Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Το πέταγμα είναι ένα εγγενώς δύσκολο πράγμα.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Полёт по своей сути - очень сложный процесс.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Політ за своєю природою - це важка справа.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.תעופה היא דבר קשה מטבעו.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.فالطيران يعتبر بطبيعته من الأشياء الصعبة.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.脊椎動物の飛行が進化したのは 3回しかありません
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.A conclusão geral é que, quando pensamos na economia, temos esta linda visão da natureza humana.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.A tanulság az, hogy a hagyományos gazdaságtan az embert csodálatos lénynek tekinti.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Concluzia generală este că atunci când ne gândim la economie avem această frumoasă părere despre natura umană.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Den är att när vi tänker på ekonomi så har vi en positiv bild av den mänskliga naturen.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Es que es que cuando pensamos sobre economía tenemos esta visión hermosa de la naturaleza humana.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Hovedpointen er at når vi tænker på vores økonomiske system, det smukke billede af menneskelig natur.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Il punto generale è che quando pensiamo all' economia abbiamo questa bella visione della natura umana
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Jos ajattelemme taloustieteitä, meillä on kaunis näkemys ihmisluonteesta.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Kiedy myślimy o ekonomii mamy piękny obraz ludzkiej natury.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.요점은 우리가 경제학에 대해서 생각할 때 우리는 인간본성에 대한 아름다운 관점을 가지고 있다는 것입니다.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Splošna ugotovitev je, da ko razmišljamo o ekonomiji, si zamišljamo čudovit pogled na človeško naravo.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.V tom, že keď myslíme na ekonomiku, máme predstavu krásnej ľudskej podstaty.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Základem je, že když přemýšlíme o ekonomii, tak idealizujeme lidskou povahu.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Το κύριο θέμα είναι ότι όταν σκεφτόμαστε τα οικονομικά, βλέπουμε αυτήν την όμορφη εικόνα της ανθρώπινης φύσης.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.В рамках традиционной экономики пред нами встает замечательный образ рационального человека.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.Идеята е, че когато говорим за икономиката, имаме красива представа за човешката същност.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.הנקודה באופן כללי היא שכאשר אנו חושבים על כלכלה יש לנו את ההשקפה היפה הזאת על הטבע האנושי.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.النقطة العامة هي أننا نفكر حول الإقتصاد بأن لدينا هذه النظرة الجميلة حول الطبيعة البشرية.
Şöyle ki, ekonomide insan doğasına dair beğeniyle bezenmiş bir bakış açısı vardır.この美しい人間性という面に触れます 「人間とはなんたる傑作か!理性の高貴なること!」
Tamamen emin olamama sebebimiz, yargı sistemimizdeki kanıt korumasının doğası gereğidir.우리가 절대적으로 확신할 수 없었던 이유는 현재의 재판 제도하에서 증거를 보존하는 방법의 특성 때문일겁니다.
Tamamen emin olamama sebebimiz, yargı sistemimizdeki kanıt korumasının doğası gereğidir.La raison pour laquelle nous n'en sommes pas surs, vient de
Tamamen emin olamama sebebimiz, yargı sistemimizdeki kanıt korumasının doğası gereğidir.Nie mamy pewności z powodu metod przechowywania dowodów w systemie prawnym.
Tamamen emin olamama sebebimiz, yargı sistemimizdeki kanıt korumasının doğası gereğidir.Мы не можем быть уверены наверняка из-за специфики хранения доказательств в судебной системе нашей страны.
Tamamen emin olamama sebebimiz, yargı sistemimizdeki kanıt korumasının doğası gereğidir.הסיבה שאנו לא לגמרי בטוחים נובעת מאופי שימור הראיות במערכת המשפטית שלנו.
Tamamen emin olamama sebebimiz, yargı sistemimizdeki kanıt korumasının doğası gereğidir.السبب أننا لسنا متأكدين تماما هو طبيعة حماية الأدلة في نظامنا القضائي،
Tamamen emin olamama sebebimiz, yargı sistemimizdeki kanıt korumasının doğası gereğidir.司法制度における証拠保存の本質に関わる問題ですが 司法制度における証拠保存の本質に関わる問題ですが またそれは 別の TEDx の機会に (笑)
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"Deus criou o ambiente da Terra apenas para que nós possamos viver nele."
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?-- "Dieu a conçu l'environnement de cette planète pour que nous puissions y vivre."
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"Dio ha progettato l'ambiente di questo pianeta in modo che noi potessimo viverci."
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"Dios diseñó el medio ambiente de este planeta para que nosotros pudiéramos vivir en él."
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"Isten azért teremtette a természetet, hogy élhessünk benne."
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?Δείτε αυτό: "Ο Θεός σχεδίασε τον πλανήτη μόνο για να μπορούμε να ζήσουμε εμείς".
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"Бог е проектирал средата на тази планета точно така, че да можем да живеем в нея."
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"Бог сотворил окружающую среду этой планеты таким образом, чтобы мы могли в ней жить".
Tanrı'nın doğasını sorgulayabilir.A je to popravdě ta nejúžasnější věc na světě.
Tanrı'nın doğasını sorgulayabilir.Isten sajátosságairól.
Tanrı'nın doğasını sorgulayabilir.신의 본성에 대해 질문을 던질 수 있습니다.
Tanrı'nın doğasını sorgulayabilir.על טבעו של אלוהים.
Tanrı'nın doğasını sorgulayabilir.وحتى عن طبيعة الإله
Tanrı'nın doğasını sorgulayabilir.脳はこの世でもっとも驚嘆すべき物体なのです
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş. Burada doğa hakkında çok temel bir şey söylüyor.Uanset om Gud eksisterer eller ej, siger citatet noget fundamentalt om vores natur.
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş. Burada doğa hakkında çok temel bir şey söylüyor.Законите на природата са математическите мисли на Господ -
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.Che Dio esista o meno e/o sulla natura di Dio.
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.Či Boh existuje alebo nie alebo na jeho podstatu.
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.Czy istnieje Bóg lub jaka jest jego natura.
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.Daca exista sau nu, sau care este natura Sa
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.Het zegt iets fundamenteels over de natuur.
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.이것은 신의 존재 여부와 관계 없이
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.Ob Gott existiert oder das Wesen Gottes.
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.Oli Jumalaa tai ei, ja oli Hän minkälainen vain.
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.Thiên Chúa hay không tồn tại hoặc bản chất của Thiên Chúa.
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.سواء كان وجود الآله أو طبيعته
Tanrının var olup olmadığına ve tanrının doğasına değinilmiş.その引用は、自然の根本に関わる何かをいいあてています。
Tanrı ve tanrının doğası hakkında konuşmuyorlar.Bóg i boska natura nie są wspomniane.