Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrulu ile cümle

doğrulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Ulterior voi încerca de asemenea să pun sub semnul întrebării unele date care credeţi că vă sunt cunoscute.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Und dann werde ich sogar einige der Dinge angreifen, über die Sie glauben, schon Bescheid zu wissen.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Vervolgens ga ik zelfs sommige aspecten die je denkt te weten bestrijden.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Y después, en realidad, voy a poner a prueba algunas de esas cosas que ustedes creen que saben.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Zakwestionuję też kilka poglądów które są wam znane.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.А затем, на самом деле, я ещё собираюсь оспорить некоторые вещи, про которые вы думаете, что вы о них знаете.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.И всъщност, аз също ще се сблъскам с някои от тези неща, които вие мислите, че знаете.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.ואחר-כך, אני בעצם הולכת לאתגר חלק מהדברים שנדמה לכם שאתם יודעים.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.و من ثم سأقوم أيضاً بالطعن في صحة بعض الأمور التي تعتقدون انكم تعرفونها
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.少し くつがえしてみます まず 私が経済学者として研究した
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.(111:9) Он расточил, роздал нищим; правда его пребывает во веки; рог его вознесется во славе.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Egli dona largamente ai poveri, la sua giustizia rimane per sempre, la sua potenza s'innalza nella gloria
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.El este darnic, dă celor lipsiţi; milostenia lui ţine în veci; capul i se înalţă cu slavă.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Er streut aus und gibt den Armen; seine Gerechtigkeit bleibt ewiglich, sein Horn wird erhöht mit Ehren.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Espalhou, deu aos necessitados; a sua justiça subsiste para sempre; o seu poder será exaltado em honra.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Esparce, da a los necesitados; su justicia permanece para siempre, y su poderío será exaltado en gloria
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Hij geeft veel weg aan de armen. Altijd blijft hij oprecht; met blijdschap en eer wordt hij omringd.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Il fait des largesses, il donne aux indigents; Sa justice subsiste à jamais; Sa tête s`élève avec gloire,
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.저가 재물을 흩어 빈궁한 자에게 주었으니 그 의가 영원히 있고 그 뿔이 영화로이 들리리로다
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Osztogat, adakozik a szegényeknek; igazsága megmarad mindvégig; az õ szarva felemeltetik dicsõséggel.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Rozděluje štědře, a dává nuzným; spravedlnost jeho zůstává na věky, roh jeho bude vyvýšen v slávě.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Rozprasza, i daje ubogim; sprawiedliwość jego trwa na wieki; róg jego wywyższy się w sławie.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Rozsýpa, dáva chudobným; jeho spravedlivosť stojí na večnosť; jeho roh sa vyvýši v sláve.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.til fattige deler han rundhåndet ud, hans Retfærdighed varer evindelig; med Ære løfter hans Horn sig.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Εσκορπισεν, εδωκεν εις τους πενητας η δικαιοσυνη αυτου μενει εις τον αιωνα το κερας αυτου θελει υψωθη εν δοξη.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Разпръсна, даде на сиромасите; Правдата му трае до века; Рогът му ще се издигне на почит.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.פזר נתן לאביונים צדקתו עמדת לעד קרנו תרום בכבוד׃
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.‎فرّق اعطى المساكين بره قائم الى الابد. قرنه ينتصب بالمجد‎.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.他 施 捨 錢 財 、 賙 濟 貧 窮 . 他 的 仁 義 、 存 到 永 遠 。 他 的 角 必 被 高 舉 、 大 有 榮 耀
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.他 施捨錢財 、 賙濟 貧窮 . 他 的 仁義 、 存到 永遠 。 他 的 角必 被 高舉 、 大有榮耀
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.Ar fi o doză de adevăr aici deoarece e mult mai răspândită aici, în Bay Area, decât în San Diego. (Râsete)
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.Daar zit wel wat in. Het komt namelijk veel vaker voor in San Francisco dan in San Diego.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.Da mag etwas Wahres dran sein, denn es ist hier in der Bucht von San Francisco geläufiger als in San Diego.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.Ebben lehet valami, mert sokkal gyakoribb a Bay Area környékén, mint San Diego-ban.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.Eso puede tener algo de verdad porque es mucho más común aquí en la zona de San Francisco que en San Diego.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.이 이론은 어느정도 진실성이 있다고 봅니다. 왜냐하면, 샌디에고 보다는 이곳 베이 지역에서 훨씬 더 많이 볼 수있기 때문이죠.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.Nuž, to môže byť čiastočne pravda, pretože je to viac rožšírené tu, v Bay Area ako v San Diegu.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.Tuossa voi olla totuuden siemen, täällä San Franciscossa se on paljon yleisempää kuin San Diegossa.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.Вот тут частичка правды может быть, потому что это чаще встречается тут, в районе Залива, чем в Сан Диего.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.יתכן שיש משהו בזה כי התופעה יותר שכיחה באיזור המפרץ מאשר בסן דייגו.
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.الآن، قد يكون أن هناك بعض الصحة في ذلك لأن هذا منتشر أكثر هنا في منطقة "باي" في سان دييغو
Aslında bunda doğruluk payı olabilir çünkü bu, burada yani Körfez bölgesinde, San Diego'ya göre daha yaygın.サンディエゴよりもここサンフランシスコでの方が一般的だから (笑)
Aslında, her dinde bir doğruluk payı varCred că este adevăr în toate religiile.
Aslında, her dinde bir doğruluk varLa forma de hacer esto es alineándote con lo que yo llamaría "Tu Dicha" o tu felicidad
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Abram eut confiance en l`Éternel, qui le lui imputa à justice.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Abram geloofde het woord van de HERE en dat was de reden dat God hem als een rechtvaardig mens beschouwde.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Abram glaubte dem HERRN, und das rechnete er ihm zur Gerechtigkeit.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Abram percaya kepada TUHAN, dan karena itu TUHAN menerima dia sebagai orang yang menyenangkan hati-Nya
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Áp - ram tin Ðức_Giê - hô-va , thì Ngài kể sự đó là công_bình cho người .
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Áp-ram tin Ðức Giê-hô-va, thì Ngài kể sự đó là công bình cho người.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.A uveril Hospodinovi, a on mu to počítal za spravedlivosť.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Avram a crezut pe Domnul, şi Domnul i -a socotit lucrul acesta ca neprihănire.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Da troede Abram HERREN, og han regnede ham det til Retfærdighed.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.E creu Abrão no Senhor, e o Senhor imputou-lhe isto como justiça.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Egli credette al Signore, che glielo accreditò come giustizia
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Él creyó a Jehovah, y le fue contado por justicia
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.És hitt az Úrnak és tulajdoníttaték az õnéki igazságul.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.In Abram je veroval GOSPODU in on mu je štel to za pravičnost.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.I uvěřil Hospodinu, a počteno mu to za spravedlnost.
Avram RABbe iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.Ja Abram uskoi Herraan, ja Herra luki sen hänelle vanhurskaudeksi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod