Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Chciałem opowiedzieć o zabawkach i ich mocy.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Haluan puhua leluista ja luontaisesta voimasta, jonka niissä näen.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Ich will über Spielzeuge und die ihnen innewohnende Macht reden.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Je veux vous parler des jouets et du pouvoir qui leur est inhérent.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.오늘 전 장난감과 그 안에 담긴 힘을 이야기할 겁니다.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Quero falar de brinquedos e do seu poder inerente.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Quiero hablar de juguetes, y el poder inherente que veo en ellos.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Voglio parlare di giocattoli, e del potere che vedo in loro.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Vreau să vorbesc despre jucării şi puterea inerentă pe care o văd în ele.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Искам да говоря за играчки, и силата, която виждам присъща в тях.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Я хочу поговорити про іграшки, і про силу, яку бачу в них.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.Я хочу поговорить об игрушках, о том, какой силой они обладают.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.אני רוצה לדבר על צעצועים, ועל הכוח הטבוע בהם.
Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.أريد أن أتحدث عن الالعاب، والقوة المتصلة بهم.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.그들은 파일, 비디오 게임, 지식 등을 공유하면서 자라났습니다. 그것은 그들의 제 2의 천성입니다.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Crescono condividendo - file, video game, conoscenza è la loro seconda natura.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.De växer upp i en kultur där man delar filer, dataspel, kunskap; det är självklart för dem.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Dorastają dzieląc się -- filmami, grami, wiedzą; to dla nich druga natura.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Eles estão a crescer partilhando — ficheiros, videojogos, conhecimentos. Para eles é uma segunda natureza.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Están creciendo con intercambio de archivos, videojuegos, de conocimiento; es natural para ellos.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Eu au crescut distribuind -- fișiere, jocuri video, cunoaștere, este o a doua natură pentru ei.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Họ đang lớn lên chia sẽ -- dữ liệu, trò chơi, kiến thức, đó là bản năng thứ hai của họ.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Rostou a sdílí -- soubory, video hry, vědomosti, považují to za samozřejmost.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Sie wachsen auf und teilen -- Dateien, Videospiele, Wissen; das ist ihnen in Fleisch und Blut übergegangen.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Vyrastajú zdieľajúc -- súbory, video hry, poznanie; považujú to za prirodzenosť.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Zij groeien op met delen -- bestanden, video spellen, kennis; Het is als een tweede natuur voor hen.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Μεγαλώνουν μοιραζόμενοι - αρχεία, ηλεκρονικά παιχνίδια, γνώση. Είναι δεύτερη φύση γι 'αυτούς.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Они растут и привыкают делиться — файлами, видеоиграми, знаниями; это их вторая натура.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Те израстват споделяйки - файлове, видео игри, знания: за тях това е втора природа.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.ובנינו את הגדרות ויצרנו את תחומי השליטה והפעולה הקטנים שלנו. אבל הדברים משתנים עכשיו,
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.انهن نشأوا وهم يتشاركون -- الملفات، وألعاب الفيديو، والمعرفة؛ انها طبيعة ثانية لهم.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.共有して育ってきました 共有は、彼等にとって第二の本能なのです 私も含めてX世代というのは
- Peki ya insan doğası?- Ce ne puteți spune despre " natura umană " ?
Sevgili Fox Haberleri, Ortaya çıkmıştır ki Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.Cara Fox News, infelizmente, tomámos, conhecimento de que o nome e a natureza do Anonymous foram devastados.
Sevgili Fox Haberleri, Ortaya çıkmıştır ki Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.Dragă Fox News, din nefericire am aflat că atât numele cât și natura 'Anonimului' au fost devastate.
Sevgili Fox Haberleri, Ortaya çıkmıştır ki Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.Drahé Fox News, naší pozornosti neunikla nešťastná zpráva, že dobré jméno a podstata Anonymous byly poškozeny.
Sevgili Fox Haberleri, Ortaya çıkmıştır ki Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.Drahý Fox News, do našej poľutovaniahodnej pozornosti sa dostalo, že meno aj povaha Anonymous-u boli zničené.
Sevgili Fox Haberleri, Ortaya çıkmıştır ki Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.Αγαπητό Fox News, υπέπεσε δυστυχώς στην αντίληψή μας ότι το όνομα και η φύση των Ανώνυμων έχει ρημαχτεί.
Sevgili Fox Haberleri, Ortaya çıkmıştır ki Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir."Любі Fox News, напривеликий жаль нам стало відомо, що як ім'я так і сутність Анонімів були зруйновані.
Sevgili Fox Haberleri, Ortaya çıkmıştır ki Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.Мили Fox News, за съжаление разбрахме, че и името, и естеството на Анонимен са били опустошени.
Siber silahlar doğası gereği tehlikelidirler, ama ek olarak, daha da dengesiz bir ortamdan ortaya çıkıyorlar.이렇게 사이버 무기는 그 성격 자체만으로도 위험한데 현재의 등장 환경은 과거보다 훨씬 더
Siber silahlar doğası gereği tehlikelidirler, ama ek olarak, daha da dengesiz bir ortamdan ortaya çıkıyorlar.Så cybervåben er farlige karakter af natur, men derudover udvikler de sig i et meget mere ustabilt miljø.
Siber silahlar doğası gereği tehlikelidirler, ama ek olarak, daha da dengesiz bir ortamdan ortaya çıkıyorlar.Takže kyber-zbraně jsou nebezpečné nejen svou povahou, ale navíc vyvolávají velmi nestabilní prostředí.
Siber silahlar doğası gereği tehlikelidirler, ama ek olarak, daha da dengesiz bir ortamdan ortaya çıkıyorlar.Итак, кибероружие опасно по своей природе, но вдобавок, оно появляется в намного менее стабильной среде.
Siber silahlar doğası gereği tehlikelidirler, ama ek olarak, daha da dengesiz bir ortamdan ortaya çıkıyorlar.Така че кибер оръжията са опасни по същество, но в допълнение, те възникват в много по-нестабилна среда.
Siber silahlar doğası gereği tehlikelidirler, ama ek olarak, daha da dengesiz bir ortamdan ortaya çıkıyorlar.אז נשקי סייבר מסוכנים במקור, אבל בנוסף, הם מתגלים
Siber silahlar doğası gereği tehlikelidirler, ama ek olarak, daha da dengesiz bir ortamdan ortaya çıkıyorlar.حتى الأسلحة الالكترونية هي خطيرة بطبيعتها ، لكن بالإضافة إلى ذلك، انها ناشئة
Siber silahlar doğası gereği tehlikelidirler, ama ek olarak, daha da dengesiz bir ortamdan ortaya çıkıyorlar.危険をはらんでいますが 更に具合の悪いことに 最近では 不安定化してきています
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Acum, zborul e oricum dificil.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.A repülés természeténél fogva nehéz dolog.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Bay là một điều vốn dĩ rất khó.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.E voar é uma coisa intrinsecamente difícil.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Fliegen ist von Natur aus eine schwierige Sache.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Il volo è qualcosa di intrinsecamente difficile.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.자, 비행은 선천적으로 힘든 일입니다.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Lot to trudna rzecz.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Nu er flyvning generelt en svær ting.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Vliegen op zich is al ingewikkeld.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Volar es algo intrínsecamente difícil.
Şimdi, uçmak işin doğası gereği zor bir şeydir.Voler est une chose difficile par nature.