Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.Oda fordult a gyámoltalanok imádsága felé, és azoknak imádságát meg nem útálta.
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.Pohliadne na modlitbu obnaženého a neopovrhne ich modlitbou.
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.Sea escrito esto para la generación venidera, y un pueblo que será creado alabará a Jehovah
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.Zapiše se to naslednjemu rodu, in ljudstvo, ki bode ustvarjeno, bo hvalilo GOSPODA:
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.Τουτο θελει γραφθη δια την γενεαν την επερχομενην και ο λαος, οστις θελει δημιουργηθη, θελει αινει τον Κυριον.
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.Това ще се напише на за бъдещето поколение; И люде, които ще се създадат, ще хвалят Господа.
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.תכתב זאת לדור אחרון ועם נברא יהלל יה׃
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.يكتب هذا للدور الآخر وشعب سوف يخلق يسبح الرب.
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.這 必 為 後 代 的 人 記 下 . 將 來 受 造 的 民 、 要 讚 美 耶 和 華
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.這必為 後 代 的 人 記下 . 將來 受 造 的 民 、 要 讚 美 耶和華
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.1980年以前は 生まれた 人間の数が少ないのです
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Ale oni nechýbajú preto, že tí ľudia zomreli, oni sa nikdy nenarodili.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.De mangler ikke fordi de er døde. De var aldrig født.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.De saknas inte för att de har dött; de har aldrig fötts.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Die ontbreken niet omdat ze gestorven zijn. Ze zijn nooit geboren.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Họ không có ở đây không phải vì họ đã chết mà vì họ chưa bao giờ được sinh ra.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Ils ne manquent parce qu'ils sont morts, mais parce qu'ils ne sont pas nés.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.그들은 죽어서 모자란 것이 아니라 아직 출생하지 않은 거죠.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Não estão a faltar por terem morrido. É porque nunca nasceram.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Nechybí proto, že by zemřeli, nikdy se totiž ani nenarodili.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Nem a haláluk miatt hiányoznak, ők meg sem születtek.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Ne manjkajo zato, ker bi umrli, nikoli se niso rodili.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Nie dlatego, że umarły, ale dlatego, że się nie narodziły.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.No faltan porque hayan muerto, sino porque nunca nacieron.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Non mancano perché sono morti ma perché non sono mai nati.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Nu lipsesc pentru că au murit; nu au fost născuți niciodată.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Orang ini tidak hilang karena telah meninggal; mereka belum lahir.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Sie fehlen nicht, weil sie gestorben sind - sie wurden nie geboren.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Δεν λείπουν, επειδή έχουν πεθάνει· δεν γεννήθηκαν ποτέ.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Их не хватает не потому, что они умерли; они просто не родились.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.Те не липсват, защото са починали; те не са родени.
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.הם לא חסרים מפני שהם מתו - הם מעולם לא נולדו
Bunlar kayıp değil çünkü bunlar daha doğmadılar.ليست مفقودة لأنهم ماتوا؛ فهم لم يولدوا أصلاً.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Não tem nada a ver com o facto de lá ter nascido, claro.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Cela n'a rien à voir avec le fait que j'y suis née, bien sûr.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Das hat natürlich nichts damit zu tun, dass ich dort geboren bin.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Dat heeft niks te maken met het feit dat ik daar geboren ben.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Dĩ nhiên không phải vì tôi sinh ra ở đó.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.그건 물론 제가 이집트에서 태어났다는 사실과는 전혀 관계가 없습니다.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Naturalmente, il fatto che ci sia nata non c'entra affatto.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Nu are nimic de-a face cu faptul că acolo m-am născut, desigur.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Oczywiście nie ma to nic wspólnego z tym, że się tam urodziłam.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Por supuesto, no tiene nada que ver que haya nacido allí.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Skutečnost, že jsem se tam narodila, na to samozřejmě nemá žádný vliv.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Φυσικά, δεν έχει καμία σχέση το γεγονός ότι γεννήθηκα εκεί.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Звичайно, це не має нічого спільного з тим, що я там народилася.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Конечно же, это не имеет никакого отношения к тому факту, что я родилась там.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.Разбира се, това няма нищо общо с факта, че съм родена там.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.אין לזה שום קשר לעובדה שנולדתי שם, כמובן
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.بالطبع، ليس لذلك أي صلة بواقع أنني ولدت هناك.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.エジプトはアラブ最大の国で
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.이게 새 패러다임이 나타나는 걸 기다릴 필요가 없던 패러다임 붕괴의 한 경우라는 겁니다.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.la possibilité de remettre en cause un paradigme qu'aucun autre ne remplacerait.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.שזה מקרה אחד של קריסת פרדיגמה שבו לא היינו צריכים לחכות לבואה של פרדיגמה חדשה.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.هذا احد اسباب انهيار هذا النموذج حيث لم نكن بحاجة لانتظار ظهور نموذج جديد
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.方法論が崩壊した事です 1960年から待ち構えていたものが
Bu vadi Aden Körfezin den doğmaktadır... ...ve Malawi Gölü ne akmaktadır.Acesta se desfășoară în sus până la golful Aden, și la sud până la lacul Malawi.
Bu vadi Aden Körfezin den doğmaktadır... ...ve Malawi Gölü ne akmaktadır.Corre desde el Golgo de Aden, o corre hacia el Lago Malawi.
Bu vadi Aden Körfezin den doğmaktadır... ...ve Malawi Gölü ne akmaktadır.Die loopt omhoog vanaf de Golf van Aden, of omlaag naar het Malawimeer.
Bu vadi Aden Körfezin den doğmaktadır... ...ve Malawi Gölü ne akmaktadır.Elle remonte principalement depuis le golf d'Aden, ou descend jusqu'au lac Malawi.