‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.сын человеческий! были две женщины, дочери одной матери,
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.בן אדם שתים נשים בנות אם אחת היו׃
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.يا ابن آدم كان امرأتان ابنتا ام واحدة.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.人 子 阿 、 有 兩 個 女 子 、 是 一 母 所 生
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.人子 阿 、 有兩個 女子 、 是 一 母 所生
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Quả thật, quả thật, ta nói cùng các ngươi, trước khi chưa có Áp-ra-ham, đã có ta.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi."Het is zoals Ik zeg", antwoordde Jezus. "Ik was er al voor Abraham werd geboren."
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Isus le -a zis: ,,Adevărat, adevărat, vă spun că, mai înainte ca să se nască Avraam, sînt Eu.``
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Jeesus sanoi heille: "Totisesti, totisesti minä sanon teille: ennenkuin Aabraham syntyi, olen minä ollut".
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Jésus leur dit: En vérité, en vérité, je vous le dis, avant qu`Abraham fût, je suis.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Jesus sade till dem: »Sannerligen, sannerligen säger jag eder: Förrän Abraham blev till, är jag.»
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Jesus sagde til dem: "Sandelig, sandelig, siger jeg eder, førend Abraham blev til, har jeg været."
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Jesus sa til dem: Sannelig, sannelig sier jeg eder: Før Abraham blev til, er jeg.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Jesus sprach zu ihnen: Wahrlich, wahrlich ich sage euch: Ehe denn Abraham ward, bin ich.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Ježiš im povedal: Ameň, ameň vám hovorím, že prv než bol Abrahám, som ja.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.예수께서 가라사대 진실로 진실로 너희에게 이르노니 아브라함이 나기 전부터 내가 있느니라 하시니
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Les dijo Jesús: --De cierto, de cierto os digo que antes que Abraham existiera, Yo Soy
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Monda nékik Jézus: Bizony, bizony mondom néktek: Mielõtt Ábrahám lett, én vagyok.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Řekl jim Ježíš: Amen, amen pravím vám: Prve nežli Abraham byl, já jsem.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Respondeu-lhes Jesus: Em verdade, em verdade vos digo que antes que Abraão existisse, eu sou.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Rispose loro Gesù: «In verità, in verità vi dico: prima che Abramo fosse, Io Sono»
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Rzekł im Jezus: Zaprawdę, zaprawdę powiadam wam: Pierwej niż Abraham był, jam jest.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Yesus menjawab, "Sungguh Aku berkata kepadamu: sebelum Abraham lahir, Aku sudah ada.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Ειπε προς αυτους ο Ιησους Αληθως, αληθως σας λεγω Πριν γεινη ο Αβρααμ, εγω ειμαι.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Затова учениците Му рекоха: Господи, ако е заспал, ще оздравее.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Иисус сказал им: истинно, истинно говорю вам: прежде нежели был Авраам, Я есмь.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.Рече їм Ісус: Істино, істино глаголю вам: Перш нїж Авраамові бути, я був.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.ויאמר אליהם ישוע אמן אמן אני אמר לכם בטרם היות אברהם אני הוא׃
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.قال لهم يسوع الحق الحق اقول لكم قبل ان يكون ابراهيم انا كائن.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.耶 穌 說 、 我 實 實 在 在 的 告 訴 你 們 、 還 沒 有 亞 伯 拉 罕 、 就 有 了 我
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım›› dedi.耶穌說 、 我實實 在 在的 告訴 你 們 、 還沒 有 亞伯拉罕 、 就 有 了 我
İyi bir şey olarak doğmayacak.No se reencarnará en nada bueno.
İyi bir şey olarak doğmayacak.Няма да се прероди в нищо добро.
İyi bir şey olarak doğmayacak.Он не будет перевоплощён в кого-то хорошего.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Az a nap legyen sötétség, ne törõdjék azzal az Isten onnét felül, és világosság ne fényljék azon.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Converta-se aquele dia em trevas; e Deus, lá de cima, não tenha cuidado dele, nem resplandeça sobre ele a luz.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Denne Dag vorde Mørke, Gud deroppe spørge ej om den, over den stråle ej Lyset frem!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın."그 날이 캄캄하였었더라면, 하나님이 위에서 돌아보지 마셨더라면, 빛도 그 날을 비취지 말았었더라면,"
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Må den dagen vändas i mörker, må Gud i höjden ej fråga efter den och intet dagsljus lysa däröver.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Måtte den dag bli til mørke! Måtte Gud i det høie ikke spørre efter den, og intet lys stråle over den!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Nech sa obráti ten deň na tmu; nech sa nepýta po ňom Bôh s hora, ani nech nezasvieti naň svetlosť;
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Quel giorno sia tenebra, non lo ricerchi Dio dall'alto, né brilli mai su di esso la luce
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Sea aquel día tinieblas. Dios no pregunte por él desde arriba, ni resplandezca la claridad sobre él
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Se päivä muuttukoon pimeydeksi; älköön Jumala korkeudessa sitä kysykö, älköönkä valonsäde sille paistako.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Ten den ó by byl obrácen v temnost, aby ho byl nevyhledával Bůh shůry, a nebyl osvícen světlem.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Tisti dan – naj postane teman, ne vprašaj po njem Bog od zgoraj, svit mu ne zasij nikdar!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Η ημερα εκεινη να ηναι σκοτος ο Θεος να μη αναζητηση αυτην ανωθεν, και να μη φεγξη επ' αυτην φως.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Да бъде тъмнина оня ден; Бог да го не зачита от горе, И да не изгрее на него светлина.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.День тот да будет тьмою; да не взыщет его Бог свыше, и да не воссияет над ним свет!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.היום ההוא יהי חשך אל ידרשהו אלוה ממעל ואל תופע עליו נהרה׃
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.ليكن ذلك اليوم ظلاما. لا يعتن به الله من فوق ولا يشرق عليه نهار.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.願 那 日 變 為 黑 暗 . 願 神 不 從 上 面 尋 找 他 、 願 亮 光 不 照 於 其 上
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.願那日 變為 黑暗 . 願神 不 從 上面 尋 找他 、 願 亮光 不 照 於 其上
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.A bojac sa, aby sme nejako nenarazili na úskalie, spustili so zadu lode štyri kotvy a priali si, aby bol deň.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.A bojąc się, aby snać na miejsca ostre nie wpadli, zrzuciwszy cztery kotwice z steru, pragnęli, aby dzień był.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.A bojíce se, aby na místa skalnatá neuhodili, spustivše z bárky čtyři kotve, žádali, aby den byl.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Bấy giờ, sợ đụng rạn, bọ bèn từ trên đầu lái tàu quăng bốn neo xuống, và ước ao đến sáng.
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Bấy_giờ , sợ đụng rạn , bọ bèn từ trên đầu lái tàu quăng bốn neo xuống , và ước_ao đến sáng .
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.암초에 걸릴까 하여 고물로 닻 넷을 주고 날이 새기를 고대하더니
Kayalıklara bindirmekten korkarak kıçtan dört demir attılar ve günün tez doğması için dua ettiler.Ora, temendo irmos dar em rochedos, lançaram da popa quatro âncoras, e esperaram ansiosos que amanhecesse.