Ana içeriğe geç
Sözlük

doğası ile cümle

doğası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Deneyin amacı şimşek ve elektriğin doğası hakkında bilinmeyen gerçekleri açıklamaktır.وكان هدف التجربة هو كشف النقاب عن طبيعة البرق والكهرباء .
Sıkı bir anlamda edebiyat doğasının ve edebiyat analiz yöntemlerinin sistematik çalışmasıdır.نظرية أدبية وتعني، بالمعنى الدقيق للكلمة، الدراسة المنهجية لطبيعة الأدب وطرق تحليل الأدب.
Yeşil Siyonizm, Siyonizm’in İsrail’in doğasıyla ilgilenen bir dalıdır.صهيونية خضراء هي فرع من الصهيونية يُعنى أساساً ببيئة إسرائيل.
Hayatın anlamı, insan varlığının doğası ile ilgili bir kavram.فأعتقد أن هذا يكشف شيئا عن طبيعة البشر...
Daha yeni deneyler kütlesi 6910 amu'ya varan moleküllerin nicem doğasını kanıtladı.وتثبت التجارب المعاصرة الطبيعة الكمية للجزيئات حتى وزن 6910 وحدة كتلة ذرية.
Bunların birçoğu gerçekçi bir etki üretmenin doğasında olan teknik güçlükler ile açıklanabilir.وهذا يختلف تمامًا عن المفهوم الحالي الذي يمكن تحقيقه تقنيًا للواقع الافتراضي.
Doğası Leomon ile kavga etmek.لعب مع لوليتيانو.
Diğer bir farklılık ise bilginin doğası gereği soyutlanabilir olmayışıdır.من وجهة نظر البوذيّة، لا يمكن فصل علم الاقتصاد عن المعارف الأخرى.
Gelişmekte olan sporun şiddetli doğası, ABD makamlarının dikkatini çekti.A natureza violenta do esporte em crescimento atraiu a atenção de autoridades dos Estados Unidos.
Hatta bunun ötesinde, insan doğası iki anahtar rol oynar.No entanto, mesmo além disso, a natureza humana desempenha dois papéis principais.
Alman İdeoloji’sinde şu formülasyonu kullanır: ‘onların ihtiyaçları, sonuçta onların doğası’dır.Em A Ideologia Alemã, ele usa a formulação: "suas necessidades, consequentemente, sua natureza".
Mısır inanışına göre adlar belirledikleri nesnelerin asıl doğasını ifade eder.Na crença egípcia, os nomes expressam a natureza fundamental das coisas a que se referem.
İş, "insan doğası"nın gerçekleşmesi yerine sadece daha fazla zenginlik yaratmak içindir.O trabalho é usado apenas para criar mais riqueza, em vez de alcançar o cumprimento da natureza humana.
Bu gibi çoğu durumda ilk özgün nesnenin doğası gizemlidir.Em muitos desses casos, a natureza do objeto original é misteriosa.
Şarkı ''bazı ilişkilerin kırılganlığı ve kırılganlık doğasıyla ilgili.Ela explicou que a canção é sobre "a fragilidade e a natureza quebrável de algumas relações.
Zeytin ve meşe ağaçları ayrıca İtalya doğasının karakteristiğidir.Ambos, os carvalhos e as oliveiras, também são característicos da paisagem italiana.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Pessoas “amigáveis” têm também uma visão otimista da natureza humana.
Bunun sonucu olarak insan kendi doğasına yabancılaşır.Desse modo, a humanidade acaba por estranhar sua própria criação.
Dünya'nın manyetik alanının doğası heteroskedastik dalgalanmalardan biridir.A natureza do campo magnético da Terra é de flutuação heteroscedástica.
Karanlık madde ve karanlık enerjinin doğası hâlâ tam olarak bilinmemektedir.A natureza da energia escura e da matéria escura é desconhecida.
Bayramov’un empatik doğası ve odaklandığı kişilere yakınlığı başarısını açıklayan özelliklerinden bazılarıdır.A natureza empática de Bayramov e a proximidade com seus modelos ajuda a explicar seu sucesso neste gênero.
İnsan doğasını tümden reddetmek insanı edimsel olarak umutsuzluğa götüren bir noktada durmaktır.Suplício do qual o homem, cumprindo seu destino, libertou-se e transcendeu.
O zamanlar maddenin atomik doğası hala tartışmalı bir kavramdı.Foi defensor da teoria atómica, numa época em que esta ainda era bem controversa.
Thomas Young’un ışığın dalga doğasını gösterdiği Çift yarık deneyi.A difração em fenda dupla é demonstrada pela experiência da dupla fenda de Thomas Young.
Optimizasyona benzer şekilde, izlerin doğrusal doğası nedeniyle bu kolaydır.Como uma laranja é algo que a natureza simplesmente fez corretamente.
Merkezi bileşen R136a'nın doğası başlangıçta belli değildi.A natureza exata de R136a permaneceu incerta e foi tópico de discussão intensa.
Ama insan özü, tek tek bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir.Mas a essência do homem não é uma abstração inerente a cada indivíduo.
