doğar ile cümle

doğar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Neden doğarken ölmedim, Rahimden çıkarken son soluğumu vermedim?我 為 何 不 出 母 胎 而 死 . 為 何 不 出 母 腹 絕 氣
‹‹Neden doğarken ölmedim, Rahimden çıkarken son soluğumu vermedim?我 為何 不 出 母胎而死.為何 不 出 母 腹絕氣
Neyse, Vişnu demiş ki, "Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek."Kuitenkin, hän sanoi että - että Shiva syntyköön auttaakseen häntä.
Neyse, Vişnu demiş ki, "Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek." Yani Şiva aslında...Tak stejně, on řekl, co se stane, že se narodí Šiva jako někdo, kdo mu pomůže.
Neyse, Vişnu demiş ki, "Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek." Yani Şiva aslında...Tak więc Wisznu miał się narodzić jako Rama, a Śiwa miał się narodzić jako ktoś, kto mu pomoże.
Neyse, Vişnu demiş ki, "Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek." Yani Şiva aslında...ハヌマーンは シヴァの生まれ変わり
Neyse, Vişnu demiş ki, "Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek.""Пусть Шива тоже родиться... ... мне нужна помощь".
Neyse, Vişnu demiş ki, "Şiva, tekrar doğarak Ram'a yardım edecek."בכל אופן, הוא אמר, נעשה כך. שיבא יתגשם גם הוא ויעזור לי,
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Det begynder, når solen står op.
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Det börjar när solen går upp.
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Finalmente sta per cominciare, non appena il sole sorgerà.
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Finalmente, vai começar, assim que o Sol nascer.
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Jak wzejdzie słońce, to się wreszcie zacznie.
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Se alkaa auringon noustua.
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Va a empezar cuando salga el Sol.
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Θα αρχίσει επιτέλους, μόλις σηκωθεί ο ήλιος.
Nihayet başlayacak. Güneş doğar doğmaz.Всё начнётся, как только взойдёт солнце.
Öfke, kederin uzantılarından doğar, ve bir bedende iki ruh barınıyorsa, yok oluş başlar.Gniew rodzi się w otchłani smutku, a kiedy jedno ciało zamieszkują dwie dusze, staje się to początkiem końca.
Öfke, kederin uzantılarından doğar, ve bir bedende iki ruh barınıyorsa, yok oluş başlar.Ilska föds vid sorgens yttersta gräns- -och när två själar samsas om samma kropp- -blir utgången förintelse.
Öfke, kederin uzantılarından doğar, ve bir bedende iki ruh barınıyorsa, yok oluş başlar.Viha syntyy, kun suru on äärimmillään- -ja kun yhdessä ruumiissa on kaksi sielua- -alkaa hävitys.
Öfke, kederin uzantılarından doğar, ve bir bedende iki ruh barınıyorsa, yok oluş başlar.Η οργή γεννιέται στην υπέρτατη θλίψη. Και όταν δύο ψυχές εγκαθίστανται σε ένα σώμα αρχίζει η εκμηδένιση.
Öfke, kederin uzantılarından doğar, ve bir bedende iki ruh barınıyorsa, yok oluş başlar.В безысходности печали рождается гнев, и когда в одном теле обитают две души, начинается уничтожение.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Åh, de sværmer, solen er for varmt er der, de er født for langt ind i livet for mig.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Åh, de svärma, solen är för varm där, de föds för långt in i livet för mig.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.아, 메뚜기, 태양이 너무 따뜻하고, 그들은 나를 위해 생활에 너무 멀리 태어난다.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Ó, azok rajzanak, a nap túl meleg van, ők születtek túl mélyen az élet számomra.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, ei roi, soarele este prea cald acolo; s-au nascut prea departe în viaţă pentru mine.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, eles enxame, o sol é muito quente lá, eles nascem muito na vida para mim.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, ils pullulent, le soleil est trop chaud là-bas; ils sont nés trop loin dans la vie pour moi.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Ồ, họ bầy đàn, ánh nắng mặt trời quá nóng, họ được sinh ra quá xa vào trong cuộc sống đối với tôi.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, que pululan, el sol es demasiado caliente allí, sino que nacen demasiado lejos en la vida para mí.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, rój, słońce jest zbyt ciepło, tam rodzą się zbyt daleko w życiu dla mnie.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, sciamano, il sole è troppo caldo lì, sono nati troppo nella vita per me.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, sie schwärmen, die Sonne zu warm ist da, sie sind zu weit in das Leben für mich geboren.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, ti roj, sonce je preveč toplo je, da so rojeni predaleč v življenje zame.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, že roj, slnko je príliš teplo tam sa rodia príliš ďaleko do života pre mňa.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, že roj, slunce je příliš teplo tam se rodí příliš daleko do života pro mě.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Oh, ze zwermen, de zon is te warm zijn er, ze zijn te ver geboren in het leven voor mij.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Voi, he parvi, aurinko on liian lämmin olemassa, ne ovat syntyneet liian syvälle minulle elämän.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.Ω, συρρέουν? Ο ήλιος είναι πολύ ζεστός εκεί? Γεννιούνται πολύ στη ζωή για μένα.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.О, вони рояться, сонце занадто жарко там вони народилися занадто далеко в житті для мене.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.О, они роятся, солнце слишком жарко там они родились слишком далеко в жизни для меня.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.О, те рояк, слънцето е твърде топло там, те са родени твърде далеч в живота за мен.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.אה, הם נחיל; השמש חם מדי שם, הם נולדים מדי לחיים בשבילי.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.أوه ، انها سرب ، والشمس الدافئة جدا هناك ، ولدوا بعيدا جدا في الحياة بالنسبة لي.
Oh, onlar sürüsü; orada güneş çok sıcak, onlar benim için hayatın içine çok uzak doğarlar.私は春から水、および棚.--ツイハークに茶色のパンのパンを持っている!
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Als ik doodga... en ik word herboren als een mens... alsjeblieft laat me Yon-hwa weer ontmoeten.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Če bom umrl, če se bom znova rodil kot človek, prosim, naj spet najdem Yon-hwa.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Dacă mor... ... şi mă reîncarnez om... ... lasă-mă, te rog, să o întâlnesc din nou pe Yon-hwa.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Jika aku mati... ...dan aku terlahir sebagai manusia... ...kumohon izinkan aku bertemu dengan Yo-hwa lagi.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Kiedy umrę... i odrodzę się jako człowiek, pozwól mi znowu spotkać się z nią.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Nếu tôi chết, và có thể tái sinh làm người, hãy để tôi gặp lại Yon-hwa.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Pokud zemřu, a zrodím se jako člověk, dovol mi prosím znovu se sejít s Yon-hwa.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Si muero, y me reencarno como un humano, por favor, permíteme encontrarme con Yon-hwa otra vez.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam, lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.Ако умра, и се преродя в човек, моля те остави ме да срещна Йон-Ха отново.
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam,Si je meurs, et que je renais sous forme humaine,
Ölürsem, ve bir insan olarak yeniden doğarsam,,אם אמות ,ואיוולד כאדם
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Ainsi, par exemple, nous aimons le goût sucré de naissance, et avons une répugnance pour le goût amer.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Así, por ejemplo, tenemos un amor innato a los sabores dulces y una reacción adversa a los sabores amargos.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.De exemplu, ne-am născut iubind gustul dulce şi evitând mâncarea cu gust amar.
İlgili Sayfalar