Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrulu ile cümle

doğrulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak, makine uygun yükseklik veya düzeyinde değil en iyi performans ve doğruluğunu sağlamak için그러나, 기계는 적절 한 높이 또는 수준에서 하지 최적의 성능 및 정확도 제공 하
Ancak, makine uygun yükseklik veya düzeyinde değil en iyi performans ve doğruluğunu sağlamak içinTuttavia, la macchina non è all'altezza corretta o livello per fornire prestazioni ottimali e precisione
Ancak, makine uygun yükseklik veya düzeyinde değil en iyi performans ve doğruluğunu sağlamak içinΩστόσο, το μηχάνημα δεν είναι στο σωστό ύψος ή επίπεδο να παρέχει την βέλτιστη απόδοση και ακρίβεια
Ancak, makine uygun yükseklik veya düzeyinde değil en iyi performans ve doğruluğunu sağlamak içinВъпреки това машината не е на правилна височина или ниво да се осигури оптимална производителност и точност
Ancak, makine uygun yükseklik veya düzeyinde değil en iyi performans ve doğruluğunu sağlamak içinОднак, машина не є на належного висоти або рівень для забезпечення оптимальної продуктивності і точність
Ancak, makine uygun yükseklik veya düzeyinde değil en iyi performans ve doğruluğunu sağlamak içinעם זאת, המחשב אינה גובה מתאים או ברמה כדי לספק ביצועים מיטביים
Ancak, makine uygun yükseklik veya düzeyinde değil en iyi performans ve doğruluğunu sağlamak içinومع ذلك، الجهاز ليس على الارتفاع المناسب أو المستوى لتوفير أفضل أداء ودقة
Ancak, makine uygun yükseklik veya düzeyinde değil en iyi performans ve doğruluğunu sağlamak için最適なパフォーマンスと精度を提供するには 平準化する 3 つのステップします。
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Bagi orang cerdas, perkataanku benar, bagi orang yang arif, perkataanku tepat
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.De äro alla sanna för den förståndige och rätta för dem som hava funnit kunskap.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.de er alle ligetil for den kloge, retvise for dem der vandt Indsigt
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.De er alle sammen likefremme for den forstandige og rette for dem som har funnet kunnskap.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Het is overduidelijk voor verstandige mensen en mensen die inzicht hebben, zullen mij goed begrijpen.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Jasne so vse razumnemu in ravne njim, ki pridobivajo umnost.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.이는 다 총명 있는 자의 밝히 아는 바요 지식 얻은 자의 정직히 여기는 바니라
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Mind egyenesek az értelmesnek, és igazak azoknak, kik megnyerték a tudományt.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Ne ovat kaikki oikeat ymmärtäväiselle, suorat niille, jotka löysivät tiedon.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Sie sind alle gerade denen, die sie verstehen, und richtig denen, die es annehmen wollen.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Thảy đều rõ ràng cho người nào hiểu biết, Và ngay thẳng cho người nào tìm được sự tri thức.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Thảy đều rõ_ràng cho người nào hiểu_biết , Và ngay_thẳng cho người nào tìm được sự tri_thức .
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Toate sînt lămurite pentru cel priceput, şi drepte pentru ceice au găsit ştiinţa.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Todas elas são retas para o que bem as entende, e justas para os que acham o conhecimento.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Todas ellas son correctas al que entiende, y rectas a los que han hallado el conocimiento
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Toutes sont claires pour celui qui est intelligent, Et droites pour ceux qui ont trouvé la science.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.tutte sono leali per chi le comprende e rette per chi possiede la scienza
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Všecky pravé jsou rozumějícímu, a přímé těm, kteříž nalézají umění.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Všetky sú prosté rozumnému, a priame tým, ktorí nachádzajú známosť.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Wszystkie są prawe rozumnemu, a uprzejme tym, którzy znajdują umiejętność.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Παντες ειναι σαφεις εις τον νοουντα και ορθοι εις τους ευρισκοντας γνωσιν.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.все они ясны для разумного и справедливы для приобретших знание.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.Те всички са ясни за разумния човек, И прави за тия, които намират знание.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.כלם נכחים למבין וישרים למצאי דעת׃
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.كلها واضحة لدى الفهيم ومستقيمة لدى الذين يجدون المعرفة.
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.有 聰 明 的 以 為 明 顯 、 得 知 識 的 以 為 正 直
Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.有 聰明 的 以 為明顯 、 得知 識 的 以 為 正直
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Asta este ceea ce căutăm -- atunci când ne facem meseria, încercăm de fapt să găsim adevărul.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Dat is wat we zoeken -- wanneer we ons ambacht beoefenen, proberen we echt die waarheid te vinden.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.É isso que procuramos.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Épp ezt keressük -- amikor a mesterségünkben dolgozunk, tényleg megpróbáljuk megtalálni az igazságot ott kint.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.우리가 추구하는 것이니까요 -- 우리의 작품에 작업을 하는 동안 우리는 궁극적으로 진실을 찾고 있기 때문입니다
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.To jest to czego poszukujemy - kiedy wykonujemy nasze rzemiosło, naprawdę staramy się tam znaleźć prawdę.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.To je to, čo hľadáme -- keď sa zaoberáme naším remeslom, v podstate sa snažíme nájsť v ňom pravdu.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Това търсим ние - когато практикуваме занаята си, наистина се опитваме да намерим истината там някъде.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.Это то, что мы ищем — когда мы занимаемся своим ремеслом, мы и вправду пытаемся найти правду.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.זה מה שאנחנו מחפשים -- כשאנחנו עובדים ביצירה שלנו, אנחנו באמת מנסים למצוא את האמת שם.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.بل هذا هو ما نحن نبحث عنه -- عندما نكون نعمل على حرفتنا, نحاول جاهدين في أن نجد الحقيقة فيه.
Aradığımız şey de bu aslında-- sanatımızla uğraşırken, gerçekten de doğruluğu bulmaya çalışıyoruz.私たちは 作品を手がける際に 真実を探し当てようとしています 空虚や美しさではありません
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Apoi, în 1960, Paul Cohen a arătat ca nu putem demonstra că e adevărată.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Después, en los sesenta, Paul J. Cohen demostró que tampoco se puede probar que sea cierta.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Mais tarde, nos anos 60, Paul J. Cohen demonstrou que nunca se poderá provar que ela seja verdadeira.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Poi negli anni Sessanta, Paul J. Cohen dimostrò che non si può provare che la teoria del continuo sia vera.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Затем, в 1960-е годы, Поль Коэн также продемонстрировал, что континуум-гипотезу никогда не удастся доказать.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.У 1960-х роках Пол Джей Коген стверджував, що неможливо довести те, що гіпотеза-континуум правдива.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.ואז, בשנות ה-60 של המאה ה-20, פול ג'. כהן הראה שלא ניתן להוכיח שהשערת הרצף נכונה.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.これらを合わせると 数学には答え得ない問が存在することになります
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.E poi, in realtà, metterò in dubbio anche alcune di queste cose che voi credete di sapere.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.És talalán olyan dolgokat is meg fogok ingatni, amit tudni véltek.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.사실, 여러분들이 알고 있다고 생각하는 몇 가지 부분에 대해 다른 시각을 이야기 하고자 합니다.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Lalu saya akan menyanggah beberapa hal yang Anda pikir sudah Anda ketahui.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Puis je vais remettre en question certaines des choses que vous pensez savoir.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod