İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Не става дума да се опитваме да променим човешката природа.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.Не требует изменения человеческой природы.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.זה לא אומר שצריך לשנות את טבע האדם.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.إنه ليس عن محاولة تغيير الطبيعة الإنسانية.
İnsan doğasını değiştirmeye çalışmakla alakalı değildir.変えようとするのでもありません 我々はここで
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Az embernek nincs alaptermészete" állította a történész
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Con người không có tự nhiên tính", theo nhà sử học
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Der Mensch hat keine Natur", stammt vom Historiker
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"El hombre no tiene naturaleza", del historiador
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçiHier een aantal uitspraken die daarop wijzen:
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçiJose Ortega y Gasset ;
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi역사가 Jose Ortega y Gasset은
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"L'uomo non ha natura," secondo lo storico
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Nie istnieje 'ludzka natura'. " - historyk
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Omul nu are naturaleță," spune istoricul
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi Ortega y Gasset;"Človek nemá žiadny vrodený charakter" od historika J. Ortega y Gasseta;
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi Ortega y Gasset;"O homem não tem natureza", do historiador José Ortega y Gasset.
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Ο άνθρωπος δεν είναι φυσικό ον", από τον ιστορικό
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Человек не имеет врождённого характера", — из работы историка
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Човекът няма природа", от историка
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"לאדם אין טבע," מההיסטוריון
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi" الرجل ليس له طبيعة ، " للمؤرخ والفيلسوف
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi歴史家のホセ オルテガ イ ガセット
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.De radicale aard van de grensoverschrijdende component van het IPA is heel duidelijk.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Der rigorose Charakter der grenzüberschreitenden Komponente des IPA ist kaum zu übersehen.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Det er vanskeligt at underspille IPA’s grænseoverskridende komponents radikale natur.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.É difícil minimizar a natureza radical da vertente « transfronteiriça » do IAP.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Este dificil să se ignore natura radicală a componentei transfrontaliere a IPA.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Je obtížné podcenit radikální povahu přeshraničního prvku IPA.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Man kan knappast överskatta den radikala naturen hos IPA:s gränsöverskridande komponent.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Nehéz volna kétségbe vonni az IPA határokon átnyúló együttműködési alkotóelemének radikális voltát.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Težko je podcenjevati radikalno naravo čezmejne komponente instrumenta IPA.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Trudno nie wspomnieć o dość radykalnych założeniach komponentu współpracy transgranicznej IPA.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Une approche nouvelle, et plus radicale, pour la coopération transfrontalière
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Un nuovo e più radicale approccio alla cooperazione transfrontaliera
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Un planteamiento nuevo y más radical con respecto a la cooperación transfronteriza
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Είναι δύσκολο να υpiοτιηθεί η ριζοσpiαστική φύση τη συνιστώσα διασυνοριακή συνεργασία του ΜΠΒ.
IPA’nın sınır ötesi bileşenin radikal doğasını hafife almak pek mümkün değildir.Трудно е да не се отбележи радикалната природа на трансграничния компонент на ИПА.
İşte bunlar, bizim ölümün doğasına ilişkin olarak sahip olduğumuz yaygın görüşler.제가 말씀드린 것처럼, 위 사항들은 제가 죽음의 본질에 대해 일련의 일반적인 관점들을 생각한 것입니다
İşte bunlar, bizim ölümün doğasına ilişkin olarak sahip olduğumuz yaygın görüşler.Это, как я сказал, общее комплексное представление о природе смерти.
İşte bunlar, bizim ölümün doğasına ilişkin olarak sahip olduğumuz yaygın görüşler.זוהי, כפי שציינתי, קבוצה מקובלת של השקפות לגבי טבעו של המוות.
İzlemenizi öneririm. Orada muhteşem Chambal doğasını göreceksiniz.Je krijgt er ook het ongelooflijke [Chambal] landschap te zien.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.A nő egyszerűen nem érti a kísérteties jellege rá javaslatot.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.De vrouw gewoon niet lijken de gruwelijke aard van haar voorstel te begrijpen.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Die Frau einfach nicht scheinen die grässlichen Wesen ihren Vorschlag zu verstehen.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Femeia pur şi simplu nu pare să înţeleagă natura îngrozitoare din propunerea ei.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.그 여자는 그녀의 제안의 무시무시한 성격을 이해하는 것 같지 않았다.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Kobieta po prostu nie zdają się rozumieć okropny charakter jej wniosku.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Kvinden simpelthen ikke synes at forstå de rædselsfulde karakteren af hendes forslag.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Kvinnan helt enkelt inte tycks förstå den hemska karaktären av hennes förslag.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.La donna semplicemente non sembrano comprendere la natura spettrale della sua proposta.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.La femme n'a tout simplement pas à comprendre la nature horrible de sa proposition.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Nainen yksinkertaisesti ei näyttänyt ymmärtää kamala luonne hänen ehdotustaan.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Người phụ nữ chỉ đơn giản dường như không hiểu được bản chất khủng khiếp của đề xuất của mình.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Wanita itu hanya tampaknya tidak memahami sifat mengerikan proposalnya.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Žena jednoducho nezdalo sa, že pochopiť desivú podstatu svojho návrhu.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Žena se prostě zdá, že pochopit děsivou podstatu svého návrhu.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Ženska enostavno ni videti, da razume grozljivo naravo njenega predloga.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Η γυναίκα απλά δεν φαίνεται να κατανοούν την αποτρόπαια φύση της πρότασής της.
Kadın, sadece onun önerisi korkunç doğasını anlamak için görünmüyordu.Жената просто не изглежда да се разбере отвратително характера на своите предложение.