Bunun için özellikle kuralların doğasını analiz etmeye yönelmiştir.Vai diretamente para a questão de como as leis da natureza são construídas.
Ayrıca kadının doğası, mantığı ve ruhuna dair sorularla uğraşmıştır.Também é discutida qual é a natureza de milagres e da alma.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Roepen wij, zo dier verpligt Aan dit zegenbaarend licht; Spâ ga zulk een heilzon onder!
Zeytin ve meşe ağaçları ayrıca İtalya doğasının karakteristiğidir.Eiken en olijfbomen zijn ook karakteristieke elementen van het Italiaanse landschap.
Karanlık madde ve karanlık enerjinin doğası hâlâ tam olarak bilinmemektedir.Waaruit die donkere materie en donkere energie bestaan is nog onbekend.
Bu resminde, Van Gogh annesinin ağırbaşlı ve gururlu doğasını resmeder.In dit schilderij legde Van Gogh de waardige en trotse natuur van zijn moeder vast.
1986 yılından bu yana, doğal ve arkeolojik çevrenin kırılgan doğası nedeniyle park turizme kapalıdır.Sinds 1986 is het park niet meer open voor toerisme vanwege de kwetsbare natuur.
( İnsan doğası azalıp çoğalmaz. )Wat, wanneer zij zich niet vermenigvuldigen? (..)
Albümün teması genel olarak isyanın doğasıdır.Thema van het album is de grootsheid van de natuur.
Bunun sonucu olarak insan kendi doğasına yabancılaşır.Zo'n mens vervreemdt van zijn eigen natuur.
Avrupa’daki yönetim ilkeleri doğası gereği oldukça toplumsal olan destekleyici unsurlara sahiptir.Managementprincipes hebben in heel Europa een onderbouwing die sterk maatschappelijk van aard is.
Bu ihtiyaç az veya çok her insanın doğasında vardır.Deze angst bestaat in meer of mindere mate bij ieder mens.
Magmanın içinde bulunan silis (bazalt-andezit), doğası gereği patlamaları artırmıştır.De wereld, die zij in een roes der zinnen heeft gezocht is haar verderf geworden.”
Bu durum, kadın cinselliğinin doğası hakkında birçok araştırma yapılmasını sağlamıştır.Er is veel onderzoek gedaan naar vormen van vrouwendiscriminatie.
İnsan tutkularının ve doğasının bastırılmasına inanmaz.Hij gelooft niet het recht te hebben de hartstochten van de mensen op te zwepen.
Aynı zamanda doğası sayesinde turizm de ekonomisinde önemli yer tutmaktadır.Vanwege het historisch centrum vormt toerisme tevens een belangrijk onderdeel van de economie.
Sakin bir doğası vardır.Het is een rustig eiland.
Düşünme ve düşüncenin doğası nedir?Wat is het verband tussen denken en taal?
Devlet, doğası gereği kötüdür, kötü olduğu için değil.Wat onnatuurlijk is is slecht U is onnatuurlijk Daarom is U slecht.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.De humanistische psychologie heeft een positieve blik op de menselijke aard.
Ekoturizmle iletilenlerin doğası üzerine.Kritiek op het ecotoerisme is er zeker.
Karanlık madde ve karanlık enerjinin doğası hâlâ tam olarak bilinmemektedir.Właściwości ciemnej materii i ciemnej energii są w dużym stopniu nieznane.
Yeni seçilen devlet armasının Beyaz Rusya halkının barışçıl doğasını vurgulamak olduğu ifade edilmiştir.W swoim założeniu nowa symbolika państwowa miała podkreślać pokojowy charakter narodu białoruskiego.
Vaşaklar doğası gereği yalnız dolaşır ve sadece geceleri avlanırlar.Rekin tygrysi prowadzi samotny tryb życia, poluje w nocy.
Bu sayede "muhteşem insan doğasını" anlayabilecekti.Można je rozumieć zatem jako „mąż wspaniałej sławy”.
Paranoya romanları bazen gerçekliğin özel doğasını araştırıyor.W przypadkach psychoz dereizmowi często towarzyszy urojeniowe interpretowanie rzeczywistości.
Çok güzel doğası ve tabiatı olan Sapanlı mahallesi.Jest miejscem pięknej przyrody i ciszy.
LaVeyan satanistlere göre, Şeytan; insanın vahşi doğasını temsil etmektedir.Według katarów szatan (lub zły bóg) stworzył ciała ludzkie.
Zengin doğası turizmin en önemli çekiciliğidir.Główną atrakcję turystyczną stanowi bogata przyroda.
Elektriğin doğası gereği depolanması ve istenildiği anda mevcut olması zordur.Elektricitet är av naturen svår att lagra och måste vara tillgänglig när den behövs.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Vi kommer att förtrycka dem genom Guds ordning och Guds kallelse till bön."
Karanlık madde ve karanlık enerjinin doğası hâlâ tam olarak bilinmemektedir.Egenskaperna hos mörk energi och mörk materia är i stort sett okända.
Kasaba güzel doğası ve yetiştirdiği önemli kişilerle bilinir.Trakten är känd för sin vackra och storartade natur.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod