Öyküm, ben doğmadan başlıyor.הסיפור שלי מתחיל הרבה לפני שנולדתי.
Öyküm, ben doğmadan başlıyor.القصّه بدأت قبل أن أُولد.
Öyküm, ben doğmadan başlıyor.私の祖母は死の収容所であるアウシュビッツに向かう列車に乗っていました
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması.Hra je poháněna zvědavostí a snahou o zkoumání.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)Ahora una de las cosas del juego es que nace de la curiosidad y la exploración.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)A játékot a kíváncsiság és a felfedezés szüli. / nevetés /
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)En af tingene ved leg er, at det er født ud af nysgerrighed og udforskning.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)놀이에 대해 또 한 가지 말씀드릴것은, 놀이는 호기심과 탐험으로 시작된다는 것이죠.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)Nu is een van de aspecten van spel dat het voortkomt uit nieuwsgierigheid en ontdekking.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)Nun ja, ein Merkmal von Spielen ist, dass es aus Neugier und Forschungsdrang entsteht (Lachen).
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)Ένα από τα χαρακτηριστικά του παιχνιδιού είναι πως γεννιέται από την περιέργεια και την εξερεύνηση.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)Вона має ще одну властивість - гра народжується з цікавості й дослідження.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)И ето едно от нещата при играта е, че тя се ражда от любопитство и изследване.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)Один из аспектов игры в том, что она возникает из любопытства и исследования.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)أحد أهم الأمور عن اللعب أنه يولد بحب الاستطلاع و الاستكشاف.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması. (Kahkahalar)でも安全な探究でなければなりません
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması.Le jeu commence par la curiosité et l'exploration.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması.Một trong những thứ liên quan đến trò chơi đó là sự tò mò và thăm dò.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması.O zabawie trzeba wiedzieć, że rodzi się z ciekawości i odkrywania.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması.Uma das coisas sobre brincadeira é que nasce da curiosidade e da exploração.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması.Una degli aspetti del gioco è che è nato per curiosità ed esplorazione.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması.Un lucru despre joacă este că se naşte din curiozitate şi explorare.
Oyunla ilgili diğer bir şeyse merak ve keşiften doğması.עכשיו, משחק הוא תולדה של סקרנות וחקירה.
"Profesör Hawkins, bütün sadık müritlerini bağlayan "resmi bir dogmayla, dinazorların"Профессор Хокинз обнародовал официальную доктрину, обязательную для всех верных хокинзианистов,
"Profesör Hawkins, bütün sadık müritlerini bağlayan "resmi bir dogmayla, dinazorların"פרופסור הוקינס הכריז על הלכה רשמית
"resmi bir dogmayla, dinazorların "asteroid çarpması sonucu öldüğünü neşretti".Mengikat Semua Pengikut Setia Hawkins bahwa sebuah Asteroid Memunahkan Dinosaurus."
"resmi bir dogmayla, dinazorların모든 충성스러운 호킨스학파들로 하여금
"resmi bir dogmayla, dinazorların..يلزم كل المخلصين له ..
"resmi bir dogmayla, dinazorların恐竜は隕石のために滅びたのです」
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››Bij zonsopgang moet u aanvallen. Als Gaäl en zijn mannen tegen u uittrekken, kunt u met hen doen wat u wilt."
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››아침 해 뜰 때에 당신은 일찌기 일어나 이 성읍을 엄습하면 가알과 그를 좇은 백성이 나와서 당신을 대적하리니 당신은 기회를 보아 그들에게 행하소서
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››והיה בבקר כזרח השמש תשכים ופשטת על העיר והנה הוא והעם אשר אתו יצאים אליך ועשית לו כאשר תמצא ידך׃
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››到 早 晨 太 陽 一 出 、 你 就 起 來 、 闖 城 . 迦 勒 和 跟 隨 他 的 人 出 來 攻 擊 你 的 時 候 、 你 便 向 他 們 見 機 而 作
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››到 早晨 太 陽 一 出 、 你 就 起來 、 闖城.迦勒 和 跟隨 他 的 人 出來 攻 擊 你 的 時候 、 你 便 向 他 們見機 而作
Sadece günün doğması içinفقط من أجـل إشـراقـة يــوم
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""A csendes múlt dogmái, alkalmatlanok a viharos jelen számára.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir."De dogma's van het stille verleden zijn ontoereikend voor het stormachtige heden.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir."De trossats av det tysta förflutna är otillräckliga för den stormiga nutiden.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Die Dogmen der ruhigen Vergangenheit sind für die stürmische Gegenwart unzureichend.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogma-dogma dari masa lalu yang tentram tidaklah lagi memadai untuk masa sekarang yang berangin kencang.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogmata klidné minulosti neodpovídají bouřlivé přítomnosti.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogmele trecutului tăcut sunt neadecvate în faţa prezentului furtunos.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogmerne fra den stille fortid er utilstrækkelige til den stormfulde nutid.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogme tihe preteklosti niso kos razburkani sedanjosti.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Dogmy kľudnej minulosti sú nepostačujúce búrlivej súčasnosti.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""I dogmi del tranquillo passato sono inadeguati al burrascoso presente.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""평온했던 과거의 교리는 격변하는 오늘날엔 부족함이 있습니다.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Les dogmes du passé serein sont inadéquats pour le présent tempétueux.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Los dogmas del pasado silencioso son inadecuados para el presente tempestuoso.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir."Những lề thói của quá khứ bình lặng không còn phù hợp với hiện tại đầy sóng gió.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Tyynen ja rauhaisan menneisyytemme opit ovat nykyajan myrskyissä riittämättömiä.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Τα δόγματα του ήρεμου παρελθόντος είναι ανεπαρκή στο καταιγιστικό παρόν.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Догмите на тихото минало са неадекватни на бурното настояще.♪
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Догми тихого минулого є невідповідними для бурхливого сьогодення.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""Догмы, работавшие в спокойном прошлом, не отвечают бурной злобе дня.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""הדוגמות של העבר השקט אינן מתאימות להווה הסוער.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir.""عقائد الماضي الهادئ غير كافية للحاضر العاصف.
"Sakin geçmişin dogmaları fırtınalı bugün için yetersizdir."定説は 嵐のような現在には役立たない この時代は
Sana, ‹Yeniden doğmalısınız› dediğime şaşma.Älä ihmettele, että minä sanoin sinulle: teidän täytyy syntyä uudesti, ylhäältä.
Sana, ‹Yeniden doğmalısınız› dediğime şaşma.Chớ lấy làm lạ về điều ta đã nói với ngươi: Các ngươi phải sanh lại.