Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.(36:21) Нечестивый берет взаймы и не отдает, а праведник милует и дает,
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Bezbožný požičiava a neplatí, ale spravedlivý sa zmilováva a dáva.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Cel rău ia cu împrumut, şi nu dă înapoi; dar cel neprihănit este milos, şi dă.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Den gudløse låner og bliver i Gælden, den retfærdige ynkes og giver;
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Den ogudaktige lånar och kan icke betala, men den rättfärdige är barmhärtig och givmild.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Den ugudelige låner og betaler ikke, men den rettferdige forbarmer sig og gir.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Der Gottlose borgt und bezahlt nicht; der Gerechte aber ist barmherzig und gibt.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.El impío toma prestado y no paga, pero el justo tiene compasión y da
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Jumalaton ottaa lainan eikä maksa, mutta vanhurskas on armahtavainen ja antelias.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Kẻ ác mượn , mà không trả lại ; Còn người công_bình làm_ơn , và ban cho .
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Kẻ ác mượn, mà không trả lại; Còn người công bình làm ơn, và ban cho.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.악인은 꾸고 갚지 아니하나 의인은 은혜를 베풀고 주는도다
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Kölcsön kér a gonosz és meg nem fizet, de az igaz irgalmas és adakozó.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Le méchant emprunte, et il ne rend pas; Le juste est compatissant, et il donne.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.L'empio prende in prestito e non restituisce, ma il giusto ha compassione e dà in dono
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Napósodo jemlje brezbožnik, a ne vrne, pravičnik pa je milosten in darežljiv.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Niezbożnik pożycza, a nie ma czem oddać; ale sprawiedliwy pokazuje łaskę, i rozdaje.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.O ímpio toma emprestado, e não paga; mas o justo se compadece e dá.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Orang jahat meminjam dan tidak mengembalikan, tetapi orang baik memberi dengan murah hati
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Vypůjčuje bezbožník, a nemá co oplatiti, ale spravedlivý milost činí, a rozdává.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Δανειζεται ο ασεβης και δεν αποδιδει, ο δε δικαιος ελεει και διδει.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Нечестивият взема на заем, и не отплаща; А праведният постъпва благо и дава.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.לוה רשע ולא ישלם וצדיק חונן ונותן׃
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.الشرير يستقرض ولا يفي واما الصدّيق فيترأف ويعطي.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.惡 人 借 貸 而 不 償 還 . 義 人 卻 恩 待 人 、 並 且 施 捨
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.惡人 借 貸而不償還.義人卻恩 待人 、 並且 施捨
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Človek neobstojí v bezbožnosti, ale koreň spravedlivých sa nepohne.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.derék asszony koronája az õ férjének; de mint az õ csontjaiban való rothadás, [olyan] a megszégyenítõ.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ei ihminen kestä jumalattomuuden varassa, mutta vanhurskasten juuri on horjumaton.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ein gottlos Wesen fördert den Menschen nicht; aber die Wurzel der Gerechten wird bleiben.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.El hombre no se establecerá por medio de la impiedad, pero la raíz de los justos es inconmovible
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ingen människa bliver beståndande genom ogudaktighet, men de rättfärdigas rot kan icke rubbas.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ingen står fast ved Gudløshed, men retfærdiges Rod skal aldrig rokkes.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.사람이 악으로 굳게 서지 못하나니 의인의 뿌리는 움직이지 아니하느니라
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.L`homme ne s`affermit pas par la méchanceté, Mais la racine des justes ne sera point ébranlée.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Loài người chẳng phải vì hung ác mà được lập vững bền; Song rễ người công bình chẳng bị lay động.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Loài_người chẳng phải vì hung_ác mà được lập vững_bền ; Song rễ người công_bình chẳng bị lay_động .
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Nebývá trvánlivý člověk v bezbožnosti, kořen pak spravedlivých nepohne se.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ne ustanoviti se človek z brezbožnostjo, korenina pravičnih pa se nikdar ne gane.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Nie zmocni się człowiek z niezbożności; ale korzeń sprawiedliwych nie będzie poruszony.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Non resta saldo l'uomo con l'empietà, ma la radice dei giusti non sarà smossa
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.O homem não se estabelece pela impiedade; a raiz dos justos, porém, nunca será, removida.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Omul nu se întăreşte prin răutate, dar rădăcina celor neprihăniţi nu se va clătina. -
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Tak ada seorang pun yang dapat tetap jaya oleh kejahatan; tapi orang yang jujur tetap kukuh, tak tergoyahkan
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ugudelighet hjelper intet menneske til å stå støtt, men de rettferdiges rot rokkes ikke.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Δεν θελει στερεωθη ανθρωπος δια της ανομιας η ριζα δε των δικαιων θελει μενει ασαλευτος.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Не утвердит себя человек беззаконием; корень же праведников неподвижен.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Човек няма да се утвърди чрез беззаконие, А коренът на праведните не ще се поклати.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.לא יכון אדם ברשע ושרש צדיקים בל ימוט׃
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.لا يثبت الانسان بالشر. اما اصل الصدّيقين فلا يتقلقل.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.人 靠 惡 行 不 能 堅 立 . 義 人 的 根 必 不 動 搖
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.人 靠 惡行 不 能 堅立 . 義人 的 根 必 不 動搖
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularA když jsme v zákulisí, může se zdát, že odpovídáme dost podobně.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularA keď sme v zákulisí, naše odpovede znejú veľmi podobne.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularCòn khi chúng tôi ở sau cánh gà, chúng tôi đưa ra câu trả lời đại loại như là:
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularDan saat kami ada di belakang panggung, kami memberi jawaban yang mungkin terlihat seperti.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularE quando estamos nos bastidores, damos uma resposta que talvez passe essa ideia.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularE quando siamo dietro le quinte, diamo una risposta che lo fa apparire in questo modo.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularÉs amikor a kulisszák mögött kérdezik ezt, akkor a válaszainkból úgy tűnhet ez így van.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularEt quand nous sommes en coulisses, nous donnons une réponse qui ressemble un peu plus à ça :