Bizler burada, ekonomik ve finansal bir doğanın sapkınlıklarıyla uğraşıyoruz.Ние имаме работа с перверзници тук, от икономическо и финансово естество.
Bizler burada, ekonomik ve finansal bir doğanın sapkınlıklarıyla uğraşıyoruz.Я маю на увазі збоченців економічного і фінансового характеру.
Bizler burada, ekonomik ve finansal bir doğanın sapkınlıklarıyla uğraşıyoruz.יש לנו כאן עסק עם מעוותים וסוטים מהסוג הכלכלי והכספי.
Bizler burada, ekonomik ve finansal bir doğanın sapkınlıklarıyla uğraşıyoruz.أننا نتعامل مع منحرفين هنا ذو طابع إقتصادي ومالي.
Bizler burada, ekonomik ve finansal bir doğanın sapkınlıklarıyla uğraşıyoruz.汚職と闘っているのです いかに深刻な問題か 解りましたか?
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Como um olho não era nascido quando o pássaro era, mas é contemporâneo com o céu que ela reflete.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Como un ojo no había nacido cuando el ave fue, sino que es coetáneo con el cielo que refleja.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Een dergelijk oog was niet geboren toen de vogel was, maar is even oud met de hemel weerspiegelt.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.En sådan et øje var ikke født, da fuglen var, men er coeval med himlen det afspejler.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Ett sådant öga var inte född när fågeln var, men är SAMTIDIG med himlen den speglar.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Ez a szeme sem született, amikor a madár volt de egyidős az eget tükrözi.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.체험을 제공합니다. 새가 때 이러한 눈은 태어난 건 아니 었어, 하지만 반영 하늘과 같은 시대입니다.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Mắt như vậy là không được sinh ra khi gia cầm được, nhưng là đồng niên với bầu trời nó phản ánh.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.O astfel de ochi nu sa născut atunci când pasărea a fost, dar este contemporan cu cerul aceasta reflectă.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Seperti mata yang belum lahir ketika burung itu, tapi sejaman dengan langit itu mencerminkan.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Take oči ni bil rojen, ko je ptica je bila, vendar je Vršnjak z neba odraža.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Takie oko nie narodził się, gdy ptak, ale jest równolatek z nieba odbija.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Takový oko se nenarodil, když byl pták, ale je současný s oblohou odráží.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Takýto oko sa nenarodil, keď bol vták, ale je súčasný s oblohou odráža.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Tale occhio non è nata quando l'uccello era, ma è coeva con il cielo che riflette.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Tällainen silmä ei ollut syntynyt, kun lintu oli, mutta on samanikäinen kanssa taivasta se heijastaa.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Un tel oeil n'était pas né quand l'oiseau était, mais elle est contemporaine avec le ciel qu'il reflète.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Μια τέτοια μάτια δεν γεννήθηκε όταν το πουλί ήταν, αλλά είναι συνομήλικος με τον ουρανό αντανακλά.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Такие глаза не родился, когда птица была, но ровесника с неба оно отражает.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Такі очі не народився, коли птах була, але ровесника з неба воно відображає.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.Такова едно око не е бил роден, когато птицата е, но е връстник с небето отразява.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.ניסיון. כזו עין לא נולד כאשר הציפור היה, אבל הוא גילאי עם השמים שהוא משקף.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.الخبرة. لم يولد مثل هذه العين عند الطيور ، بل هو شخص معاصر مع السماء أنه يعكس.
Böyle bir göz doğan kuş iken değildi, ancak onu yansıtır gökyüzü ile aynı yaşta olduğu.しかしそれが反映空と同年代です。 森は別のような宝石をもたらすしないでください。旅行者はしばしばそのように見ていません
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Da mønstret Moses alle førstefødte blandt Israels barn, således som Herren hadde befalt ham.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Ja Mooses katsasti, niinkuin Herra oli häntä käskenyt, kaikki israelilaisten esikoiset.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Když pak sčetl Mojžíš, jakož mu přikázal Hospodin, všecky prvorozené mezi syny Izraelskými,
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.모세가 여호와께서 자기에게 명하신 대로 이스라엘 자손 중 모든 처음 난 자를 계수하니
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Megszámlálá azért Mózes, a mint parancsolta vala néki az Úr, Izráel fiainak minden elsõszülöttét.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Moisés contó todos los primogénitos de entre los hijos de Israel, como Jehovah le había mandado
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Moisés, pois, contou, como o Senhor lhe ordenara, todos os primogênitos entre os filhos de Israel.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Musa melakukan apa yang diperintahkan TUHAN; ia mencatat nama semua anak laki-laki sulun
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Och Mose mönstrade allt förstfött bland Israels barn, såsom HERREN hade bjudit honom.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Og Moses mønstrede, som HERREN havde pålagt ham, alle Israelitternes førstefødte;
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Policzył tedy Mojżesz, jako mu Pan rozkazał, wszystkie pierworodne w syniech Izraelskich.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Tedaj sešteje Mojzes, kakor mu je GOSPOD ukazal, vse prvorojence med sinovi Izraelovimi.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Und Mose zählte, wie ihm der HERR geboten hatte, alle Erstgeburt unter den Kindern Israel;
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Vậy , Môi-se kê sổ các con trưởng_nam của dân Y-sơ-ra-ên , y_như Ðức_Giê - hô-va đã phán dặn người .
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Vậy, Môi-se kê sổ các con trưởng nam của dân Y-sơ-ra-ên, y như Ðức Giê-hô-va đã phán dặn người.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Vtedy spočítal Mojžiš tak, ako mu prikázal Hospodin, všetkých prvorodených medzi synmi Izraelovými.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.Και απηριθμησεν ο Μωυσης, καθως προσεταξεν εις αυτον ο Κυριος, παντα τα πρωτοτοκα των υιων Ισραηλ.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.И исчислил Моисей, как повелел ему Господь, всех первенцев из сынов Израилевых
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.И тъй Моисей преброи всичките първородни между израилтяните, според както Господ му заповяда;
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.ויפקד משה כאשר צוה יהוה אתו את כל בכר בבני ישראל׃
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.فعدّ موسى كما امره الرب كل بكر في بني اسرائيل.
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.摩 西 就 照 耶 和 華 所 吩 咐 的 、 把 以 色 列 人 頭 生 的 都 數 點 了
Böylece Musa, RABbin buyurduğu gibi, İsrailliler arasında ilk doğanların tümünü saydı.摩西 就 照 耶和華 所 吩咐 的 、 把 以色列人 頭生 的 都 數點了
Braungart; endüstrinin de doğanın hünerine benzer bir hüneri taklit edebileceğine inanıyor.Braungart věří, že průmysl může napodobit tyto přednosti cyklu v přírodě.
Braungart; endüstrinin de doğanın hünerine benzer bir hüneri taklit edebileceğine inanıyor.Η Braungart πιστεύει ότι η βιομηχανία μπορεί να μιμηθεί τον ενάρετο κύκλο της φύσης.
Bu bölgede doğan muhteşem bir dönemin başlangıcı...만들어내는 바로 그 순간이자 실제적인 순간입니다.
Bu bölgede doğan muhteşem bir dönemin başlangıcı...Vidíme, ako se tieto významy stretávajú a vytvárajú začiatok veľkolepej epochy, ktorá v tejto oblasti nastane.
Bu bölgede doğan muhteşem bir dönemin başlangıcı...של העידן המופלא הזה שיצא מתוך האזור.
Bu bölgede doğan muhteşem bir dönemin başlangıcı...لھذه الحقبة الرائعة في تاريخ المنطقة.
Bu bölgede doğan muhteşem bir dönemin başlangıcı...目の当たりにしています いわゆる政治的エリートは
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Ale cieľom prikázania je láska z čistého srdca a dobrého svedomia a z nepokryteckej viery,