Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Câu không ngủ nghê gì hết và cứ đến gần sáng lại ra ngoài.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Du schläfst nicht und du gehst vor Tagesanbruch weg.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Et ole nukkunut ja olet lähtenyt ulos ennen kuin on edes aamu.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Kamu tidak cukup tidur dan sering keluar subuh.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Nie jesz i wychodzisz w nocy.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Non stai dormendo abbastanza e esci di casa prima dell'alba.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Nu dormi bine acasa iar cand vii aici esti foarte obosita...
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun. Söyle bana.Nem aludtál és pirkadat előtt hagyod el az otthonod.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Tu ne manges pas et tu sors pendant la nuit!
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Δεν κοιμάσαι καθόλου και <br />έρχεσαι εδώ από το χάραμα.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.لم تعودي تنامين و تخرجين منذ الفجر
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.言ってごらん どうしてなの?
Hippi ! Doğar doğmaz başkasına verildinHippie on t'a abandonné à la naissance
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""een hoopje cellen" versus "een ongeboren kind",
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""ein Zellhaufen" versus "ein ungeborenes Kind",
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""세포구" 대 "태내의 아이,"
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""một quả bóng tế bào (bầu bí)" vs "một thai nhi,"
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""una bola de células" contra "un niño no-nacido"
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""un grumo di cellule" contro "un bambino non nato",
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""zbitka komórek" kontra "nienarodzone dziecko",
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""клубок клеток" в сравнении с "нерождённым ребёнком",
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""комок клітин" замість "ненароджена дитина",
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""топка от клетки" в сравнение "неродено дете,"
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""כדור של תאים" לעומת "ילד שלא נולד,"
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""خلايا لاقحة" في مقابل "طفل لم يولد،"
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk"「イラクを侵攻する」と「イラクを解放する」
İkinci yıl daha az ve yavaş yavaş bu ölü arazi yeniden doğmaya başladı.Heel langzaam begon het dode land te herleven.
İkinci yıl daha az ve yavaş yavaş bu ölü arazi yeniden doğmaya başladı.그리고 점차 죽은 땅이 되살아나기 시작했습니다.
İkinci yıl daha az ve yavaş yavaş bu ölü arazi yeniden doğmaya başladı.W pierwszym roku straciliśmy wiele z nich, w drugim już mniej i powoli ta martwa kraina zaczęła się odradzać.
İkinci yıl daha az ve yavaş yavaş bu ölü arazi yeniden doğmaya başladı.В первый год мы потеряли много деревьев, во второй год меньше, и постепенно мёртвая земля оживала.
İkinci yıl daha az ve yavaş yavaş bu ölü arazi yeniden doğmaya başladı.ולאט לאט האדמה המתה הזו החלה להיוולד מחדש.
İkinci yıl daha az ve yavaş yavaş bu ölü arazi yeniden doğmaya başladı.و ببطء ، هذه الأرض ميتة بدأت تولد من جديد.
İkinci yıl daha az ve yavaş yavaş bu ölü arazi yeniden doğmaya başladı.私達は何十万本もの 木々を植え始めました
İnsani sermaye olarak nufus kavramının dogması,2. インドの起業家の台頭
İnsani sermaye olarak nufus kavramının dogması,인적 자원으로서의 인구에 대한 개념
İnsani sermaye olarak nufus kavramının dogması,la montée de la notion de population en tant que capital humain,
İnsani sermaye olarak nufus kavramının dogması,l'ascesa della nozione di popolazione come capitale umano,
İnsani sermaye olarak nufus kavramının dogması,העלייה של הרעיון שהאוכלוסיה היא הון אנושי
İnsani sermaye olarak nufus kavramının dogması,صعود مفهوم السكان على أساس رأس مال بشري
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Du människobarn, det var en gång två kvinnor, döttrar till en och samma moder.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Du Menschenkind, es waren zwei Weiber, einer Mutter Töchter.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Embernek fia! Volt két asszony, egy anyának leányai.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.«Figlio dell'uomo, vi erano due donne, figlie della stessa madre
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Filho do homem, houve duas mulheres, filhas da mesma mãe.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Fils de l`homme, il y avait deux femmes, Filles d`une même mère.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.,,Fiul omului, erau două femei, fiice ale aceleiaşi mame.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı."Hai manusia fana, ada dua wanita, kakak beradik
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Hỡi con người, có hai người đờn bà, là con gái của một mẹ.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Hỡi con_người , có hai người đờn bà , là con_gái của một mẹ .
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı."Ihmislapsi, oli kaksi naista, saman äidin tyttäriä.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.인자야 두 여인이 있었으니 한 어미의 딸이라
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Meneskesøn! Der var to Kvinder, Døtre af en og samme Moder.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Menneskesønn! Der var to kvinner, døtre av en mor.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı."Oh hijo de hombre: Había dos mujeres, que eran hijas de una sola madre
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Sin človečji, bili sta dve ženi, ene matere hčeri.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Synu člověčí, dvě ženy, dcery jedné mateře byly.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Synu človeka, boly dve ženy, dcéry jednej matere.
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Synu człowieczy! były dwie niewiasty, córki jednej matki;
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Υιε ανθρωπου, ησαν δυο γυναικες, θυγατερες της αυτης μητρος
‹‹İnsanoğlu, bir anneden doğma iki kadın vardı.Сине човешки, имаше две жени, дъщери на една майка.