Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.han taler til solen, så skinner den ikke, for Stjernerne sætter han Segl,
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.honom som befaller solen, så går hon icke upp, och som sätter stjärnorna under försegling;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Il commande au soleil, et le soleil ne paraît pas; Il met un sceau sur les étoiles.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.그가 해를 명하여 뜨지 못하게 하시며 별들을 봉하시며
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.ktorý keď zakáže slnku, nevyjde, a zapečaťuje hviezdy;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Ngài biểu mặt trời nó bèn chẳng mọc, Ngài đóng ấn trên các ngôi sao;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Ngài biểu mặt_trời nó bèn chẳng mọc , Ngài đóng ấn trên các ngôi_sao ;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.On když zapovídá slunci, nevychází, a hvězdy zapečeťuje.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.On veli solncu, in ne vzide, in zapečati zvezde v temo.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.o que dá ordens ao sol, e ele não nasce; o que sela as estrelas;
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Porunceşte soarelui, şi soarele nu mai răsare; şi ţine stelele supt pecetea Lui.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.som byder solen, så den ikke går op, og som setter segl for stjernene,
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Αυτος προσταζει τον ηλιον, και δεν ανατελλει και κρυπτει υπο σφραγιδα τα αστρα.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.скажет солнцу, – и не взойдет, и на звезды налагает печать.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.Той заповядва на слънцето, и не изгрява; И туря под печат звездите.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.האמר לחרס ולא יזרח ובעד כוכבים יחתם׃
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.الآمر الشمس فلا تشرق ويختم على النجوم.
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.他 吩 咐 日 頭 不 出 來 、 就 不 出 來 、 又 封 閉 眾 星
Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Yıldızları mühürler.他 吩咐 日 頭 不 出 來 、 就 不 出 來 、 又 封 閉眾星
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek" "hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""o aglomerare de celule" fata de "un copil nenascut,"
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek" "hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""Sejtek csomója" kontra "meg nem született gyerek",
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek" "hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""une boule de cellules" contre "un enfant pas encore né",
Hatırlatmama izin verin. Bu resmi dogmadır, doğruluğunu kabul ettiğimiz, ancak tümüyle yanlış olan.Дозвольте нагадати вам, це є офіційна догма, одна з тих, які всі приймають на віру, і тих, що є помилковими.
Hatırlatmama izin verin. Bu resmi dogmadır, doğruluğunu kabul ettiğimiz, ancak tümüyle yanlış olan.Позвольте напомнить вам это официальная догма, одна из тех, которые все принимают на веру и которые ошибочны.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.A lányos terhességeket megszakítják, amikor a források szűkösek.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Dziewczynki usuwa się, zanim się narodzą, tam, gdzie brak środków do życia.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Fetele sunt avortate înainte de a se naşte când resursele sunt insuficiente.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Janin perempuan diaborsi sebelum mereka lahir ketika terjadi kekurangan sumber daya.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.자원이 부족할 때는 태어나기도 전에 여자아이들은 낙태를 당합니다.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Las niñas son abortadas incluso antes de nacer cuando hay escacez de recursos.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Le bambine vengono abortite ancora prima di nascere quando ci sono scarse risorse.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Mädchen werden noch vor der Geburt abgetrieben, wenn die Ressourcen knapp sind.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Meisjes worden geaborteerd voor ze geboren worden als de middelen schaars zijn.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.On avorte des filles avant même qu'elles ne soient nées quand les ressources sont limitées.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Pokud čekají holčičku, potratí ještě před porodem, pokud je nedostatek zdrojů.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Tam, kjer je malo virov, dekleta splavijo, preden se sploh rodijo.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Κάνουν εκτρώσεις στα κορίτσια προτού καν γεννηθούν όποτε υπάρχουν δυσεύρετοι πόροι.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Момичетата са абортирани преди да бъдат родени, там където има оскъдни ресурси.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.От девочек избавляются даже до их рождения, когда недостаточно ресурсов.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.כשמדובר בילדות נעשית הפלה עוד לפני שהן נולדות כאשר יש משאבים מועטים.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.الفتيات يتم إجهاضهم من قبل حتى أن يولدوا عندما تكون الموارد عند العائلة شحيحة.
Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.中絶されてしまうことがあるからです 例えばこの女の子は
Havayı kazanmadık. Doğmayı kazanmadık. Cenin olmayı kazanmadık.Non abbiamo comprato l'aria, l'essere concepiti e venire al mondo, la capacità di respirare.
Havayı kazanmadık. Doğmayı kazanmadık. Cenin olmayı kazanmadık.No nos ganamos el AIRE, No nos ganamos el haber NACIDO, No nos ganamos el ser CONCEBIDOS...
Havayı kazanmadık. Doğmayı kazanmadık. Cenin olmayı kazanmadık.Не сме спечелили никое от нещата, които наистина ни поддържат живи или правят живота добър.
Havayı kazanmadık. Doğmayı kazanmadık. Cenin olmayı kazanmadık.לא הרווחנו את האוויר. לא הרווחנו את היכולת להיוולד.
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düzDet er alt. " Det er ganske almindeligt Dig ikke var født
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düzEste destul de limpede tine nu sa născut un Prietene, "a declarat Simeon, zîmbind.
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düzEz minden. " Ez nagyon egyszerű téged nem született
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düzIni cukup jelas engkau tidak dilahirkan suatu
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düz그 "."전부예요 그대가 태어 아니었 꽤 일반의
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düzNó khá đơn giản ngươi không được sinh ra
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düzTo je všechno. " Je to docela obyčejný ti se nenarodila
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düzTo je všetko. " Je to celkom obyčajný tí sa nenarodila
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düzهذا كل شيء. " انها عادي جدا لم يولد لك a
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düz友人は、"シメオンは微笑みながら言った。
Herhangi bir insanın parasal sistemle yönetilen bir gezegende doğması onun için büyük risk taşır.生まれる場所によっては、すぐ死ぬかもしれない。
Hey! Bu günlerde ne yapıyorsun? Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.왜 그래? 야 괜찮아?
"Hey Gavin, nasılsın?" Gavin doğmadan yıllar önce, hayatım başka bir çocuk tarafından değişmişti.Creo que tenemos el video
"Hey Gavin, nasılsın?" Gavin doğmadan yıllar önce, hayatım başka bir çocuk tarafından değişmişti.Des années avant que Gavin ne naisse,