Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Království zajisté Boží není pokrm a nápoj, ale spravedlnost a pokoj a radost v Duchu svatém.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Lebo kráľovstvo Božie nie je pokrm a nápoj, ale spravedlivosť, pokoj a radosť v Svätom Duchu.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Mert az Isten országa nem evés, nem ivás, hanem igazság, békesség és Szent Lélek által való öröm.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.porque el reino de Dios no es comida ni bebida, sino justicia, paz y gozo en el Espíritu Santo
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.sillä ei Jumalan valtakunta ole syömistä ja juomista, vaan vanhurskautta ja rauhaa ja iloa Pyhässä Hengessä.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Thi Guds Rige består ikke i at spise og drikke, men i Retfærdighed og Fred og Glæde i den Helligånd.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Ty Guds rike består icke i mat och dryck, utan i rättfärdighet och frid och glädje i den helige Ande.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Vì nước Ðức Chúa Trời chẳng tại sự ăn uống, nhưng tại sự công bình, bình an, vui vẻ bởi Ðức Thánh Linh vậy.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Zakaj kraljestvo Božje ni jed, ne pijača, ampak pravičnost in mir in radost v svetem Duhu.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Διοτι η βασιλεια του Θεου δεν ειναι βρωσις και ποσις, αλλα δικαιοσυνη και ειρηνη και χαρα εν Πνευματι Αγιω
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Бо царство Боже не їжа і питте, а правда, і впокій, і радощі в Дусі сьвятім.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Ибо Царствие Божие не пища и питие, но праведность и мир и радость во Святом Духе.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.כי מלכות האלהים איננה אכילה ושתיה כי צדקה היא ושלום ושמחה ברוח הקדש׃
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.لان ليس ملكوت الله اكلا وشربا. بل هو بر وسلام وفرح في الروح القدس.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.因 為 神 的 國 、 不 在 乎 喫 喝 、 只 在 乎 公 義 、 和 平 、 並 聖 靈 中 的 喜 樂
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.因 為神 的 國 、 不 在乎 喫喝 、 只 在乎 公義 、 和平 、 並 聖靈 中 的 喜樂
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, bu yüzden ölecek. Evet, işlediği günah yüzünden ölecektir.만일 의인이 그 의를 떠나 죄악을 행하고 인하여 죽으면 그 행한 죄악으로 인하여 죽는 것이요
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, bu yüzden ölecek. Evet, işlediği günah yüzünden ölecektir.Si el justo se aparta de su justicia y hace injusticia, por ello morirá; por la injusticia que hizo morirá
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, bu yüzden ölecek. Evet, işlediği günah yüzünden ölecektir.בשוב צדיק מצדקתו ועשה עול ומת עליהם בעולו אשר עשה ימות׃
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, bu yüzden ölecek. Evet, işlediği günah yüzünden ölecektir.اذا رجع البار عن بره وعمل اثما ومات فيه فباثمه الذي عمله يموت.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, bu yüzden ölecek. Evet, işlediği günah yüzünden ölecektir.義 人 若 轉 離 義 行 而 作 罪 孽 死 亡 、 他 是 因 所 作 的 罪 孽 死 亡
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, bu yüzden ölecek. Evet, işlediği günah yüzünden ölecektir.義人 若 轉離義 行 而作 罪孽 死亡 、 他 是 因所 作 的 罪孽 死亡
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Denn wo der Gerechte sich kehrt von seiner Gerechtigkeit und tut Böses, so stirbt er ja billig darum.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Gdyby się odwrócił sprawiedliwy od sprawiedliwości swojej, a czyniłby nieprawość, umrze dla niej;
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Jos vanhurskas kääntyy pois vanhurskaudestansa ja vääryyttä tekee, on hänen sentähden kuoltava.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Když by se odvrátil spravedlivý od spravedlnosti své, a činil by nepravost, umřeť pro ty věci.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Keď sa odvráti spravedlivý od svojej spravedlivosti a pácha neprávosť, zomrie za to.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.만일 의인이 돌이켜 그 의에서 떠나 죄악을 지으면 그가 그 가운데서 죽을 것이고
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Ko se odvrne pravični od pravičnosti svoje in počenja krivičnost, umrje zategadelj.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Mikor az igaz elfordul az õ igazságától s gonoszságot cselekszik, meghal a miatt.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Når den retfærdige vender sig fra sin Retfærdighed og øver Uret, skal han dø;
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Når den rettferdige vender om fra sin rettferdighet og gjør urett, så skal han dø.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Nếu người công bình xây bỏ sự công bình của mình mà phạm sự gian ác, thì nó sẽ chết trong đó.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Nếu người công_bình xây bỏ sự công_bình của mình mà phạm sự gian_ác , thì nó sẽ chết trong đó .
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Om den rättfärdige vänder om från sin rättfärdighet och gör vad orätt är, så måste han just därför dö.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Quando o justo se apartar da sua justiça, praticando a iniqüidade, morrerá nela;
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Se il giusto desiste dalla giustizia e fa il male, per questo certo morirà
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Sekali lagi Kutekankan bahwa jika orang yang baik mulai melakukan yang jahat, ia akan mati karena itu
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Si el justo se aparta de su justicia y hace injusticia, por ello morirá
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Si le juste se détourne de sa justice et commet l`iniquité, il mourra à cause de cela.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Want, Ik herhaal het nog één keer, als een rechtvaardig man gaat zondigen, zal hij sterven.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Οταν ο δικαιος επιστρεψη απο της δικαιοσυνης αυτου και πραξη αδικιαν, δια τουτο μαλιστα θελει αποθανει.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Когато праведният се върне от правдата си и извърши неправда, то поради нея ще умре.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.Когда праведник отступил от праведности своей и начал делать беззаконие, – то он умрет за то.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.בשוב צדיק מצדקתו ועשה עול ומת בהם׃
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.عند رجوع البار عن بره وعند عمله اثما فانه يموت به.
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.義 人 轉 離 他 的 義 而 作 罪 孽 、 就 必 因 此 死 亡
Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün içinde ölecektir.義人轉離 他 的 義而作 罪孽 、 就 必 因此 死亡
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.(32:5) Он любит правду и суд; милости Господней полна земля.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Egli ama il diritto e la giustizia, della sua grazia è piena la terra
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Él ama la justicia y el derecho; de la misericordia de Jehovah está llena la tierra
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Ele ama a retidão e a justiça; a terra está cheia da benignidade do Senhor.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.El iubeşte dreptatea şi neprihănirea; bunătatea Domnului umple pămîntul.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Er liebt die Gerechtigkeit und Gericht; die Erde ist voll der Güte des Herrn.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.God houdt van oprechtheid en eerlijkheid. De aarde loopt over van de goedheid en liefde van de HERE.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Han älskar rättfärdighet och rätt; jorden är full av HERRENS nåd.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.han elsker Retfærd og Ret, af HERRENs Miskundhed er Jorden fuld.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Han elsker rettferdighet og rett; jorden er full av Herrens miskunnhet.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Hän rakastaa vanhurskautta ja oikeutta; maa on täynnänsä Herran armoa.
Doğruluğu, adaleti sever, RABbin sevgisi yeryüzünü doldurur.Ia mencintai kejujuran dan keadilan; seluruh bumi penuh dengan kasih-Nya