Ana içeriğe geç
Sözlük

doğal ile cümle

doğal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sebeple Türk ulusu Hititler, Urartular'ın eserlerinin doğal mirasçılarıdır.Os burgueses eram inimigos naturais da aristocracia possuidora de terras.
Doğalgaz üretimi de önemli sayılır (yaklaşık 10 milyon metreküp).A extração de água mineral é também importante (aproximadamente 92 milhões de litros anuais).
İzmir de doğal kalmış ilçelerden biridir.Ísis é responsável por todos os seres vivos.
Doğal olmayan yakutlar da bulunmaktadır.Isso se aplica também aos números irracionais.
Larvalarının doğal konukçusu bilinmiyor.Não são conhecidos predadores naturais da espécie.
Görsel sanatlarda Doğalcılık, doğanın olduğu gibi betimlenmesi biçiminde ortaya çıktı.Aqui foi a natureza imitando a arte imitando a natureza.
Doğal yollarla oluşan radyo dalgaları şimşek ya da astronomik nesneler ile meydana gelir.Elas são geradas naturalmente por raios ou por objetos astronômicos.
Her doğal sayının "-1" denen yeni bir ögeyle çarpılarak kümeye katılması olarak düşünülebilir.Cada uma admite 1 "Poder", que é necessário para que se joguem outras cartas.
Sen kitabı eline almazken, o ders çalıştığı için doğal olarak ödülü kazanmayı başardı.Ela recebeu um prêmio naturalmente porque estudou, enquanto você nem sequer pegou um livro.
Kıtlık Avrupa'da doğal olarak gerçekleşen son büyük kıtlık idi.Het was ook de laatste natuurlijk veroorzaakte hongersnood in Europa.
Doğal düşmanları jaguar ve pumadır.Zijn natuurlijke vijanden zijn de jaguar en poema.
Doğal tarih müzesidir.Natuurhistorisch Museum.
Matematiğe olan doğal yeteneğine rağmen Sofia eğitimini Rusya'da tamamlayamadı.Ondanks haar talent voor wiskunde kon ze in Rusland geen opleiding volgen.
Expression Web 2, PHP ve Silverlight için doğal destek sunmaktadır.Expression Web 2 biedt basisondersteuning voor PHP en Silverlight.
Dolayısıyla asal sayılar, doğal sayıların "temel inşa taşları" olarak düşünülebilir.Priemgetallen kunnen als de "bouwstenen" van de natuurlijke getallen worden beschouwd.
Doğal gazın payı 1980 yılında %74, 1990 yılında %30 ve 2005 yılında %12 düşmüştür.Aandeel van aardgas daalde van 74% in 1980 tot 30% in 1990 en 12% in 2005.
Bu bakteriler doğal olarak pek çok antibiyotik sınıfına karşı dirençlidirler.Deze bacterie is resistent tegen veel soorten antibiotica.
Doğumundan sadece dört ay sonra doğal nedenlerle ölmüştür.Ze stierf vier maanden na haar geboorte echter een natuurlijke dood.
1986 yılından bu yana, doğal ve arkeolojik çevrenin kırılgan doğası nedeniyle park turizme kapalıdır.Sinds 1986 is het park niet meer open voor toerisme vanwege de kwetsbare natuur.
Doğalgaz çoğunlukla kazanlar ve gaz türbinlerinde yakılır.Aardgas wordt vaak verbrand in gasturbines en ketels.
Bu gazın bileşenlerinden karbonun üç doğal izotopu vardır.Van de Koolstofatomen komen drie isotopen voor.
Bu durum, Locke'un doğal haklar geleneğinden kaynaklanır.Locke vertrekt hieruit vanuit een natuurtoestand van de mens.
Çünkü ikisi de dünya hakkında doğal bir meraka sahiplerdi.Beiden hadden dezelfde passie voor natuur.
Sıfır bir doğal sayıdır.0 is een natuurlijk getal.
İnsomnia doğal uyuma dengesini bozar ve tamiri oldukça zor olabilir.Slapeloosheid verstoort het natuurlijke slaapritme, dat moeilijk te herstellen is.
Venüs'ün doğal uydusu yoktur.Šteins heeft geen natuurlijke satellieten.
Proteinin doğal olarak katlanıp oluşturduğu şekle onun doğal hali denir.De vorm waarin een proteïne zich normaal vouwt noemt men zijn natieve conformatie.
Ay, Dünya'nın tek doğal uydusudur.De maan is dus de enige natuurlijke satelliet die om de aarde draait.
Doğal ortam kaybı en büyük tehditdir.Habitatverlies vormt de voornaamste bedreiging.
Bu elementlerin içerisinde doğal elemenler olduğu gibi insan yapımı elementler de yer almaktadır.Ook binnen zijn er elementen van natuursteen.
Bu sebeple Türk ulusu Hititler, Urartular'ın eserlerinin doğal mirasçılarıdır.De provinciale overheden lijken de natuurlijke klanten te zijn van het project.
Doğal ormanlarla çevrilidir.Zij zijn omgeven door natuurgebieden.
Şehirlerde doğal düşmanları alıcı kuşlar bulunmaz.Deze dieren kennen in Nederland geen natuurlijke vijanden.
Vanth, 90482 Orcus'un tek doğal uydusudur.Vanth (90482) Orcus I Vanth is een maan van het hemellichaam Orcus.
Çok doğal olarak backlinklerin sayısı da artar.Er zijn oneindig veel palindroom-Smithgetallen.
Notaların doğal sesler olması gerekmektedir.De menselijke stem zou onnatuurlijk hoog moeten klinken.
Kitin doğal olarak oluşan polimerlerden biridir.Dit is formeel een van de poliklinieken.
Haliç doğal bir limandır.De baai is een natuurlijke haven.
Uruguay'ın komşusu Arjantin'le doğal sınırını oluşturan Uruguay nehri'nin kıyısına kurulmuştur.De stad ligt aan de rivier de Uruguay, die de grens vormt met Argentinië.
Delikler üzerine, doğal olarak açık duran kapaklar yerleştirilmiştir.In de achtergevel waren oorspronkelijk openslaande tuindeuren geplaatst.
Özellikle Snowboardçular için ezilmemiş doğal pistler bulunmaktadır.Vooral onregelmatige handschoenen vallen op.
2013 yılında 89 yaşındayken, Kaliforniya’daki evinde 14 Ocak 2013 tarihinde doğal sebeplerden ötürü öldü.Hij overleed in januari 2013 op 89-jarige leeftijd in een rusthuis in Californië.
Her doğal sayının, yine bir doğal sayı olan bir ardılı vardır.Elk natuurlijk getal heeft een opvolger.
Doğal aşınma sonucu başı önüne eğik, ağlayan bir kadın görünümü kazanmıştır.De ware bruid wordt geholpen door een oude vrouw die verschijnt als ze huilt.
Halihazırda var olan doğal engellerle birlikte de kullanıldığı görülmüştür.Kanalen werden als natuurlijke bestaande hindernissen gebruikt.
S/2011 J 1, Jüpiter'in doğal uydularından biridir.S/2003 J2 is een natuurlijke satelliet van Jupiter.
Bu ikmal hattına, doğal olarak Yaşam Yolu adı verildi.Deze route stond bekend als de Weg des Leven.
Bu fikir doğal olarak ihanet olarak kabul edildi.Door tegenstanders werd dit uitgelegd als verraad.
Doğal tulyum kararlı Tm-169 izotopundan oluşur.Ytterbium-169 kan ontstaan door radioactief verval van lutetium-169.
Doğal kaynaklı felaketlere ise doğal felaketler denir.In de vierde uitbreiding, genaamd Natural Disasters, staan natuurrampen centraal.
Yerleşmelerde yalın ve doğal biçimler etkilidir.De aanwezige natuur- en bosgebieden maken dit onmogelijk.
Pek çok doğal düşmanları vardır.Hierdoor kennen zij weinig natuurlijke vijanden.
Bilindiği kadarıyla kaliforniyum yeryüzünde doğal olarak bulunmamaktadır.Op aarde komt californium niet in de vrije natuur voor.
Bölgedeki fiyortların çoğu doğal limanlardır.Hierdoor zijn veel fjorden natuurlijke havens.
Doğal kaynaklar tükenmeye başladı.De mijnen beginnen echter uitgeput te raken.
Örneğin 4 sayısı, N doğal sayılar kümesinin bir ögesidir.De verzameling N van natuurlijke getallen is bijvoorbeeld oneindig.
Böylece, doğal dayanağından yoksun buz daha kolay kırılır.Men moet dus wachten tot het ijs op natuurlijke wijze is aangegroeid.
Repsol S.A., İspanya merkezli bir petrol ve doğalgaz şirketidir.Repsol is een Spaanse olie- en gasmaatschappij en tankstationketen.
İşte bu sürece, doğal seçilim denir.Dit proces wordt natuurlijke selectie genoemd.
Bâzı bankalar tarafından müşterilerin doğal gaz, elektrik, su gibi ödemelerini finanse etmede kullanılır.Vastrecht is het bedrag dat gebruikers van gas, water en elektra betalen ongeacht hun verbruik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod