Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrulu ile cümle

doğrulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David regerade nu över hela Israel; och han skipade lag och rätt åt allt sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David régna sur Israël, et il faisait droit et justice à tout son peuple.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David régna sur tout Israël, et il faisait droit et justice à tout son peuple.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David reinaba sobre todo Israel, y practicaba David el derecho y la justicia con todo su pueblo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.David reinaba sobre todo Israel y practicaba el derecho y la justicia con todo su pueblo
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða - vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên , cai_trị cả dân_sự mình cách ngay_thẳng và công_bình .
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða-vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên, cai trị cả dân sự mình cách ngay thẳng và công bình.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða - vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên , lấy sự ngay_thẳng và công_bình mà xử với dân_sự của người .
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ða-vít làm vua trên cả Y-sơ-ra-ên, lấy sự ngay thẳng và công bình mà xử với dân sự của người.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Demikianlah Daud memerintah seluruh Israel dan menjaga agar rakyatnya selalu diperlakukan dengan adil dan baik
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Így uralkodék Dávid az egész Izráel felett, és ítéletet és igazságot szolgáltat vala egész népének.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.I kraloval David nade vším Izraelem, a činil David soud a spravedlnost všemu lidu svému.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.I królował Dawid nad wszystkim Izraelem, i czynił sąd i sprawiedliwość wszystkiemu ludowi swemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.In David je kraljeval vsemu Izraelu in izvrševal je sodbo in pravičnost vsemu ljudstvu svojemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.In David je kraljeval vsemu Izraelu, in izvrševal je sodbo in pravičnost vsemu ljudstvu svojemu.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ja Daavid hallitsi koko Israelia, ja Daavid teki kaikelle kansallensa sitä, mikä oikeus ja vanhurskaus on.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Ja Daavid hallitsi koko Israelia ja teki kaikelle kansallensa sitä, mikä oikeus ja vanhurskaus on.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.다윗이 온 이스라엘을 다스려 모든 백성에게 공과 의를 행할새
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Og David var Konge over hele Israel, og han øvede Ret og Retfærdighed mod hele sit Folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Reinou, pois, Davi sobre todo o Israel, e administrava a justiça e a eqüidade a todo o seu povo.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Så regjerte nu David over hele Israel, og David gjorde rett og rettferdighet mot hele sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Så regjerte nu David over hele Israel, og han gjorde rett og rettferdighet mot hele sitt folk.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Uralkodék azért Dávid az egész Izráelen, és szolgáltat vala Dávid az egész nép között ítéletet és igazságot.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Και εβασιλευσεν ο Δαβιδ επι παντα τον Ισραηλ, και εκαμνε κρισιν και δικαιοσυνην εις παντα τον λαον αυτου.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.И царствовал Давид над всем Израилем, и творил Давид суд и правду над всем народом своим.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.И царствовал Давид над всем Израилем, и творил суд и правду всемународу своему.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Така Давид царува над целия Израил; и Давид съдеше всичките си люде и им раздаваше права.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.Така Давид царува над целия Израил, и съдеше всичките си люде и им раздаваше правда.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.וימלך דוד על כל ישראל ויהי דוד עשה משפט וצדקה לכל עמו׃
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.וימלך דויד על כל ישראל ויהי עשה משפט וצדקה לכל עמו׃
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.وملك داود على جميع اسرائيل وكان داود يجري قضاء وعدلا لكل شعبه.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.وملك داود على جميع اسرائيل وكان يجري قضاء وعدلا لكل شعبه.
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.大 衛 作 以 色 列 眾 人 的 王 . 又 向 眾 民 秉 公 行 義
Bütün İsrailde krallık yapan Davut halkına doğruluk ve adalet sağladı.大 衛作 以色列 眾人 的 王 . 又 向 眾民 秉公 行義
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.(17:25) и воздал мне Господь по правде моей, по чистоте рук моих пред очами Его.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.(18:25) Aussi l`Éternel m`a rendu selon ma droiture, Selon la pureté de mes mains devant ses yeux.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.ale som bol s ním cele a bez úhony a vystríhal som sa svojej neprávosti.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Darum vergilt mir der HERR nach meiner Gerechtigkeit, nach der Reinigkeit meiner Hände vor seinen Augen.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Deaceea, Domnul mi -a răsplătit după neprihănirea mea, după curăţia mînilor mele înaintea ochilor Lui.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.És tökéletes voltam elõtte, õrizkedtem az én vétkemtõl.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.HERREN lønned mig efter min Retfærd, mine Hænders Uskyld, som stod ham for Øje!
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Ik gedroeg mij altijd precies zoals Hij verwachtte en zorgde ervoor dat ik niet zondigde.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.그러므로 여호와께서 내 의를 따라 갚으시되 그 목전에 내 손의 깨끗한대로 내게 갚으셨도다
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.ma integro sono stato con lui e mi sono guardato dalla colpa
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Maka TUHAN membalas perbuatanku yang benar sebab Ia tahu aku tidak bersalah
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Minä olen vilpitön häntä kohtaan ja varon itseni pahoista teoista.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Nýbrž upřímě choval jsem se k němu, a vystříhal jsem se nepravosti své.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Og jeg var ulastelig for ham og voktet mig vel for min synd.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Owszem, byłem szczerym przed nim, a strzegłem się od nieprawości mojej.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Så var jag ostrafflig inför honom och tog mig till vara för missgärning.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Zato mi je povrnil GOSPOD po pravičnosti moji, po čistosti mojih rok pred njegovimi očmi.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.Затова Господ ми въздаде според правдата ми, Според чистотата на ръцете ми пред очите Му.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.וישב יהוה לי כצדקי כבר ידי לנגד עיניו׃
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.‎فيرد الرب لي كبرّي وكطهارة يديّ امام عينيه
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.所 以 耶 和 華 按 我 的 公 義 、 按 我 在 他 眼 前 手 中 的 清 潔 、 償 還 我
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak olan ellerime göre ödüllendirdi.所以 耶和華 按 我 的 公義 、 按 我 在 他 眼前 手 中 的 清潔 、 償還我
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.A tak mi zaplatil Hospodin podľa mojej spravedlivosti, podľa mojej čistoty pred jeho očima.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Aussi l`Éternel m`a rendu selon ma droiture, Selon ma pureté devant ses yeux.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Daarom heeft de HERE zoveel voor mij gedaan, want Hij ziet dat ik vlekkeloos ben.
Bu yüzden RAB beni doğruluğuma Ve gözünde pak yaşayışıma göre ödüllendirdi.Därför vedergällde mig HERREN efter min rättfärdighet, efter min renhet inför hans ögon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod