Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Darum vergilt mir der HERR nach meiner Gerechtigkeit, nach meiner Reinigkeit vor seinen Augen.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.De aceea Domnul mi -a răsplătit nevinovăţia mea, după curăţia mea înainte Lui.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Ezért megfizet nékem az Úr igazságom szerint, Szemei elõtt való tisztaságom szerint.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.HERREN lønned mig efter min Retfærd, mine Hænders Uskyld, som var ham for Øje!
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Il Signore mi trattò secondo la mia giustizia, secondo la purità delle mie mani alla sua presenza
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.In povrnil mi je GOSPOD po pravičnosti moji, po čistosti moji pred njegovimi očmi.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi."그러므로 여호와께서 내 의대로, 그 목전에 내 깨끗한 대로 내게 갚으셨도다"
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Maka TUHAN membalas perbuatanku yang benar sebab Ia tahu aku tidak bersalah
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Og Herren gjengjeldte mig efter min rettferdighet, efter min renhet for hans øine.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Por isso me retribuiu o Senhor conforme a minha justiça, conforme a minha pureza diante dos meus olhos.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Por tanto, Jehovah me ha recompensado conforme a mi justicia, conforme a mi limpieza ante sus ojos
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Protož odplatil mi Hospodin podlé spravedlnosti mé, vedlé čistoty mé před očima jeho.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Przetoż oddał mi Pan według sprawiedliwości mojej, według czystości mojej przed oblicznością oczu swych.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Sentähden Herra palkitsee minulle vanhurskauteni mukaan, sen mukaan kuin olen puhdas hänen silmiensä edessä.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Vì vậy, Ðức Giê-hô-va đã báo tôi tùy sự công bình tôi, Thưởng tôi theo sự tinh sạch tôi trước mặt Ngài.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Vì_vậy , Ðức_Giê - hô-va đã báo tôi tùy sự công_bình tôi , Thưởng tôi theo sự tinh sạch tôi trước mặt Ngài .
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Затова ми въздаде Господ според правдата ми, Според чистотата ми пред очите Му.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.И воздал мне Господь по правде моей, по чистоте моей пред очами Его.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.וישב יהוה לי כצדקתי כברי לנגד עיניו׃
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.فيرد الرب عليّ كبرّي وكطهارتي امام عينيه
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.所 以 耶 和 華 按 我 的 公 義 、 按 我 在 他 眼 前 的 清 潔 、 賞 賜 我
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.所以 耶和華 按 我 的 公義 、 按 我 在 他 眼前 的 清潔 、 賞賜我
Candy, Vali Romney'in söyledikleri tamamen doğruluk dışı.Κάντι, αυτό που είπε ο Κυβερνήτης Ρόμνεϊ δεν είναι αλήθεια.
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.E l'algebra conferma il nostro disegno.
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.E nossa álgebra confirma nosso desenho.
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.Et notre algèbre confirme notre dessin.
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.I nasze obliczenie potwierdza nasz rysunek.
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.Vores algebra bekræfter vores tegning.
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.Y nuestra álgebra confirma nuestro dibujo.
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.И нашата алгебра потвърждава нашия чертеж.
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.والجبر يثبت الرسومات البيانية التي لدينا
Cebirimiz çizimimizi doğruluyor.これは y 切片です、そして、
Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Cohen)이 연속체 가설이 사실이라는 것을 증명할 수 없다는 것을 증명했습니다.
Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Cohen megmutatta, hogy nem bizonyítható, hogy a kontinuumhipotézis igaz lenne.
Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.بأنك لا تستطيع إثبات صحة الفرضيات المستمرة.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!(118:40) Вот, я возжелал повелений Твоих; животвори меня правдою Твоею.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Aj, toužím po rozkázaních tvých; dej, ať jsem živ v spravedlnosti tvé.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Berilah aku hidup baru, sebab Engkau adil, aku berhasrat mentaati keputusan-keputusan-Mu
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Ecco, desidero i tuoi comandamenti; per la tua giustizia fammi vivere
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Eis que tenho anelado os teus preceitos; vivifica-me por tua justiça.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Glej, ukazov tvojih želim, v pravičnosti tvoji daj mi živeti.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Heus, ik verlang naar Uw bevelen. Door Uw rechtvaardigheid kunt U mij zuiver laten leven. Doet U dat toch!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Hľa, túžim po tvojich nariadeniach. Oživ ma vo svojej spravedlivosti.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Iată, doresc să împlinesc poruncile Tale: fă-mă să trăiesc în neprihănirea cerută de Tine!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Ímé, kivánkozom a te határozataid után; éltess engem a te igazságod által.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Katso, minä ikävöitsen sinun asetuksiasi; virvoita minua vanhurskaudellasi.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Kìa , tôi mong_ước các giềng_mối Chúa ; Xin hãy khiến tôi được sống trong sự công_bình Chúa .
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Kìa, tôi mong ước các giềng mối Chúa; Xin hãy khiến tôi được sống trong sự công bình Chúa.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!내가 주의 법도를 사모하였사오니 주의 의에 나를 소성케 하소서
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Mira cómo anhelo tus ordenanzas; vivifícame en tu justicia
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Oto pragnę rozkazaó twoich; w sprawiedliwości twojej ożyw mię.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Se, dine Befalinger længes jeg efter, hold mig i Live ved din Retfærd!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Se, jag längtar efter dina befallningar; behåll mig vid liv genom din rättfärdighet.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Se, jeg lenges efter dine befalinger; hold mig i live ved din rettferdighet!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Siehe, ich begehre deiner Befehle; erquicke mich mit deiner Gerechtigkeit.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Voici, je désire pratiquer tes ordonnances: Fais-moi vivre dans ta justice!
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Ιδου, επεθυμησα τας εντολας σου ζωοποιησον με δια της δικαιοσυνης σου.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!Ето, копнея за Твоите правила; Съживи ме чрез правдата Си.
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!הנה תאבתי לפקדיך בצדקתך חיני׃
Çok özlüyorum senin koşullarını! Beni doğruluğunun içinde yaşat!هانذا قد اشتهيت وصاياك. بعدلك احيني