Ana içeriğe geç
Sözlük

doğma ile cümle

doğma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.이 둘보다도 출생하지 아니하여 해 아래서 행하는 악을 보지 못한 자가 더욱 낫다 하였노라
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.men lykkeligere end begge den, som slet ikke er til, som ikke har set det onde, der sker under Solen.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.Nýbrž nad oba tyto šťastnější jest ten, kterýž ještě nebyl, a neviděl skutku zlého, dějícího se pod sluncem.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.und besser als alle beide ist, der noch nicht ist und des Bösen nicht innewird, das unter der Sonne geschieht.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.Καλητερος δε αμφοτερων ειναι, οστις δεν υπηρξεν ετι, οστις δεν ειδε τα πονηρα εργα τα γινομενα υπο τον ηλιον.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.а блаженнее их обоих тот, кто еще не существовал, кто не видал злых дел, какие делаются под солнцем.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.וטוב משניהם את אשר עדן לא היה אשר לא ראה את המעשה הרע אשר נעשה תחת השמש׃
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.وخير من كليهما الذي لم يولد بعد الذي لم ير العمل الرديء الذي عمل تحت الشمس
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.並 且 我 以 為 那 未 曾 生 的 、 就 是 未 見 過 日 光 之 下 惡 事 的 、 比 這 兩 等 人 更 強
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.並且 我 以為 那 未 曾 生的 、 就是 未見過 日光 之下 惡 事 的 、 比這兩 等 人 更 強
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››내가 너를 복중에 짓기 전에 너를 알았고 네가 태에서 나오기 전에 너를 구별하였고 너를 열방의 선지자로 세웠노라 하시기로
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››trước khi ngươi sanh ra , ta đã biệt riêng ngươi , lập ngươi làm kẻ tiên_tri cho các nước .
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››trước khi ngươi sanh ra, ta đã biệt riêng ngươi, lập ngươi làm kẻ tiên tri cho các nước.
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››בטרם אצורך בבטן ידעתיך ובטרם תצא מרחם הקדשתיך נביא לגוים נתתיך׃
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››قبلما صورتك في البطن عرفتك وقبلما خرجت من الرحم قدستك. جعلتك نبيا للشعوب.
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››我 未 將 你 造 在 腹 中 、 我 已 曉 得 你 、 你 未 出 母 胎 、 我 已 分 別 你 為 聖 . 我 已 派 你 作 列 國 的 先 知
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››我 未 將 你 造 在 腹中 、 我 已 曉 得 你 、 你 未出 母胎 、 我 已 分別 你 為聖 . 我 已 派 你 作 列國 的 先知
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Berättare) Vi föds inte med girighet, avundsjuka, hat, eller fanatism.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.Emme ole syntyneet ahneiksi, kateellisiksi, vihaajiksi tai kiihkoilijoiksi.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Erzähler) Wir sind nicht mit Gier, Neid, Hass oder Fanatismus geboren.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.[Komentář:] Nerodíme se s chamtivostí, závistí, nenávistí či fanatismem.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Narrateur) Nous ne sommes pas nés avec l'avidité, la jalousie, la haine ou les préjugés.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Narrátor) Nem születünk kapzsinak, irigynek, gyűlölködőnek vagy bigottnak.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Narrator) Nie rodzimy się chciwi, zazdrośni, pełni nienawiści czy fanatyzmu.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.Noi non siamo nati con avidità, invidia, odio o fanatismo.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.Nu suntem născuţi cu lăcomie, invidie, ură sau fanatism.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Pripovedovalec) Nismo rojeni s pohlepom, zavistjo, sovraštvom ali predsodki.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.We worden niet geboren met hebzucht, afgunst, haat of hypocrisie.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Αφηγητής) Δεν γεννιόμαστε με απληστία, φθόνο, μίσος ή μισαλλοδοξία.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.Ние не се раждаме с алчност, завист, омраза или тесногръдие.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Рассказчик) Мы не рождаемся с жадностью, завистью, ненавистью или нетерпимостью.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(الراوي) نحن لم نولد ومعنا الجشع أوالحسد أو التعصب.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Ce sont tous des frères et sœurs issus d'une même reine, donc ils sont tous dans le même bateau.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Chúng luôn là con cháu của một con chúa đầu đàn duy nhất, vì vậy chúng cùng hội cùng thuyền.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Es sind immer Geschwister, die Nachkommen einer Königin sind, also sitzen sie im selben Boot.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Ezek az állatok mind testvérek, akik egyetlen királynő gyermekei, szóval ugyanabban a hajóban eveznek.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Het zijn altijd kinderen van één koningin. Ze zitten dus in hetzelfde schuitje.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.그들은 언제나 같은 여왕에게서 태어난 형제 자매이기에, 같은 운명에 처해 있습니다.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Siempre son hermanos que son todos hijos de la misma reina, así que todos están en el mismo barco.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Si tratta sempre di frattelli che sono figli di un'unica regina, quindi sono tutti sulla stessa barca.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Sunt totdeauna frați, toți copii ale aceleiași regine, sunt toți în aceeași barcă.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Wszystkie osobniki są dziećmi jednej królowej, czyli jadą na tym samym wózku.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.Πρόκειται πάντοτε για αδέρφια, παιδιά μίας και μοναδικής βασίλισσας, επομένως βράζουν στο ίδιο καζάνι.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.دائماً يكونوا اخوة اطفال لملكة واحدة و كلهم في نفس السفينة.
Aynı kraliçeden doğma, hepsi kardeşlerdir. yani hepsi aynı gemide.運命共同体なのです 彼らは栄枯盛衰いずれにおいても 常に一緒です
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Du stal din kraft från andra och trots att du föddes ur en person- -höll du fast vid det du kallade Grundare.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Kradłeś moc innym i chociaż narodziłeś się z człowieka, trzymałeś się kurczowo tego, kogo nazwałeś Stwórcą.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Varastit voimasi muilta, ja vaikka synnyit ihmisestä- -sinä vain takerruit Perustajaan.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Ты забирал силу у других, и хоть ты рождён от человека, ты цеплялся за того, кого называл Создателем.
Bazen, ultrason yüzünden. Hatta daha doğmadan kürtajla öldürüldüler. güçbela imkanlarla.Có khi bởi vì công nghệ quét thai nhi mà nhiều bé gái bị giết từ trong bào thai khi hoàn cảnh khó khăn
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Je ne savais pas si ce serait mon futur fils ou un cyborg T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Magari un mio figlio non nato o un cyborg T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Myślałem tylko, czy będzie to mój przyszły syn, czy może Terminator.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.No sabía si era un hijo nonato o un cíborg T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Nu ştiam dacă ar fi fiul meu nenăscut sau un cyborg T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.그게 아직 태어나지 않은 내 아들일지 T-101 사이보그일지는 몰랐어요.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.T-101 サイボーグかもしれません どっちにしても すごいですけどね!
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Я не знал, будет ли это мой нерождённый сын или терминатор T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.לא ידעתי אם זה יהיה בני שטרם נולד או סייבורג טי 101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.لم أكن أعرف ما إذا كان سيكون ابني الذي لم يولد بعد أو سايبورغ T-101.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod