Bu en iyi makine doğruluğu temeliniTo je základem pro optimální stroj přesnost
Bu en iyi makine doğruluğu temeliniTo stanowi podstawę dla optymalnego maszyny dokładności
Bu en iyi makine doğruluğu temeliniΑυτό παρέχει τη βάση για την βέλτιστη μηχάνημα ακριβείας
Bu en iyi makine doğruluğu temeliniТова дава основа за оптимално машина точност
Bu en iyi makine doğruluğu temeliniЦе забезпечує основу для оптимального машина точності
Bu en iyi makine doğruluğu temeliniЭто обеспечивает основу для точности машина оптимальный
Bu en iyi makine doğruluğu temeliniפעולה זו מספקת הבסיס דיוק מחשב מיטביים
Bu en iyi makine doğruluğu temeliniوهذا يوفر الأساس لدقة الجهاز الأمثل
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.Ale jest i druga rzecz -- a im jestem starszy tym bardziej jestem przekonany, że to prawda.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.A má to ještě druhý důvod -- a čím jsem starší, tím víc ho mám za pravdivý.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.다른 이유로는 제가 나이가 들어갈수록 나이는 숫자에 불과하다는 생각이 듭니다.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.Mais la deuxième partie -- et plus vieux je deviens, plus je suis convaincu que c'est vrai.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.Ma la seconda parte - e più vecchio divento, più mi convinco che è vero.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.Nhưng phần thứ 2 là, tôi càng già, tôi càng bị thuyết phục điều đó là đúng.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.Pero la segunda parte - y entre más viejo más convencido estoy que es verdad.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.Αλλά το δεύτερο μέρος αυτού -- και όσο μεγαλώνω, τόσο πιο πολύ πείθομαι ότι ισχύει.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.Но втората част от това - и колкото повече остарявам, толкова повече се убеждавам, че това е истина.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.Но вторая причина -- и чем старше я становлюсь, тем больше убеждаюсь в истинности этого.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.הסיבה שניה היא - וככל שאני מתבגר, אני משוכנע יותר שזה נכון.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.و لكن ثانياً-- أنه كلما إزددت في السن، كلما زدت إقتناعاً بتلك الحقيقة.
Bu ikincisinin gereğine, kendim de yaşlandıkça doğruluğuna daha çok ikna oldum.年をとるに連れてますますこれが本質だと感じていることですが 物語の結末がわかっている人は
Bu iki sayı arasında ilişki kurarak, toplamda $50 kazandıklarını doğruluyoruz. .Og hvis vi benytter disse tal i forhold til at de til sammen har tjent 50 kr.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.A je řada důvodů, proč věřit, že toto je ten správný úhel pohledu.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Avem motive să considerăm că e o modalitate întemeiată de a privi problema.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Dan ada begitu banyak alasan untuk percaya bahwa ini adalah suatu cara yang valid untuk melihat ini.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.E ci sono molte ragioni di credere che questo sia un corretto modo di vedere.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Er is veel te zeggen voor deze visie.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Es gibt viele Gründe dafür, dies näher zu betrachten. Sozialwissenschaftler haben viel
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.És több oka is van annak, hogy úgy higgyük, indokolt így tekintenünk a dologra.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Et il existe beaucoup de raisons de croire qu'il s'agit d'une façon valide de voir les choses.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Há muitas razões para acreditar que esta é uma maneira válida de ver este assunto.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Hay muchas razones para pensar que esto es una forma válida de verlo.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Jest wiele powodów, aby przyjąć, że właśnie w ten sposób trzeba na to spojrzeć.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Je veľa dôvodov, prečo veriť, že toto je správny spôsob, ako sa na to pozerať.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.이런 주장이 타당하다는 근거는 많습니다. 사회 과학자들은 바디랭귀지의 효과를
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Obstaja veliko razlogov, da je to tehten način gledanja na to.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Och det finns starka skäl att tro att det här är ett bra sätt att se på det.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Og der er en masse grunde til at tro, at dette er en gyldig måde at anskue det på.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Tälle on paljon perusteluja.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Và có rất nhiều lý do để tin rằng đó là một cách hợp lý để nhìn nhận vấn đề này.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Υπάρχουν πολλοί λόγοι για να πιστέψουμε πως αυτός είναι ένας έγκυρος τρόπος να το δει κανείς.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Есть много научных доводов, подтверждающих состоятельность этой идеи.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Є багато підстав вважати, що саме так слід розглядати невербаліку.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.Има много причини да вярваме, че това е истински начин да го разгледаме.
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.יש סיבות רבות להאמין שזו הדרך הנכונה להסתכל על זה. לכן סוציולוגים הקדישו זמן רב
Bu konuya bu şekilde bakmanın doğruluğunu inandırıcı kılan birçok sebep bulunuyor.ボディランゲージの効果や それが人の判断に もたらす影響を 社会科学者は
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.(96:2) Облако и мрак окрест Его; правда и суд – основание престолаЕго.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Felhõ és homályosság van körülte; igazság és jogosság az õ székének erõssége.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Ia dikelilingi awan dan kegelapan; keadilan dan hukum adalah azas pemerintahan-Nya
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.구름과 흑암이 그에게 둘렸고 의와 공평이 그 보좌의 기초로다
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Les nuages et l`obscurité l`environnent, La justice et l`équité sont la base de son trône.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Mây và tối tăm ở chung quanh Ngài; Sự công bình và sự ngay thẳng làm nền của ngôi Ngài.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Mây và tối_tăm ở chung_quanh Ngài ; Sự công_bình và sự ngay_thẳng làm nền của ngôi Ngài .
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Moln och töcken omgiva honom, rättfärdighet och rätt äro hans trons fäste.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Norii şi negura îl înconjoară, dreptatea şi judecata sînt temelia scaunului Său de domnie.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nube y oscuridad hay alrededor de él; la justicia y el derecho son el fundamento de su trono
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nubi e tenebre lo avvolgono, giustizia e diritto sono la base del suo trono
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nuvens e escuridão estão ao redor dele; justiça e eqüidade são a base do seu trono.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Oblak a mrákava je vôkol neho; spravedlivosť a súd postaťou jeho trónu.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Oblak a mrákota jest vůkol něho, spravedlnost a soud základ trůnu jeho.