Kısa bir süre sonra 1766’da kız kardeşi Luise’nin doğmasıyla ailesi Ludwigsburg’a taşındı.מעט לאחר לידת אחותו לואיזה בשנת 1766, עברה המשפחה ללודוויגסבורג.
Bourvil'in babası o daha doğmadan I. Dünya Savaşı sırasında öldürülmüştür.אביו של בורביל מת במלחמת העולם הראשונה לפני שבנו נולד.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.כס המלכות נשמר עבור ילדה של אחת מנשותיו של הורמיזד השני, שעדיין לא נולד.
Bu durumun Amerikalı izleyiciler tarafından fark edilmesi ise birçok çelişkinin doğmasına yol açmıştır.בהערכה כיצד ומתי אוכלסו האמריקות קיימות נקודות מחלוקת רבות.
Casusların yaptığı bu günah, 9 Av oruç gününün doğmasına sebep oldu.על פי המדרש, חטא המרגלים אירע בתשעה באב.
Bu sayede çok daha kısa sürede vites değiştirme imkanı doğmaktadır.אם היה באפשרותך לבצע שינוי בקרוב, מה היעיל ביותר עבורך?
Biz güneş doğmadan önce başladık.התחלנו לפני הזריחה.
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Явяват се на земята от пролетта до есента (от Благовещение до Секновене).
İkiz bir batımda iki bebeğin birden doğmasıdır.В една бурна нощ се раждат две бебета.
Öldükten sonra yeniden doğma sınırı yoktur.Умрете ли, няма бутон за прераждане.
Fakat yeniden doğmak "dünyanın ıstırabına" yeniden ortak olmak demektir."Възраждането на религията означава възраждане на нацията."
Çünkü yolcu daha doğmamıştır ) gibi paradokslara izin vermez.Тъй като е роден втори, той няма права върху фамилното наследство.
Conkbayırı’nın gün doğmadan -03:30 dolaylarında- işgal edilmiş olacağı düşünülmektedir."Where Do You Think You're Going?" – 3:30 Prethodno neobjavljeno.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prijestolje je bilo rezervirano za nerođeno dijete jedne od žena Hormizda II.
Bu vakitte güneş ışınları zayıftır, güneş henüz doğmamıştır ve ufkun altındadır.Ona je ovisna o položaju Sunca, najmanja je za Sunce u zenitu, a najveća za Sunce na obzoru (horizontu).
Geminin üzerinde bir güneş doğmaktadır.Nad morem se digao mjesec.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Može biti pogubna za dijete, ako se nehotice rani.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Trón bol vyhradený pre ešte nenarodené dieťa jednej z manželiek Hormizda II.
Kısa bir süre sonra 1766’da kız kardeşi Luise’nin doğmasıyla ailesi Ludwigsburg’a taşındı.V roku 1766, kedy sa narodila Friedrichova sestra Louise, sa celá rodina presťahovala do Ludwigsburgu.
Ayrıca onun bu makamı bebeklerin ruhlarının dünyaya doğmak için indikleri yerdi.Spomína v nej aj znamenia, ktoré budú predchádzať príchod Syna človeka.
Böylece savaşın içinden yeni bir ittifak yapısı doğmaya başladı.Po vojne sa začalo tvoriť nové družstvo.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Lahko škoduje nerojenemu otroku.
Film, doğmamış çocuğun ölümünden sonra 9 yaşındaki gizemli bir kızı evlat edinen bir çifti konu ediniyor.Zgodba se osredotoča na par, ki po smrti njunega nerojenega otroka posvoji skrivnostno 9 letno dekle.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prestol so namenili še nerojenemu otroku ene od žena Hormizda II..
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.Na ta način se nekoliko omejijo sile, ki nastopijo med odpiranjem knjižnega bloka.
Çocuk doğmadan önce birbirlerinin izlerini kaybetmişlerdir.Fanta sta ob rojstvu zapustila.
Büyük torunu Ratu Sir George Cakobau, Fiji'nin ilk doğma büyüme Genel Valisidir (1973 - 1983).Jo proanūkis Seras Džordžas Cakobau buvo pirmasis Fidžio gubernatorius (1973–1983), gimęs salose.
Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.Kartais pasitaiko, kad gimęs kūdikis neturi užkrūčio liaukos.
"Şerif" adı, kendisi doğmadan önce ölen amcasının adına ithafen verilmiştir.Sūnus buvo pavadintas tėvo, kuris mirė mėnuo prieš jam gimstant, vardu.
Öldükten sonra yeniden doğma sınırı yoktur.Be gimimo nebūna mirties.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Sostas buvo rezervuotas negimusiam vienai iš Hormizdo žmonų vaikui.
Geminin üzerinde bir güneş doğmaktadır.Virš skydo kylanti auksinė saulė.
İsa`nın bakire Meryem Ana`dan doğması bekâretin önemini simgeler.Mergelės Marijos Dangun Ėmimo bažnyčia Sinkavičiaus Šv.
Yeni doğan bebekler de daha güçsüz ve zayıf doğmaya başlamıştır.Atitinkamai mažesnių naujagimių oda plonesnė ir pasiraukšlėjusi.
Belçika'da doğması ve bu ülkede futbol eğitimini alması sebebiyle Belçika millî takımını seçti.Gimė makedonų šeimoje Belgijoje, treniravosi belgų ir olandų futbolo klubų jaunimo komandose.
İlk ikiz baş aşağı doğmadığı zaman C-bölüm genellikle tavsiye edilir.Pirmasis sveria 100 g, dažniausiai būna neapvaisintas.
Geminin üzerinde bir güneş doğmaktadır.Horisondil on tõusev päike.
1975 yılında çıkardığı ilk albümü Horses ile punk rock'ın doğmasında en etkili isimlerden biri oldu.Tema debüütalbum "Horses" (1975) oli New Yorgi punk rock'i liikumise esimene avaldatud album.
İkiz bir batımda iki bebeğin birden doğmasıdır.Kaksikud on samast rasedusest sündinud kaks järglast.
Lyon taraftarı oğlunun doğmasının ardından kendisi için pankart açmıştır.Dryden võttis oma poja pärast selle sündi endale.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.49 dni opravljaj dobra dela in moli, da se boš ponovno rodil kot človek.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Czyń dobre uczynki przez 49 dni... i módl się, aby znowu narodzić się jako człowiek.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.De goede daden in 49 dagen, en bid dat je wordt herboren weer als mens.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Fă acte de caritate timp de 49 de zile şi roagă-te să renaşti tot om.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Hãy làm những điều tốt trong 49 ngày này, và cầu nguyện để được đầu thai thành người lần nữa.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Konej dobročinné skutky po 49 dní, a modli se, ať se zase zrodíš, jako člověk.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Lakukanlah perbuatan baik selama 49 hari... ...dan berdoa agar terlahir kembali sebagai manusia.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Lleva a cabo actos de caridad durante 49 días, y ruega volver a nacer como ser humano.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Sois charitable pendant 49 jours, et prie pour renaître sous forme humaine.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Бъди доброжелателен през тези 49 дни, и се моли да се преродиш отново в човек.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.,תעשה מעשים טובים במשך 49 יום .והתפלל להיוולד לבן אדם שוב (גלגול נשמות)
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.Jos perhe saa kaksoset, vanhempainrahakausi on 60 arkipäivää pidempi.
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.Om familjen får tvillingar är föräldrapenningperioden 60 vardagar längre.
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.Si la famille a des jumeaux, la période d'allocations parentales est supérieure de 60 jours ouvrables.
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.Если в семье рождается двойня, выплата родительского содержания продлевается на 60 рабочих дней.
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.وإذا ولد للعائلة توأمان فتطول هذه الفترة لـ 60 يوما عمل.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.a že lepšie nad obojich je tomu, kto ešte vôbec nebol, kto nevidel zlého skutku, ktorý sa deje pod slnkom.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.còn kẻ chưa được sanh ra, chưa thấy những gian ác làm ra dưới mặt trời, ta cho là có phước hơn hai đằng kia.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.E melhor do que uns e outros é aquele que ainda não é, e que não viu as más obras que se fazem debaixo do sol.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.En het beste af zijn zij, die nooit werden geboren en al het kwaad en onrecht op aarde niet zullen zien.