ABD’de ölüm sırasındaki ölümlerin yaklaşık dörtte biri doğal nedenlerden kaynaklanmaktadır.Ungefär en tredjedel av alla dödsdomar som utdelas i USA leder slutligen till avrättning.
Ancak Mersin’ın doğal bir limanı yoktur."Kan du tänka dig Malmö utan båt?
Dysnomia, cüce gezegen Eris'in doğal uydusudur.Dysnomia är en måne till dvärgplaneten Eris.
Doğal gazın da ülke ekonomisine önemli katkısı olmaktadır.Naturgas utvinns i området och är också en viktig del av ekonomin.
Her doğal sayının, yine bir doğal sayı olan bir ardılı vardır.Varje naturligt tal har en efterföljare.
Akdeniz'de doğal olarak yetişir.Växten växer naturligt i medelhavsområdet.
Doğal su kaynakları kısıtlıdır.Tillgången på naturligt färskvatten är begränsad.
Çarpık kentleşme ve kontrolsüz göç mahalledeki doğal görünümü bozmaktadır.Överskott eller underskott av energi rubbar homeostasen.
Hepatotoksinler doğal ortamlarda da bulunabilir.Asfalt förekommer även i naturlig form.
Uruguay'ın komşusu Arjantin'le doğal sınırını oluşturan Uruguay nehri'nin kıyısına kurulmuştur.Staden ligger på uruguaysidan av Uruguayfloden som utgör gräns mot Argentina.
İnsanlar, pallidum alttürünün bilinen tek doğal konağıdır.Människor är den enda kända naturliga reservoaren för underarten pallidum.
Doğal olarak yetişen 5 ormangülü türü vardır.Det finns sammanlagt fem vattenlevande krinum-arter.
Lumia 950, Windows 10 Mobile'ı doğal olarak çalıştıran ilk telefonlar arasındadır.Lumia 950 är ev de första mobiltelefonerna med Windows 10 Mobile.
Neptün'ün bilinen on üç doğal uydusu vardır.Neptunus har tretton kända månar.
Doğal sebeplerden ötürü gerçekleşir.Hon avled dock av naturliga orsaker.
Bu doğal uydu insanlık tarihi boyunca insanları ilgilendiren bir konu olmuştur.Sådana problem har varit grundläggande under mänsklighetens hela historia.
Collatz sanısı, 1'den büyük tüm doğal sayıların 1'e indirebildiğini anlatan bir teorem.Collatz problem består av att avgöra om det för alla n är möjligt att nå talet ett.
Onların doğal bir hakkıdır.Dessa har stora naturvärden.
Gıda ve inşaat malzemeleri üretimi, doğalgaz önemli ekonomik faaliyetlerdir.Återskogningen och fiskeprojekten har exempelvis visat sig ekonomiskt självförsörjande.
Bununla birlikte, ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.Landet är rikt på naturresurser.
Makimsilerin doğal olarak yaşadıkları yer sırf Madagaskar adası'dır.Dess naturliga utbredningsområde är begränsat till ön Madagaskar.
Bu dalgalar boşlukta ışık hızıyla yayılır ve doğal olarak geniş bir dalgaboyu spektrumuna sahiptir.Dessa vågor färdas i vakuum med ljusets hastighet och existerar i ett brett spektrum av våglängder.
Sanayi, doğal kaynaklara, tarım ürünlerine ve yerel hayvan yetiştiriciliğine bağlı olarak gelişmiştir.Djuren föds upp enligt KRAV:s regler på naturbete samt ekologiskt odlade grödor från den egna gården.
Dünya'nın diğer doğal uyduları, Dünya'nın Ay dışında da doğal uyduları olduğuna yönelik iddialardır.Flera gånger har kungörelser gjorts om andra naturliga satelliter till jorden, än månen.
Doğal olarak bulunur ya da üretilebilir.En käpp kan vara naturvuxen eller tillverkad.
Doğal yaşam ortamı ormanlardır.Dess miljö är regnskogar.
Güney Afrika'da doğal olan bir bitkidir.De flesta växter naturligt i södra Afrika.
Vahşi yaşamda Amerika tapirinin doğal düşmanları timsahlar ve puma ile jaguar gibi büyük kedilerdir.Vanlig näsbjörns naturliga fiender är medelstora till stora kattdjur som jaguar och puma.
Kehanet ve mucizeleri belirli olguların doğal belirtileri olarak izah etti.Omen och förebud, trodde han, är de naturliga tecknen på vissa företeelser.
Doğal düşmanları jaguar ve pumadır.Bland artens naturliga fiender finns jaguaren och puman.
Doğal hastalık, koyun ve keçilerde görülür.Infektioner hade då visat sig hos nötkreatur och får.
Metil iyodür, doğal olarak oluşan bir maddedir ve ozon tabakasına zarar verici özellikleri yoktur.Lin är ett naturmaterial, som inte har någon som helst skadlig miljöpåverkan.
Burada X doğal sayılar dizinidir.Dimension X är Krangs hem.
Diğer renkler bulutlarda doğal olarak meydana gelir.Vissa färgvariationer förekommer i naturen.
Doğumlar ile ölümler arasındaki fark Doğal Nüfus Artışını verir.Om nativiteten är högre än mortaliteten så har en befolkning naturlig befolkningstillväxt.
Akan marimonun kayda değer büyüklüğünün Japonya'da doğal olarak bulunduğu tek yerdir.Det är den enda plats där sådana bollar av alger av ansenlig storlek bildas naturligt i Japan.
Maddenin iki doğal stereoizomeri vardır.Den har två naturliga satelliter.
Uranüs, güneş sisteminin yedinci gezegenidir ve bilinen 27 doğal uydusu vardır.Uranus (symbol: ♅ eller ) är den sjunde planeten från solen.
Bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır.Den naturliga vegetationen i området är torr stäpp.
Daha önceden doğal olarak bulunduğu bazı bölgelerde, yerel olarak soyu tükenmiştir.På några öar där den tidigare levde är den utdöd.
Burası doğal ve güzel bir kanyon, doğa fotoğrafçıları için trekking sporcuları için aranan bir mekandır.Detta var och är en populär plats för järnvägsintresserade fotografer.
Doğal tarih müzesidir.Naturhistoriska Riksmuseet.
Ümit Burnu, çok zengin bir doğal yaşama sahiptir.Nådjärv sjö med ett rikt naturliv.
LPG Doğal gaz Biyogaz Hava gazı Jenerator gazıGassbo naturreservat Gassbo Kraft
Doğal uyurgezer olma.Ej att förväxla med Naturlig religion.
Bu bölgenin çok zengin bir doğal yaşamı vardır.Här finns dock ett rikt naturliv.
Seylan fili günümüzde yalnızca birkaç Ulusal Parkta ve Doğal Koruma Alanında yaşamaktadır.Callithrix geoffroyi lever i olika nationalparker och i andra naturskyddsområden.
Doğal kaldırma kuvveti ağırlıksızlıkla tam olarak aynı değildir.Sinnesstämningen är inte helt liktydig med depression.
Ayrıca dilbilimcilere yönelik eğitim verdiği gibi onlara doğal malzeme de sunmaktadır.Myndigheterna ska också säkerställa att personalens språkkunskaper upprätthålls, exempelvis genom utbildning.
Bölgede çok sayıda doğal su kaynağı vardır.Det finns flera naturreservat i området.
Uzmanlar doğal yaşam alanlarında bu kaplanlardan yaklaşık 30 tane kaldığını savunmaktadır.Experter tror att det lever färre än 30 exemplar vilda i naturen.
Hirfanlı Baraj göleti sahili Toklumen'de doğal bir plaj görüntüsündedir.Första banan var en naturisbanan vid Strandbjörket.
Doğalcılığa göre doğanın, nesnel yasalar uyarınca işleyen bir düzeni vardır.Vid beskrivning av naturlagar och vid konstaterade förhållanden.
Yaprak galerigüvelerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmaktadır.Dessa mushjortar har ganska många naturliga fiender.
Venüs'ün doğal uydusu yoktur.Vanuatu har inga naturskyddade områden.
Tamamen doğaldır.Naturligt övernaturligt.
Kosova'nın çeşitli doğal özellikleri vardır.Den franska geografin innehåller en del egenheter.
Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından hassas türler arasına alınmıştır.Detta trots att vattendomstolen och de stora naturskyddsorganisationerna hade accepterat en exploatering.
Türkiye'de doğal olarak görülmeyen türlerdir.I Sverige förekommer inga arter naturligt.
Türkiye'de doğal olarak bulunmazlar ancak süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.I Sverige förekommer inga arter naturligt, utan de är alla införda som trädgårdsväxter.