Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrulu ile cümle

doğrulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Il aime la justice et la droiture; La bonté de l`Éternel remplit la terre.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.저는 정의와 공의를 사랑하심이여 세상에 여호와의 인자하심이 충만하도다
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Miłuje sąd i sprawiedliwość; pełna jest ziemia miłosierdzia Pańskiego.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Milujeť spravedlnost a soud, milosrdenství Hospodinova plná jest země.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Milujte spravedlivosť a súd; zem je plná milosti Hospodinovej.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Ngài chuộng sự công bình và sự chánh trực; Ðất đầy dẫy sự nhơn từ của Ðức Giê-hô-va.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Ngài chuộng sự công_bình và sự chánh trực ; Ðất đầy_dẫy sự nhơn từ của Ðức_Giê - hô-va .
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Pravičnost ljubi in sodbo, milosti GOSPODOVE polna je zemlja.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Szereti az igazságot és törvényt; az Úr kegyelmével telve a föld.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Αγαπα δικαιοσυνην και κρισιν απο του ελεους του Κυριου ειναι πληρης η γη.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Той обича правда и правосъдие; Земята е пълна с милосърдието Господно.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.אהב צדקה ומשפט חסד יהוה מלאה הארץ׃
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.‎يحب البر والعدل. امتلأت الارض من رحمة الرب‎.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.他 喜 愛 仁 義 公 平 . 遍 地 滿 了 耶 和 華 的 慈 愛
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.他 喜愛仁 義 公平 . 遍地 滿 了 耶和華 的 慈愛
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Allí está el relato, del cual no hay absoluta certeza, pero mucha gente lo contó.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.C"è una storia, che non è sicuro sia vera, ma che molti hanno raccontato.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Há uma história — não sabemos se é verdadeira — que muitas pessoas contam.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Het is het verhaal, wat niet met ablsolute zekerheid klopt, maar veel mensen deelden het.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Iată povestea, care nu este absolut sigur adevărată, dar o mulţime de oameni o spun.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Il y a cette histoire, qui n'est peut-être pas complètement vraie, mais beaucoup l'ont racontée.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Istnieje ta historia, która niekoniecznie musi być prawdziwa, ale wielu ludzi ją opowiada.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Je taký príbeh, ktorý nemusí vôbec byť pravdivý, ale rozpráva ho veľa ľudí.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.맞다고 확신은 못하지만 많은 사람들이 하는 이야기가 있습니다.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Poslyšte příběh, kde vůbec není jisté, zda je pravdivý, ale hodně lidí to říká.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Van egy történet, ami nem teljesen biztos, hogy igaz, de sokan beszámoltak róla.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Є одна відома історія, не можна бути повнісю впевненим що вона правдива, але багато хто її розповідає.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Рассказывают, не абсолютно надёжные источники, но многие. Четверо.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.Това е историята, която не е напълно сигурно, че е истина, но много хора са я разказали.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.יש את הסיפור שמהימנותו לא בטוחה, אך סופר על ידי אנשים רבים.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.هناك قصة، التي هي ليست مؤكد أنها صحيحة، لكن يرويها الكثير من الناس.
Doğruluğu çok kesin olmayan ama pek çok insanın anlattığı bir hikaye vardır.情報元は四つあります ケンブリッジで疫病がはやったとき
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Alles wat ik deed, was oprecht en eerlijk, want ik hulde mij in rechtvaardigheid!
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Az igazságot magamra öltém és az is magára ölte engem; palást és süveg gyanánt volt az én ítéletem.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Gerechtigkeit war mein Kleid, das ich anzog wie einen Rock; und mein Recht war mein fürstlicher Hut.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.I rättfärdighet klädde jag mig, och den var såsom min klädnad; rättvisa bar jag såsom mantel och huvudbindel.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Jeg klædde mig i rettferdighet, og den opslo sin bolig i mig; rettsinn bar jeg som kappe og hue.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.jeg klædte mig i Retfærd, og den i mig, i Ret som Kappe og Hovedbind.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Je me revêtais de la justice et je lui servais de vêtement, J`avais ma droiture pour manteau et pour turban.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.내가 의로 옷을 삼아 입었으며 나의 공의는 도포와 면류관 같았었느니라
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Mă îmbrăcam cu dreptatea şi -i slujeam de îmbrăcăminte, neprihănirea îmi era manta şi turban.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Mi ero rivestito di giustizia come di un vestimento; come mantello e turbante era la mia equità
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Oblačil sem pravičnost – bila mi je v obleko, in gorečnost za pravico mi je bila kakor plašč in venec.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Obliekal som sa v spravedlivosť, a ona si obliekala mňa; jako plášť a jako turban bol môj súd.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Tindakanku jujur tanpa cela; kutegakkan keadilan senantiasa
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Tôi mặc lấy sự công bình, và nó che phủ tôi, Sự ngay thẳng tôi khác nào áo ngoài và mão triều thiên.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Tôi mặc lấy sự công_bình , và nó che_phủ tôi , Sự ngay_thẳng tôi khác_nào áo ngoài và mão triều thiên .
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Vanhurskaudella minä vaatetin itseni, ja se verhosi minut; oikeus oli minulla viittana ja päähineenä.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.vestia-me da retidão, e ela se vestia de mim; como manto e diadema era a minha justiça.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.V spravedlnost jsem se obláčel, a ona ozdobovala mne; jako plášť a koruna byl soud můj.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.W sprawiedliwość obłoczyłem się, a ona zdobiła mię; sąd mój był jako płaszcz i korona.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Yo me vestía de rectitud, y ella me vestía a mí; como manto y turbante era mi justicia
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Εφορουν δικαιοσυνην και ενεδυομην την ευθυτητα μου ως επενδυτην και διαδημα.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Обличах правдата, и тя ми беше одежда; Моята правдивост ми беше като мантия и корона.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.Я облекался в правду, и суд мой одевал меня, как мантия и увясло.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.צדק לבשתי וילבשני כמעיל וצניף משפטי׃
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.لبست البر فكساني. كجبّة وعمامة كان عدلي.
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.我 以 公 義 為 衣 服 、 以 公 平 為 外 袍 和 冠 冕
Doğruluğu giysi gibi giyindim, Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.我 以 公義為 衣服 、 以 公平 為 外袍 和 冠冕
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Aku tetap berpegang kepada kepatuhanku, dan hati nuraniku pun bersih selalu
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod