"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."É da natureza humana desviar o olhar da doença.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."E' nella natura umana non voler vedere le malattie.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Es humano apartar la vista de las enfermedades.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Es ist menschlich, Krankheit zu ignorieren.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Este în firea umană să nu privești la boală.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Het is menselijk om weg te kijken van ziekte.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Je přirozené nedívat se na bolest.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü.아픈 사람에게서 눈길을 피하는 건 자연스러운 일입니다.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Một cách tự nhiên thôi, người ta không muốn nhìn thấy sự đau ốm.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Sangat manusiawi untuk melihat penyakit dan membuang muka.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."W ludzkiej naturze leży, by odwracać się od choroby.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Είναι στην ανθρώπινη φύση να αποστρέφεσαι την αρρώστεια.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."В човешката природа е да се отвръща поглед от болестта.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."Это в человеческой природе - отводить взгляд от болезни.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü."זה הטבע האנושי להסיט מבט ממחלה.
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü.انها من طبيعة النفس البشرية ان تشيح بنظرها بعيداً عن المرض
"Hastalıklardan uzak durmak insan doğasına özgü.病気から目をそらせるものなのです 命のもろさを
Hayvanat bahçeleri pek tabii ilginç. Fakat öğrettikleri tek şey diğer yaşam türlerinin doğasını hiçe saymak.Z pewnością uczy tylko jak braku poszanowania dla natury innych stworzeń
İçerikleri hazırlamanın, yemekleri hazırlamanın ve yemenin insan doğasının parçası olduğunu umuyorum.음식 재료를 만들고, 식사를 준비하며, 준비된 식사를 먹는 것은 인간 관심사 교류의 모든 부분입니다.
İçerikleri hazırlamanın, yemekleri hazırlamanın ve yemenin insan doğasının parçası olduğunu umuyorum.Očakávam, že príprava prísad, príprava jedál a ich konzumácia je súčasťou spojenia ľudských záujmov.
İçerikleri hazırlamanın, yemekleri hazırlamanın ve yemenin insan doğasının parçası olduğunu umuyorum.Očekávám, že příprava přísad, příprava jídel a konzumace jídla je součástí společenství lidských zájmů.
İçerikleri hazırlamanın, yemekleri hazırlamanın ve yemenin insan doğasının parçası olduğunu umuyorum.אני מצפה לכך שייצור המרכיבים, הכנת המנות ואכילת הארוחות יהיו כולם חלק מטקס שיתוף האינטרסים האנושיים.
İçerikleri hazırlamanın, yemekleri hazırlamanın ve yemenin insan doğasının parçası olduğunu umuyorum.أتوقع أن إنتاج المكونات وتحضير الاطباق وأكل الوجبات كلها أجزاء من التواصل لمصالح البشر.
İçerikleri hazırlamanın, yemekleri hazırlamanın ve yemenin insan doğasının parçası olduğunu umuyorum.食事を準備して 料理を食べることは 人類共通の関心事なのです 私の父が素晴らしい料理人でとても幸運でした
İhtiyacımız olan şey, insan ihtiyaçlarının doğasıyla uyumlu bir değer sistemidir.Ceea ce este necesar este un sistem de valori care sa coiencida cu natura nevoii umane.
İhtiyacımız olan şey, insan ihtiyaçlarının doğasıyla uyumlu bir değer sistemidir.Un système de valeurs est nécessaire qui coïncide avec la nature des besoins humains.
İhtiyacımız olan şey, insan ihtiyaçlarının doğasıyla uyumlu bir değer sistemidir.Нам необходима новая система ценностей, которая соответсвовала бы природе человеческих потребностей.
İhtiyacımız olan şey, insan ihtiyaçlarının doğasıyla uyumlu bir değer sistemidir.Трябва ни ценностна система, която е в синхрон с характера на човешките нужди.
İhtiyacımız olan şey, insan ihtiyaçlarının doğasıyla uyumlu bir değer sistemidir.מה שנדרש הוא מערכת ערכים שעולה בקנה אחד עם הטבע של הצורך האנושי.
İhtiyacımız olan şey, insan ihtiyaçlarının doğasıyla uyumlu bir değer sistemidir.ما نحتاجه هو منظومة قيم تتزامن مع طبيعة الحاجة الإنسانية.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.Die menschliche Natur müsste sich verändern.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.인류는 변화해야 합니다
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.La naturaleza humana tendría que cambiar.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.La natura umana dovrebbe cambiare.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.La nature humaine doit changer.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.Lidská přirozenost by se musela změnit.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.Natura umană ar trebui să se schimbe.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.Zmienić ludzką naturę.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.Природа человека должна измениться.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.Човешката природа ще трябва да се промени.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.הטבע האנושי היה צריך להשתנות.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.الطبيعة البشريّة يجب أن تتغيّر.
İnsan doğası değişmek zorunda kalacaktır.さて 人類の在り方を変えようとするときに
İnsan doğasına dair daha derin bir anlayışa ve kim olduğumuza dair daha derin bir anlayışa sahibiz.우리는 인간의 본성에 대한 깊은 견해와 우리가 누구인가에 대한 깊이있는 시각을 갖게 되었다고 생각합니다.
İnsan doğasına dair daha derin bir anlayışa ve kim olduğumuza dair daha derin bir anlayışa sahibiz.זכינו לדעתי למבט מעמיק יותר על הטבע האנושי ועל מי שאנחנו.
İnsan doğasına dair daha derin bir anlayışa ve kim olduğumuza dair daha derin bir anlayışa sahibiz.أعتقد أننا قد منحنا نظرة أكثر عمقاً للطبيعة البشرية ونظرة أكثر عمقاً لهويتنا.
İnsan doğasına dair daha derin bir anlayışa ve kim olduğumuza dair daha derin bir anlayışa sahibiz.についてヒントを得てきました 神学や哲学からではなく
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Đây không phải là về tìm cách thay đổi bản chất con người.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Det handlar inte om att försöka ändra människans natur.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Es geht nicht darum, zu versuchen, die menschliche Natur zu ändern.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Il ne s'agit pas d'essayer de changer la nature humaine.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.그건 또 인간의 본성을 바꾸자는 그런 것도 아니죠.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Não se trata de de tentar alterar a natureza humana.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Nehovorím, že máme skúšať zmeniť ľudskú povahu.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Non si tratta di cercare di cambiare la natura umana.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.No se trata de cambiar la naturaleza humana.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Nu este despre a incerca sa schimbam natura umana.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Ook niet over het veranderen van de menselijke natuur.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.To nie chodzi o próbę zmiany ludzkiej natury.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Δεν είναι προσπάθεια να αλλάξει η ανθρώπινη φύση.