Bunun için şunu sormalıyız; Zihnin doğası nedir?За да отговорим, трябва да попитаме, какво е естеството на нашето съзнание?
Bunun için şunu sormalıyız; Zihnin doğası nedir?לשם כך עלינו לשאול, מהו אופיין של נטיות-ליבנו?
Bunun için şunu sormalıyız; Zihnin doğası nedir?لذلك لابد من أن نسأل , ما هى طبيعة العقل ؟
Bunun için şunu sormalıyız; Zihnin doğası nedir?経験的な観点から見れば
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.En dat eigenlijk alleen omdat de National Portrait Gallery is opgericht om Amerikaanse levens te bestuderen.
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.Là vì thực chất của Bảo Tàng Chân Dung Quốc Gia, được lập ra để xem xét những cuộc đời Mỹ.
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.Questo solo perché, la natura della National Portrait Gallery, è creata per analizzare vite americane.
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.To kvůli účelu Národní portrétní galerie, která existuje pro zaznamenávání amerických osudů.
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.Просто защото Националната портретна галерия по природа е създадена с поглед към американския живот.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Apoi, desigur, urmând cursul natural, se vor extinde înapoi.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.A potom se samozřejmě, za normálního běhu věcí, zase rozšíří zpět.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.E então, é claro, no decurso natural das coisas, voltarão a expandir-se.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.E, ovviamente, nel corso naturale delle cose, si espanderanno di nuovo.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.És aztán, persze, ahogy az természetes, visszatágulnak.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Et puis, suivant le cours naturel des choses, elles vont de nouveau être en expansion.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.För att sedan, i enlighet med den naturliga ordningen, åter expandera.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.In tedaj, seveda, se v naravnem toku, ponovno razširijo.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Kemudian, sudah pasti, secara alamiah semua akan memuai kembali.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.그런 다음에는 물론 시간이 흐름에 따라 자연적으로 그것이 다시 확장된다는 것이죠.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Maar dat ze zich daarna in de natuurlijke loop der dingen terug zullen verspreiden.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Og så, selvfølgelig, efter tingenes naturlige rækkefølge, vil de udvide sig tilbage.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Potem, zgodnie z naturą rzeczy, z powrotem się rozproszą.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Und dann werden sie sich natürlich wieder ausdehnen, wie es der natürliche Lauf der Dinge ist.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Và rồi, tất nhiên, xét theo lẽ thường, chúng sẽ phình trở lại.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Y entonces, en el curso natural de las cosas, se expandirán nuevamente.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.Και τότε φυσικά, όπως συμβαίνει συνήθως, θα εξαπλωθούν ξανά.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.И после, разбира се, следвайки естествения ход на нещата, те ще се разширят обратно.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.И потом, конечно, в естественном течении вещей, они расширятся обратно.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.ואז, במהלך העניינים הטבעי, הן תתפשטנה שוב.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.و بعد ذلك ،بكل تأكيد،المسار الطبيعي للأشياء، سوف تتمدد مرة أخرى.
Bu olduğunda da, olayın doğası gereği, tekrar genişleyecekler.元通り広がります エントロピーが 常に増加する必要はなく
Bu sebepten ötürü gezegenlerin doğasıyla ilgili bir iletişim kurman, insanlara kendini dinletmen mümkün.C'est pourquoi vous pouvez communiquer sur la nature des planètes, et les gens vous écouterons.
Bu sebepten ötürü gezegenlerin doğasıyla ilgili bir iletişim kurman, insanlara kendini dinletmen mümkün.Du kannst dich über die Natur der Planeten unterhalten, und dir werden die Leute zuhören.
Bu sebepten ötürü gezegenlerin doğasıyla ilgili bir iletişim kurman, insanlara kendini dinletmen mümkün.Itulah mengapa Anda dapat berkomunikasi pada sifat planet-planet,
Bu sebepten ötürü gezegenlerin doğasıyla ilgili bir iletişim kurman, insanlara kendini dinletmen mümkün.Затова може свободно да комуникирате относно произхода на планетите и хората ще ви изслушват.
Bu sebepten ötürü gezegenlerin doğasıyla ilgili bir iletişim kurman, insanlara kendini dinletmen mümkün.相手も必ず聞いてくれる。 収入や生活水準・価値観には全く影響がない。
Bu sebepten ötürü sahip olduğun iş doğası itibariyle çok içeriksiz.お金ではなく、達成すべき目的のためという、本来の人間としての動機付けかその原因だ。
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Aproape toată acestă perioadă m-am străduit și m-am luptat cu întrebări legate de Dumnezeu.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.그 대부분의 세월동안, 제가 고심하고 분투해온 것은
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.La mayor parte de ese tiempo, he estado trabajando y luchando con preguntas sobre la naturaleza de Dios.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.La plupart du temps j'ai lutté et j'ai été aux prises avec des questions sur la nature de Dieu.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Per la maggior parte di quel tempo, mi sono interrogato sulla natura di Dio.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Przez większość tego czasu zmagałem się i borykałem z pytaniami o naturę Boga.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?Die meiste Zeit lang habe ich mit Fragen über das Wesen Gottes gerungen und gerauft.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?Phần lớn thời gian, tôi luôn đấu tranh và trăn trở với những câu hỏi về bản chất của Chúa.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim. Tanrı kimdir?И през повечето време съм се борил с въпроси за естеството на Бог.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Téměř po celou tu dobu bojuji a zápasím s otázkami ohledně toho, jaký je Bůh.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Voor het grootste deel van die tijd heb ik geworsteld met vragen over de aard van God.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Το μεγαλύτερο διάστημα, αγωνίζομαι και έρχομαι αντιμέτωπος με ερωτήματα για την φύση του Θεού.
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.Почти все это время я мучаюсь вопросами: что есть Бог?
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.רוב הזמן הזה, נאבקתי והתחבטתי
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.خلال أغلب هذه السنين, كنت أتصارع
Bu sürenin çoğunu Tanrı'nın doğası hakkında sorularla mücadele ederek ve cebelleşerek geçirdim.苦悩して取組んできました いったい神とは何なのか?
Bu tamamıyla insan doğasıdır.Asa e natura umana.
Bu tamamıyla insan doğasıdır.C'est tout simplement notre nature humaine.
Bu tamamıyla insan doğasıdır.Das ist bloss die menschliche Natur.
Bu tamamıyla insan doğasıdır.Dat is gewoon de menselijke natuur.
Bu tamamıyla insan doğasıdır.그것이 그저 인간 본성입니다.
Bu tamamıyla insan doğasıdır.Ok. Así es la naturaleza humana.
Bu tamamıyla insan doğasıdır.Questa è la natura umana.