doğaya ile cümle
doğaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O doğaya etki edebilir.Potrebbe rientrare in Naturalista.
Aristo doğaya dair birçok çalışma yapmış, birçok bitki ve hayvan türünü incelemiş ve kategorize etmiştir.Durante il viaggio e soggiorno in India, vennero studiate e catalogate moltissime specie vegetali ed animali.
Doğaya uygunluk aranmaz."Non amo il naturalismo.
Sizin yaptığınız her büyü doğaya aykırı zaten."В день колдунов следует остерегаться порчи, которую могут на Вас наслать.
Sonuncusu ise "Dünyanın kanseri olma, doğaya yer bırak"tır.Не будьте раковой опухолью для земли, природе тоже оставьте место!
Doğaya ve barışa önem verir.Люблю и восхищаюсь природой.
Aristo doğaya dair birçok çalışma yapmış, birçok bitki ve hayvan türünü incelemiş ve kategorize etmiştir.قام أرسطو بكثير من الدراسات المتعلقة بالطبيعة ونصف وقام بأبحاث بدقة عن كثير من النباتات والحيوانات.
Bu şekilde doğaya geri dönüşümü sağlanmaktadır.واشارت إلى أن العودة إلى الطبيعة.
Sonuncusu ise "Dünyanın kanseri olma, doğaya yer bırak"tır.لا تكونوا سرطاناً فوق الأرض، أفسحوا مجالا للطبيعة، أفسحوا مجالاً للطبيعة .
O her ne kadar çocuksu bir doğaya sahip olsa da, dövüşmekte oldukça iyidir.Embora sua mentalidade de criança, ele é muito bom em combates.
Avcılık için uygun bi doğaya sahipdir.Possui um instinto natural de caça.
Mutluluğa ulaşmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir.Para viver em sociedade, é preciso a razão ao homem natural.
Gelgit barajları doğaya zararlı değildir.Grilos são inofensivos aos seres humanos.
Sizin yaptığınız her büyü doğaya aykırı zaten."Ook vertelde iedere heks welke boze daden hij of zij verricht had.
Doğaya can verir.Het ontwaken der natuur.
İnsanları doğaya yönlendirme, motivasyon ve kişisel gelişim adına hizmet vermektedir.Zij geeft cursussen in Persoonlijkheid en Sociale Ontwikkeling, alsmede in Motivatie.
Bu şekilde doğaya geri dönüşümü sağlanmaktadır.Dus is een terugkeer naar de natuur noodzakelijk.
Şu anda, bu kaplanları 2008 yılında vahşi doğaya salma amaçlı yetiştirme çabaları vardır.Het doel van het herstelplan is om tegen 2008 ongeveer 100 wolven uit te zetten in het wild.
Çoğu kişi Onun doğaya, özellikle denize aşık olduğunu düşünüyordu.W rzeczywistości był miłośnikiem przyrody, w szczególności morza.
Doğaya uygunluk aranmaz.Nie obchodzi go natura.
İnsan, doğaya göre sosyal bir hayvandır.Człowiek jest z natury istotą społeczną.
Hayvanların özgür bırakılarak doğaya salınması.Det går ut på att släppa djur fria ut i naturen.
Sonuncusu ise "Dünyanın kanseri olma, doğaya yer bırak"tır.Var inte en cancer på jorden - lämna utrymme för naturen.
Bu yüzden Ukrayna'da 1928 ve 1950 yılları arasında toplam 10.000 civarında rakun köpeği doğaya salınmıştır.Därför sattes i Ukraina mellan 1928 och 1950 omkring 10 000 individer ut i naturen.
O her ne kadar çocuksu bir doğaya sahip olsa da, dövüşmekte oldukça iyidir.Trots hans barnsliga beteénde så är han väldigt bra på att fightas!
Doğaya can verir.Flykten till naturen.
Doğaya uygunluk aranmaz.Ми не даємо порад природі.
Tara "Bu doğaya aykırı" der.Скажімо, такий: “У природі нема протиріч.
Mutluluğa ulaşmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir.Щоб бути щасливим, треба жити у гармонії з собою.
Gelgit barajları doğaya zararlı değildir.Zahrady nejsou věrnou napodobeninou přírody.
Yeryüzünü korur. Doğaya can verir. Yeşillik alanlarda rüzgar olup gezer.Alahçın je ochránkyní země, dárkyně života přírodě.
Yani canlı olarak doğaya salınır.El este conservat, uscându-se în condiții naturale.
Gelgit barajları doğaya zararlı değildir.Copacii, în schimb, nu apar de la natură.
Doğaya ve barışa önem verir.Ocrotirea naturii și a mediului înconjurător.
Mutluluğa ulaşmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir.Falun élni jószerével annyi, mint újra a természetben élni.
Sonuncusu ise "Dünyanın kanseri olma, doğaya yer bırak"tır.Älkää olko syöpä maan päällä - jättäkää tilaa luonnolle.
Doğaya uygunluk aranmaz.Luonnolle ei koitunut haittaa.
Madde Dört. -Arılık vaazı, kamusal açıdan doğaya aykırılığa kışkırtmadır.Kaukinen, Miika: Rahamies kumartaa keskeneräisyydelle luonnostaan.
Gelgit barajları doğaya zararlı değildir.Rakennekynnet eivät suoranaisesti vahingoita luonnonkynttä.
Sonuncusu ise "Dünyanın kanseri olma, doğaya yer bırak"tır.Να μην είστε καρκίνος για τον πλανήτη - Αφήστε χώρο για τη φύση - Αφήστε χώρο για τη φύση.
Doğaya uygunluk aranmaz.Στερείται, συνεπώς, φυσικότητας.
Hayvanların özgür bırakılarak doğaya salınması.Morale: Lad dyrene blive i naturen.
Doğaya dönük, insanı doğa içinde ele alan şiirler yazdı.Naturpatruljen var et børneprogram, der foregik i naturen.
Mutluluğa ulaşmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir.For å oppnå lykken måtte man leve det enkle liv forent med naturen.
Hayvanların özgür bırakılarak doğaya salınması.Det er planlagt utsetting av dyr i naturen.
Deizm mantığa ve doğaya dayalıdır, vahye değil.Dengan demikian, sebenarnya Rahwana telah menculik Wedawati bukannya Sinta.
Doğaya dönük, insanı doğa içinde ele alan şiirler yazdı.Semua puisi yang pernah dia tulis dekat dengan alam.
O doğaya etki edebilir.Orang tersebut mengalami naturalisasi.
Doğaya yaptığı âletlerle üstün gelen insanları niteler.Manusia yang hanya menerima begitu saja agama-agama yang diajarkan kepadanya.
Sizin yaptığınız her büyü doğaya aykırı zaten."魔術師(ソルスリエ) 魔術が使える全ての知的生物を指す。
Bilgi ve bilgeliklerini (sanatkarlıklarını icra ederek) taşlara, dağlara, doğaya yansıttılar.また豊富な知識や的確なアドバイスによりエースの中山、口さがないムードメーカーの山本らにもその力量を認められる。
Avcılık için uygun bi doğaya sahipdir.狩りに適した良い野という意味である。
Doğaya aykırı olduğu için kınanır.自然は不自然を嫌う、と言われる。
İnsana ait özelliklerin doğaya aktarılması durumudur.即ち、人物像を自然主義的に表す点である。
Yani canlı olarak doğaya salınır.そのまま自然消滅することとなった。
Deizm mantığa ve doğaya dayalıdır, vahye değil.道光癸卯舉於鄉,丁未成進士,入詞垣。
Doğaya can verir.자연을 키운다.
Bu şairlerin aşkı kadına, doğaya veya güzelliklere değil ilaha'dır.이 아버지가 원하는 딸들은 아리땁고 사랑스러운 딸들이 아니다.
Şu anda, bu kaplanları 2008 yılında vahşi doğaya salma amaçlı yetiştirme çabaları vardır.참고로, 초록뱀 미디어는 2008년에 일지매를 드라마로 제작한 적이 있다.
Çünkü insan, yaşamını sürdürebilmek için, doğaya uygun bilgiler edinmek durumundadır.인간은 자연이 재생할 수 있도록 자신의 생태적 위치로 돌아가야 한다.
İlgili Sayfalar