Ana içeriğe geç
Sözlük

doğma ile cümle

doğma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Doğma Zamanı:% 1Rise time: %1
Doğma zamanı yok: Kutup yöresiNo rise time: Circumpolar
Doğma zamanı yok: Hiç doğmazNo rise time: Never rises
doğmayanSunset at time% 1 on date% 2does not rise
doğmaair pressure has no changerising
Diplomat, "Bu kimseyi memnun etmez ve şiddetin yeniden doğması olasılığını açık tutar," dedi."It satisfies no one and leaves open the possibility of renewed violence," she said.
Belgesin insanların pek çoğu kayıt dışı yerleşimlerde yaşıyor ve hastanede doğmamış.Many people who are undocumented live in unregistered settlements and were not born in hospitals.
İbrahim Rugova'nın siyasete farklı yaklaşımı yeni bir sözcüğün doğmasına yol açtı.Ibrahim Rugova's distinctive approach to politics has led some to coin a new term.
Karnındaki bebek ise hiçbir zaman doğmamış.The baby she was carrying was never to be born.
Yunan şirketleri küllerinden yeniden doğmaya çalışıyorOut of the ashes, Greek businesses hopes to rebuild
Yeni belge, müzakerelerin başlama takvimi hakkında bazı spekülasyonların doğmasına yol açtı.The new document has fueled speculation about the timeframe for the start of negotiations.
Doğaüstü korku filmi Doğmamış (2009) ile sinemaya ilk adımını atmıştır.She made her film debut in the supernatural horror film The Unborn (2009).
Diğer yeniden doğma yöntemleri oyun içi para birimi sistemi kullanılarak elde edilebilir.Other methods of respawn are available using the in-game currency system.
Belçika veya Hollanda'da doğmamış sadece yedi bisikletçi bu yarı klasiği kazandı.Only seven cyclists not born in Belgium or the Netherlands have won this semi classic.
Tovey'nin yeğeni Nathan'ın Ekim 2004'te doğması ilişkilerini düzeltmelerine yardımcı oldu.[2]The birth of Tovey's nephew Nathan in October 2004 helped them mend their relationship.[2]
Koresh doğmadan önce babası başka bir genç kızla tanıştı ve annesini terk etti.Before Koresh was born, his father met another teenaged girl and abandoned Bonnie Sue.
Onlara göre, asalet içinde doğmamıştı ve sosyal konumlarına ulaşamamıştı.To them, he had not been born into nobility and did not come up to their social standing.
Bütün, birdir ve Bütün hepsini içermiyorsa, Bütün doğmayacaktır. [1]One is the All, and if the All does not contain all, the All will not be born.[5]
Bu, bir çocuğun vatandaşlık almadan doğmasına neden olabilir. [3]This could result in a child being born without citizenship.[80]
Johnson, erken yaşta engelli olmasına rağmen kör olarak doğmadı.Johnson was not born blind, though he was impaired with the disability at an early age.
Daha sonra Alice, bir yıl içinde kaç doğmayım günü olduğunu hesapladı.[1]He then has Alice calculate the number of unbirthdays in a year.[4]
Gösteriş amaçlı Çingilizce, İngilizcenin havalılığın ortak dili olmasından doğmaktadır.Ornamental Chinglish is born of the fact that English is the lingua franca of coolness.
Küçük erkek kardeşim anadan doğma vaziyette oturma odasına koştu.Mein kleiner Bruder rannte splitternackt durchs Wohnzimmer.
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Diese waren meist Gruben in der Erde, die mit Lehm verputzt wurden.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Verblendete, so rufen wir ihnen zu!
Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır.Gemäß der finnischen Verfassung muss der Präsident als finnischer Staatsbürger geboren sein.
6. yüzyıl Roma deniz gücünün yeniden doğmasıyla tanınır.Im 6. Jahrhundert kam es zur Erneuerung der römischen Seemacht.
Geminin üzerinde bir güneş doğmaktadır.Hinter dem Meer geht eine Sonne auf.
Erkek bedeniyle doğmasına rağmen kadın cinsiyet kimliğine sahiptir.Als Pflanze ist sie trotz ihres weiblichen Erscheinungsbildes geschlechtslos.
Muhammed daha doğmadan babası vefat etti.Sein Vater war bereits vor der Geburt Howards gestorben.
Bu model Peugeot Boxer ve Citröen Jumper modellerinin doğmasına sebep oldu.Bei PSA hießen die entsprechenden Modelle jetzt Peugeot Boxer und Citroën Jumper.
Kısa bir süre sonra 1766’da kız kardeşi Luise’nin doğmasıyla ailesi Ludwigsburg’a taşındı.Kurz nachdem 1766 Friedrichs zweite Schwester Luise geboren worden war, zog die Familie nach Ludwigsburg.
Bu vakitte güneş ışınları zayıftır, güneş henüz doğmamıştır ve ufkun altındadır.Jene Sonne, von der im Unterricht die Rede ist, hat für ihn nichts gemein mit der Sonne, die er sieht.
Tüm homunculuslar ondan doğmadır.Alle späteren Peers stammen von ihm ab.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Sie selbst sieht sich trotz ihrer argentinischen Herkunft als Mexikanerin.
Fakat bu evlilikten de tıpkı ilkinden olduğu gibi bir veliaht doğmadı.Was vielleicht daran liegt, dass er auch kein Prinz wie alle anderen ist.
Bu akım milli devletlerin doğmasına ve imparatorlukların yıkılmasına neden oldu.Ergebnis des Ersten Weltkriegs war der Zerfall dieser Imperien und die Entstehung neuer Nationalstaaten.
İşte Serse opearasının doğmasının arka planı budur.In diesem Vorhaben liegt die eigentliche Gründungsurkunde der Hofpfarrei.
Yeraltında yeniden doğmayı bekleyen ruhları da Erlik Han kontrol eder.Die Reinkarnation der in der Unterwelt hausenden Seelen steht unter seiner Kontrolle.
Kendisi İngiltere'de doğmasına karşın daha çok Kenya'da bulunmuştur.Obwohl er in der Bretagne geboren worden war, war er vor allem in England aktiv.
Örneğin birinin herhangi bir aileye mensup olarak doğması kişiye doğrudan bir hak getirmezdi.Vor allem aber hatte er als Waisenkind keine Familie vorzuweisen.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Auch ein ungeborenes Kind kann in seiner Gesundheit geschädigt werden.
"Şerif" adı, kendisi doğmadan önce ölen amcasının adına ithafen verilmiştir.Er wurde nach seinem älteren Bruder, der noch vor seiner Geburt verstarb, benannt.
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Sur terre, ils se réunissent pour rigoler entre eux.
Portekiz'de doğmasına karşın bütün eğitimini İspanya'da almıştır.Il est né au Portugal mais il a effectué toutes ses études en Espagne.
İki Elçi, “Biz anadan doğma körü ve abraşı iyileştiririz” dediler.Mais ils lui dirent : Irions-nous acheter des pains pour deux cents deniers, et leur donnerions-nous à manger?
Kendisi doğmadan önce ebeveynleri, çalışmak ve eğitimlerini tamamlamak için Londra'ya gelmişlerdi.Avant sa naissance, ses parents ont emménagé à Londres pour travailler et finir leurs études.
Bu da yama işi göreliliğin doğmasına olanak sağlamıştır.Cela pourrait également expliquer comment la matamata a traversé les âges.
Anne babası doğmadan önce boşanır.Ses parents se séparent avant sa naissance.
Yoshino; Ino, Kōchi Bölgesindeki Kamegamori Dağından (瓶ケ森) doğmakta ve doğuya doğru akmaktadır.Le Yoshino prend sa source sur le Mont Kamegamori (瓶ケ森) à Ino, Préfecture de Kōchi, et s'écoule vers l'est.
6. yüzyıl Roma deniz gücünün yeniden doğmasıyla tanınır.Le VIe siècle marque la renaissance de la puissance navale romaine.
Büyük torunu Ratu Sir George Cakobau, Fiji'nin ilk doğma büyüme Genel Valisidir (1973 - 1983).Son arrière-petit-fils, Ratu Sir George Cakobau, fut Gouverneur général de Fidji de 1973 à 1983.
Robert'dan doğma gayrimeşru bir kız çocuğu vardır.Marie est sur le point d'accoucher.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Bien que né en Argentine, il possède la nationalité espagnole.
Doğurmadı ve doğmadı.Il n’a point enfanté, et n’a point été enfanté.
Satürn bunu engellemek için bütün çocuklarını doğar doğmaz yiyordu.Saturne, ne devant pas avoir de descendance, mangeait ses enfants dès leur naissance.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Le trône est réservé pour le fils encore à naître d'une des femmes de Hormizd II.
Bu noktada haberi doğrulama gereksinimi doğmaktadır.La presse y vit enfin la preuve qu'il avait raison.
Rastgele (Yönetmen: Sinan Çetin) Ruhun Duymaz (Yönetmen: Yücel Yolcu) Bir Ümit Doğmaz Mı?N'avez vous donc point d'âme pourvue d'une raison ?
Bu durumda doğması imkânsızlaşır, o halde cinayeti nasıl işleyebilir?Mais est-ce bien un assassinat ? et si oui, comment aurait-il commis ce meurtre impossible ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod