doğasında ile cümle
doğasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.L'espace, c'est quelque chose qui se plie hors de lui-même en des mondes complètement nouveaux.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Raum ist etwas, dass sich aus sich selbst nach aussen in komplett neue Welten entfaltet.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Spaţiul este ceva care se traduce în lumi complet noi.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Оно способно создавать новые формы само из себя.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Пространството е нещо, което се разгръща от себе си в напълно нови светове.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.מרחב זה משהו שנפרש מתוך עצמו לעולמות חדשים לגמרי.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.الفضاء هو شيء يفض طيات نفسه الى عوالم جديدة كلية.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.その空間は驚くべきものなので
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Aber ich möchte über einen Aspekt der DNA-Forschung sprechen, und das ist die physische Erscheinung der DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Ale chci mluvit o jiném aspektu vědy zabývající se DNA, a to je fyzická povaha DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Ale ja chcem hovoriť o inom aspekte vedy o DNA, a to o fyzickej podstate DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.A želel bi predstaviti drugačen pogled na znanost DNK, in sicer fizikalno naravo DNK.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Chcę opowiedzieć o innym aspekcie DNA, którym jest jego fizyczna natura.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.De én a DNS más vonatkozásiról szeretnék most beszélni, és ezek a DNS fizikai tulajdonságai.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Maar ik wil praten over een ander aspect van DNA-wetenschap, namelijk de fysieke aard van DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Ma io voglio parlare di un altro aspetto della scienza del DNA, cioè della natura fisica del DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Mais je veux vous parler d'un autre aspect de la science de l'ADN, c'est-à-dire la nature physique de l'ADN.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Mas eu queria falar de algo diferente na ciência do DNA, e que é a sua natureza física.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Men jag vill tala om en annan aspekt av DNA-vetenskapen, och det är DNA:s fysiska struktur.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Namun saya ingin berbicara tentang aspek DNA yang berbeda yaitu sifat fisik alami dari DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Nhưng tôi muốn nói về một khía cạnh khác của khoa học ADN, và đó là bản chất vật lý của ADN.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Pero yo quiero hablar de otro aspecto de la ciencia del ADN, es decir, de su naturaleza física.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Але я хочу поговорити про інший аспект науки про ДНК, про фізичну природу ДНК.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Но искам да говоря за различен аспект на науката за ДНК и това е физическата същност на ДНК.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Но я хочу поговорить о другом аспекте науки о ДНК и это физическая сущность ДНК.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Cette sagesse n`est point celle qui vient d`en haut; mais elle est terrestre, charnelle, diabolique.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Das ist nicht die Weisheit, die von obenherab kommt, sondern irdisch, menschlich und teuflisch.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Denne visdom kommer ikke ovenfra, men er jordisk, sanselig, djevelsk;
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Dette er ikke den Visdom, som kommer ovenfra, men en jordisk, sjælelig, djævelsk;
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Essa não é a sabedoria que vem do alto, mas é terrena, animal e diabólica.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Esta no es la sabiduría que desciende de lo alto, sino que es terrenal, animal y diabólica
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Ez nem az a bölcsesség, a mely felülrõl jõ, hanem földi, testi és ördögi.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Înţelepciunea aceasta nu vine de sus, ci este pămîntească, firească (Greceşte: sufletească.), drăcească.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Kebijaksanaan semacam itu tidak berasal dari surga. Ia berasal dari dunia, dari nafsu manusia, dan dari setan
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.이러한 지혜는 위로부터 내려온 것이 아니요 세상적이요 정욕적이요 마귀적이니
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Neníť zajisté ta moudrost shůry sstupující, ale jest zemská, hovadná a ďábelská.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Nie jestci ta mądrość z góry zstępująca, ale ziemska, bydlęca, dyjabelska.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Non è questa la sapienza che viene dall'alto: è terrena, carnale, diabolica
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Sự khôn ngoan đó không phải từ trên mà xuống đâu; trái lại, nó thuộc về đất, về xác thịt và về ma quỉ.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Sự khôn_ngoan đó không phải từ trên mà xuống đâu ; trái_lại , nó thuộc về đất , về xác_thịt và về ma_quỉ .
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Tämä ei ole se viisaus, joka ylhäältä tulee, vaan se on maallista, sielullista, riivaajien viisautta.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Tá múdrosť neprichádza s hora, ale je pozemská, telesná, démonská.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.To ni modrost, ki prihaja od zgoraj, ampak zemeljska, živalska, vražja.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Η σοφια αυτη δεν ειναι ανωθεν καταβαινουσα, αλλ' ειναι επιγειος, ζωωδης, δαιμονιωδης.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Не сходить ся премудрость звише, а земна (вона), душевна, бісовська.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Но Той дава една голяма благодат; затова казва: "Бог на горделивите се противи, а на смирените дава благодат".
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.Это не есть мудрость, нисходящая свыше, но земная, душевная, бесовская,
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.אין זאת החכמה הירדת ממעל כי אם חכמת אדמה היא וחכמת היצר והשדים׃
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.ليست هذه الحكمة نازلة من فوق بل هي ارضية نفسانية شيطانية.
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.這 樣 的 智 慧 、 不 是 從 上 頭 來 的 、 乃 是 屬 地 的 、 屬 情 慾 的 、 屬 鬼 魔 的
Böylesi ‹‹bilgelik›› gökten inen değil, dünyadan, insan doğasından, cinlerden gelen bilgeliktir.這樣 的 智慧 、 不 是 從上頭來 的 、 乃是 屬地 的 、 屬情慾 的 、 屬鬼魔 的
Bu, doğasında olmayan bir şey yapması içinEs decir, cuando se manipula una semilla en un laboratorio para hacer algo no previsto por la Naturaleza
Bu, doğasında olmayan bir şey yapması için그것은 씨앗이 실험실에서 조작되는 것인데
Bu, doğasında olmayan bir şey yapması içinTo znamená, že semena jsou upravena v laboratoři, aby dělala něco, co pro ně příroda neměla v úmyslu.
Bu, doğasında olmayan bir şey yapması içinW laboratoriach manipuluje się nasionami, żeby stworzyć coś, co jest sprzeczne z naturą.
Bu, doğasında olmayan bir şey yapması içinשזה כשמטפלים במעבדה בזרע
Bu, doğasında olmayan bir şey yapması içinومن ثم البذور التي يتم التلاعب بشيفرتها الجينية ..
Bu, doğasında olmayan bir şey yapması için自然の摂理に反しています
Bu gece, merhamet ve karşılıklılık etiğini insan doğasından kaynaklandığını göstermeye çalışacağım.Ik ga vanavond beweren dat compassie en de gouden regel in zekere zin eigen zijn aan de menselijke natuur.
Bu gece, merhamet ve karşılıklılık etiğini insan doğasından kaynaklandığını göstermeye çalışacağım.제가 오늘 밤에 이야기하고자 하는 바는, 동정심과 황금률이 어떤 면에서는, 이러한 감정이 인간 본성에 내제되어 있다는 것입니다.