lik?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Din Vælde og din Retfærdighed når til Himlen, o Gud; du, som øvede store Ting, hvo er din Lige, Gud?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Dreptatea Ta, Dumnezeule, ajunge pînă la cer; Tu ai săvîrşit lucruri mari: Dumnezeule, cine este ca Tine?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Gott, deine Gerechtigkeit ist hoch, der du große Dinge tust. Gott, wer ist dir gleich?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?In pravičnost tvoja, o Bog, seza do nebes višave; kar si storil, je veliko; Bog, kdo je tebi enak?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?하나님이여 주의 의가 또한 지극히 높으시니이다 하나님이여 주께서 대사를 행하셨사오니 누가 주와 같으리이까
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?La tua giustizia, Dio, è alta come il cielo, tu hai fatto cose grandi: chi è come te, o Dio
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Nebo spravedlnost tvá, Bože, vyvýšená jest, provodíš zajisté věci veliké. Bože, kdo jest podobný tobě?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Og din rettferdighet, Gud, når til det høie; du som har gjort store ting, Gud, hvem er som du?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Ta justice, ô Dieu! atteint jusqu`au ciel; Tu as accompli de grandes choses: ô Dieu! qui est semblable à toi?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Ya Allah, keadilan-Mu setinggi langit; besarlah perbuatan-perbuatan-Mu; siapa dapat menyamai Engkau
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?y tu justicia, oh Dios, hasta lo sumo. Porque has hecho grandes cosas. ¡Oh Dios, quién como tú
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Διοτι η δικαιοσυνη σου, Θεε, ειναι υπερυψωμενη διοτι εκαμες μεγαλεια Θεε, τις ομοιος σου,
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?Също и правдата Ти, Боже, стигна на високо; Ти, Боже, Който си извършил велики дела, кой е подобен на Тебе?
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?וצדקתך אלהים עד מרום אשר עשית גדלות אלהים מי כמוך׃
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?وبرك الى العلياء يا الله الذي صنعت العظائم. يا الله من مثلك
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?神 阿 、 你 的 公 義 甚 高 . 行 過 大 事 的 神 阿 、 誰 能 像 你
Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor, Büyük işler yaptın, Senin gibisi var mı, ey Tanrı?神阿 、 你 的 公義 甚高 . 行過 大事 的 神阿 、 誰能 像 你
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.변을 위하여 꾸이지 아니하며 이식을 받지 아니하며 스스로 손을 금하여 죄악을 짓지 아니하며 사람 사람 사이에 진실히 판단하며
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.na obresti ne posoja in ne lihvuje, od krivice odvrača roko, po resnici sodi med možem in možem,
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.Uzsorára nem ád, kamatot nem vesz, megvonja kezét az álnokságtól, igaz ítéletet tesz a felek közt;
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.בנשך לא יתן ותרבית לא יקח מעול ישיב ידו משפט אמת יעשה בין איש לאיש׃
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.ولم يعط بالربا ولم ياخذ مرابحة وكفّ يده عن الجور واجرى العدل والحق بين الانسان والانسان
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.未 曾 向 借 錢 的 弟 兄 取 利 、 也 未 曾 向 借 糧 的 弟 兄 多 要 、 縮 手 不 作 罪 孽 、 在 兩 人 之 間 、 按 至 理 判 斷
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.未曾 向 借錢 的 弟兄 取利 、 也未 曾 向 借糧 的 弟兄 多 要 、 縮手 不 作 罪孽 、 在 兩 人 之 間 、 按 至理 判斷
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.A z strany horlivosti protivník církve, z strany pak spravedlnosti zákonní jsa bez úhony.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.Buzgóság tekintetében az egyházat üldözõ, a törvénybeli igazság tekintetében feddhetetlen voltam.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.en cuanto al celo, perseguidor de la iglesia; en cuanto a la justicia de la ley, irreprensible
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.în ce priveşte rîvna, prigonitor al Bisericii; cu privire la neprihănirea, pe care o dă Legea, fără prihană.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.i Nidkærhed en Forfølger af Menigheden, i Retfærdigheden efter Loven udadlelig.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.i nidkjærhet en forfølger av menigheten, i rettferdighet efter loven ulastelig.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.intoon nähden seurakunnan vainooja, lain vanhurskauteen nähden nuhteeton.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.열심으로는 교회를 핍박하고 율법의 의로는 흠이 없는 자로라
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.nach dem Eifer ein Verfolger der Gemeinde, nach der Gerechtigkeit im Gesetz gewesen unsträflich.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.podľa horlivosti prenasledovateľ cirkvi, podľa spravedlivosti, spravedlivosti v zákone, som bol bezúhonný.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.po gorečnosti preganjalec cerkve, po pravičnosti, ki sloni na postavi, brez pogreška.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.quant au zèle, persécuteur de l`Église; irréprochable, à l`égard de la justice de la loi.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.quanto ao zelo, persegui a igreja; quanto � justiça que há na lei, fui irrepreensível.