doğar ile cümle
doğar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Dla przykładu, rodzimy się z umiłowaniem słodkiego smaku a wrodzoną reakcją na smak gorzki jest awersja.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Jadi misalnya, kita lahir mencintai rasa sesuatu yang manis dan sangat tidak suka dengan sesuatu yang pahit.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.그래서 예를 들어, 우리는 뭔가 단것의 맛을 대단히 좋아하고 뭔가 쓴것의 맛에는 반발적으로 반작용하는 천성으로 태어납니다
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.So lieben wir von Geburt an den Geschmack von Süßem, und lehnen den Geschmack von Bitterem ab.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Thí dụ dễ hiểu là, chúng ta sinh ra đã thích mùi vị ngọt ngào nhưng lại phản ứng mạnh đối với mùi vị đắng
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Zo zijn we bijvoorbeeld geboren met een voorliefde voor zoet en reageren met afschuw op iets bitter.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Наприклад, ми від природи любимо смак солодкого і реагуємо з відразою на гірке.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Например, у нас врожденная любовь к вкусу сладкого и негативная реакция на вкус горького.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.למשל, נולדנו לאהוב טעם מתוק ולהגיב בשלילה לטעמים מרים.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.على سبيل المثال ، نحن نولد مع حب للطعم الحلو ونستجيب بشكل غير ملائم للطعم المر.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.苦いものは反射的に避けようとします 何かを失うことに対しての嫌悪感は
Ram öldüğünde Krishna doğar.Amikor Ráma meghal, Krisna megszületik.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Când Rama moare, Krishna se naște.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Když Ráma umírá, rodí se Krišna.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Ketika Rama meninggal, Krishna dilahirkan.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Khi Ram ngã xuống cũng là lúc Krishna được sinh ra.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Kiedy Ram umiera, rodzi się Kryszna.
Ram öldüğünde Krishna doğar.람이 죽으면 크리슈나가 탄생합니다.
Ram öldüğünde Krishna doğar. Krishna öldüğünde, nihayetinde Ram olarak geri dönecektir.Cuando termina el Ramayana, comienza el Mahabharata.
Ram öldüğünde Krishna doğar. Krishna öldüğünde, nihayetinde Ram olarak geri dönecektir.Quando Krishna morre, ele volta como Ram.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Quando Ram muore, Krishna nasce.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Quand Ram meurt, Krishna naît.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Wanneer Ram overlijdt, wordt Krishna geboren.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Wenn Ram stirbt, wird Krishna geboren.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Όταν ο Ραμ πεθαίνει, ο Κρίσνα γεννιέται.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Когато Кришна умира, в крайна сметка ще се върне като Рам.
Ram öldüğünde Krishna doğar.Когда умирает Рам, рождается Кришна.
Ram öldüğünde Krishna doğar.כאשר ראם מת, נולד קרישנה.
Ram öldüğünde Krishna doğar.عندما يموت رام، يولد كريشنا
Ram öldüğünde Krishna doğar.クリシュナが死ぬと、結局またラームとして生まれ変わる
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››Bij zonsopgang moet u aanvallen. Als Gaäl en zijn mannen tegen u uittrekken, kunt u met hen doen wat u wilt."
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››아침 해 뜰 때에 당신은 일찌기 일어나 이 성읍을 엄습하면 가알과 그를 좇은 백성이 나와서 당신을 대적하리니 당신은 기회를 보아 그들에게 행하소서
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››והיה בבקר כזרח השמש תשכים ופשטת על העיר והנה הוא והעם אשר אתו יצאים אליך ועשית לו כאשר תמצא ידך׃
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››到 早 晨 太 陽 一 出 、 你 就 起 來 、 闖 城 . 迦 勒 和 跟 隨 他 的 人 出 來 攻 擊 你 的 時 候 、 你 便 向 他 們 見 機 而 作
Sabah güneş doğar doğmaz kalk, kenti bas. Gaal ile adamları sana saldırdığında onlara yapacağını yap.››到 早晨 太 陽 一 出 、 你 就 起來 、 闖城.迦勒 和 跟隨 他 的 人 出來 攻 擊 你 的 時候 、 你 便 向 他 們見機 而作
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek."Shiva est né pour l'aider.
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek."Shiva kommer födas till att hjälpa honom.
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek."Shiva nacería como su ayuda.
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek."Shiva sẽ được đầu thai thành người giúp ngài ấy (Ram).
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek."Shiva vai nascer como alguém que me ajuda.
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek."Shiva wird als jemandem geboren, der ihm helfen wird.
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek." Yani Şiva aslında... Hanuman'ın bir enkarnasyonu.Shiva akan dilahirkan sebagai seseorang yang membantunya.
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek." Yani Şiva aslında...Shiva se va naşte ca un ajutor.
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek." Yani Şiva aslında...Shiva si incarnera' in uno che lo aiutera'.
"Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek." Yani Şiva aslında...Siva is szülessen meg a földön, hogy segítsen neki.
Sonra Ma bana döndü ve dedi ki: " Gördün mü, Amerika'da doğarak ne kaçırmışsın."Si girò verso di me e mi disse: "Vedi, è questo quello ti parti essendo nato in America".
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.(45:6) Бог посреди его; он не поколеблется: Бог поможет ему с раннего утра.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.(46:6) Dieu est au milieu d`elle: elle n`est point ébranlée; Dieu la secourt dès l`aube du matin.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Allah berdiam di sana, maka kota itu takkan musnah; Ia akan menolongnya waktu fajar merekah
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Bog je v sredi njegovi, ne gane se, Bog mu pomore zjutraj ob svitu.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Deus está no meio dela; não será abalada; Deus a ajudará desde o raiar da alva.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Dios está en medio de ella; no será movida. Dios la ayudará al clarear la mañana
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Ðức Chúa Trời ở giữa thành ấy; thành ấy sẽ không bị rúng động. Vừa rạng đông Ðức Chúa Trời sẽ giúp đỡ nó.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Ðức_Chúa_Trời ở giữa thành ấy ; thành ấy sẽ không bị rúng_động . Vừa rạng_đông Ðức_Chúa_Trời sẽ giúp_đỡ nó .
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Dumnezeu este în mijlocul ei: ea nu se clatină; Dumnezeu o ajută în revărsatul zorilor.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.En strøm - dens bekker gleder Guds stad, den Høiestes hellige bolig.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.En ström går fram, vars flöden giva glädje åt Guds stad, åt den Högstes heliga boning.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Forrásainak árja megörvendezteti Isten városát, a Felségesnek szent hajlékait.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Gott ist bei ihr drinnen, darum wird sie fest bleiben; Gott hilft ihr früh am Morgen.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.i den er Gud, den rokkes ikke, Gud bringer den Hjælp, når Morgen gryr.
İlgili Sayfalar