doğar ile cümle
doğar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Jeruzalem verblijdt zich over haar rivier; de stad van God, die het heiligste huis van de Allerhoogste God is.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.하나님이 그 성중에 거하시매 성이 요동치 아니할 것이라 새벽에 하나님이 도우시리로다
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Potok a pramenové jeho obveselují město Boží, nejsvětější z příbytků Nejvyššího.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Rieka, jej potoky obveseľujú mesto Božie, svätyňu príbytkov Najvyššieho.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Strumienie rzeki jego rozweselają miasto Boże, najświętsze z przybytków najwyższego.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Un fiume e i suoi ruscelli rallegrano la città di Dio, la santa dimora dell'Altissimo
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Virta lähteinensä ilahuttaa Jumalan kaupungin, Korkeimman pyhät asunnot.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Ο Θεος ειναι εν τω μεσω αυτης δεν θελει σαλευθη θελει βοηθησει αυτην ο Θεος απο του χαραγματος της αυγης.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.Бог е всред него; той няма да се поклати; Бог ще му помогне, и то при зазоряване.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.אלהים בקרבה בל תמוט יעזרה אלהים לפנות בקר׃
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.الله في وسطها فلن تتزعزع. يعينها الله عند اقبال الصبح.
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.神 在 其 中 . 城 必 不 動 搖 . 到 天 一 亮 、 神 必 幫 助 這 城
Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.神 在 其中 . 城 必不動搖 . 到天 一 亮 、 神 必 幫助 這城
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Aquí nacen billones. Pero solo unos pocos alcanzan la edad adulta.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Az élet ennek ellenére nem mindig könnyű errefelé.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Des milliards naissent ici, mais seuls quelques-uns arrivent à l'âge adulte.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.수조가 넘는 생명들이 여기서 태어나지 그러나 몇몇만 성체로 자라나지.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Miliardy rodzą się tutaj, ale nieliczni osiągają dorosłość.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Nascem aqui biliões mas apenas alguns chegam à vida adulta.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Qui ne nascono a trilioni, ma solo pochi arrivano all'età adulta.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Trilioane se nasc aici, dar numai câțiva ajung la maturitate.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Τρισεκατομμύρια γεννιούνται εδώ, αλλά πολύ λίγα φτάνουν την ενηλικίωση.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.Здесь рождаются триллионы существ, но лишь некоторые из них вырастают до взрослой особи.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.טריליונים נולדים כאן, אבל רק מעטים מגיעים לבגרות.
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.فالتريليونات تولد هنا ولكن قلة فحسب تستمر على قيد الحياة لتصل الى طور البلوغ
Trilyonlarcası burada doğar, fakat yalnızca birkaçı yetişkinliğe erişir.このカニの幼生は、ピンの先っぽほどの大きさもないが、
vatandaşlık beyanı ile eğer çocuk başka bir ülkede doğarsa ve babalık onaylandıysaGenom medborgarskapsanmälan, då barnet föds i något annat land och faderskapet har bekräftats.
vatandaşlık beyanı ile eğer çocuk başka bir ülkede doğarsa ve babalık onaylandıysakansalaisuusilmoituksella, kun hän syntyy jossakin toisessa maassa, ja isyys on vahvistettu.
vatandaşlık beyanı ile eğer çocuk başka bir ülkede doğarsa ve babalık onaylandıysaPar la déclaration de nationalité, s’il naît dans un autre pays où la paternité a été reconnue.
vatandaşlık beyanı ile eğer çocuk başka bir ülkede doğarsa ve babalık onaylandıysasolicitando la nacionalidad, si nace en otro país y la paternidad está reconocida.
vatandaşlık beyanı ile eğer çocuk başka bir ülkede doğarsa ve babalık onaylandıysaпо извещению о принятии гражданства, если он родился в другой стране, и официально установлено отцовство.
vatandaşlık beyanı ile eğer çocuk başka bir ülkede doğarsa ve babalık onaylandıysaبالبلاغ بشأن الجنسية، عندما يولد في دولة أخرى ويتم التأكيد على الأبوة.
vatandaşlık beyanı ile eğer çocuk başka bir ülkede doğarsa ve babalık onaylandıysa孩子在外国出生,且生父关系得到确认,可通过国籍声明获取芬兰国籍
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.A najednou je z chaosu pořádek.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.Dan tiba-tiba, dari semua kekacauan itu, muncul keteraturan.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.E improvvisamente, dal caos, l'ordine.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.En dan opeens, uit de chaos, is er orde.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.És a káoszból hirtelen rend lesz.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.Et soudain l'ordre naît du chaos.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.I nagle, z chaosu wyłania się porządek.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.그러면 갑자기 혼란 속에서 질서가 생기고
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.Och plötsligt, ur kaoset uppstår ordning.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.Și dintr-o dată, din haos, ordine.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.Und plötzlich, aus dem Chaos: Ordnung.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.Y, de repente, enmedio del caos, orden.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.Και ξαφνικά, μέσα από το χάος, τάξη.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.И вдруг из окружающего хаоса возникает порядок.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.И изведнъж хаосът става ред.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.ופתאום, מתוך הכיאוס, סדר.
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.وفجأة، من بعد الفوضى يأتى النظام
Ve birden kaosun içinden düzen doğar.雑音が音楽に変わる
Ve bunu senin kücük dönen ölümcül plaj topunla yaparım Hippi ! Doğar doğmaz başkasına verildinBelevágok a közepébe
Ve en son gün güneş doğarkenEt le dernier jour, le soleil sort,
Ve en son gün güneş doğarken그러다가 마지막 날 해가 뜰 무렵,
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler.I ostatniego dnia, słońce wschodzi, i orki przypływają, są zaraz obok łodzi.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.E l'ultimo giorno è venuto fuori il sole, e sono arrivate le orche, erano proprio vicino alla barca.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.Op de laatste dag breekt de zon door en de orka's komen tot vlakbij de boot... fantastisch.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler. Muhteşemdi.Y el último día, salió el sol, y aparecieron las orcas, justo detrás del barco.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler.Und am letzten Tag kommt die Sonne raus, die Orcas kommen, sie kommen direkt zum Boot.
Ve en son gün güneş doğarken Orkalar tam teknenin kenarına geldiler.В последний день, вышло солнце, приплыли косатки, прямо к лодке.
İlgili Sayfalar