Ana içeriğe geç
Sözlük

doğal ile cümle

doğal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doğal park alanı mevcuttur.Natuurpark Levende Leie.
Bu tuz doğal olarak bromaritit minerali halinde bulunabilir.In de natuur komt het voor als het mineraal bromelliet.
Bunun yanında, doğal seçilim aynı anda birden çok düzeyde de hareket edebilir.Dus ja, dan wordt de keuze op een gegeven moment wel heel gemakkelijk.
Karşılaştırınız: doğal sayılar, sayma sayılarıGetallen en getalverzamelingen Lijst van natuurlijke getallen Telwoord
Türkiye nerdeyse hiç doğalgaz rezervine sahip değil ve en çok gazı Rusya'dan ithal eder.Italië bezit weinig natuurlijke rijkdommen en voert bijna al zijn olieproducten in.
Doğal ortamında en uzun yaşayan papağanlardan biridir.Het is een van de moeilijkst bereikbare natuurparken.
Hepsinin amacı Wadden Denizi'ndeki doğal yaşamı korumaktır.Dat eiland zou in de eerste plaats de natuur in de Waddenzee moeten versterken.
Mağara, doğal görünümünü muhafaza etmiştir.De huid is door Naturalis geconserveerd.
Çocuklar doğal olarak cilveler yaparlar.Kinderen hebben van nature de belangstelling om met materialen te bouwen.
Priebke, doğal nedenlerden, 100 yaşındayken 11 Ekim 2013 tarihinde Roma'da öldü.Priebke overleed enkele maanden later, op 11 oktober 2013, in Rome.
Özellikle Val ve Varatella Toirano komünlerinde çok sayıda doğal mağaralar bulunmaktadır.Vooral in de gemeenten Sint-Laureins en Assenede bevinden zich veel kreken.
Mısır doğal gaz holding şirketi (EGAS) Başkanı seçildi.Dit is een joint venture van Eni en het staatsbedrijf Egyptian Natural Gas Holding Company (EGAS).
Yakın gelecekte Dünya üzerindeki doğal hayat tehlikeye girmiştir.In True Blood wordt de wereld in de nabije toekomst getoond.
Doğal kaynak suyu bulunmaktadır.Het meertje bevat een natuurlijke waterbron.
Ayrıca bu göl bir doğal anıttır.Ook deze brug is een rijksmonument.
Arazi şartlarında örneğin bir nehri geçebilmek için doğal bir yol bulmalı idi.Als locatie voor de oversteek werd een van nature doorwaadbare plaats in de rivier gekozen.
Fotoğraflar doğal renklerini taşıyacak."Synoniem voor natuurlijke kleuren is "in hunne natuurlijke verwen".
1971'de Rus yer bilimi uzmanları doğal gaz araması yaparken tesadüfen buldukları uzun bir kuyudur.Tijdens het boren in 1971 vonden geologen per ongeluk een ondergrondse grot gevuld met aardgas.
Bununla birlikte, ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.De provincie is rijk aan natuurlijke hulpbronnen.
Doğal afetler ve olağanüstü büyüklükte afetler durumunda yardım etmek.Veel wandelaars en natuurliefhebbers bezoeken dit natuurgebied.
İlin doğal yapısı oldukça engebelidir.Het islamitische erfrecht is nogal gecompliceerd.
Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği.Ze is de directeur-generaal van de International Union for Conservation of Nature and Natural Resources.
Tam sayılar, doğal sayıların bir genişlemesidir.Ordinaalgetallen vormen een uitbreiding van de natuurlijke getallen.
Doğal tarih, sosyal gelişmelr, arkeoloji ve güzel sanatlar eserleri sergilenmektedir.Het is gewijd aan de geschiedenis, de archeologie, de schone kunsten en de toegepaste kunsten.
Yaprak galerigüvelerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmaktadır.Afgezien daarvan hebben kokkels veel natuurlijke vijanden.
Doğal hayatın bir parçası olan vaşaklar insanoğlunun tehdidi altındadır.De voornaamste bedreiging voor de natuurgebieden is de mens.
Hukuk ve etik (ahlaklılık) arasında doğal ve kaçınılmaz bir bağlantı yoktur.Tussen recht en moraal bestaat in het rechtspositivisme geen logisch noodzakelijk verband.
Doğal olarak, bu operatörler C* cebiri veya diğer operator cebirlerinin tanımına öncülük etmektedir.Deze namen komen zowel voor bij B-Spec coureurs of andere coureurs op de baan.
6 doğal bölgeye ayrılır;6 Natuurdecreet art.
Üç doğal çeşme vardır.Daarnaast zijn er nog drie natuurgrasvelden.
Doğal nedenlerle oluşmuş veya insan eliyle hazırlanmış olabilir.Alkalische gronden kunnen op natuurlijke zijn ontstaan of door de mens worden veroorzaakt.
Doğal olarak, yukarıda bahsedilen algoritmadan daha verimli ve hızlı çalışmaktadırlar.Dynamisch is meer flexibel en veilig als hieronder wordt beschreven.
Bilinenin aksine doğal gaz insan için zehirleyici bir gaz değildir.Voor de mens is de stof niet toxisch.
Doğal olarak bu kısalan süre içinde uygulanması öngörülen ders programı da giderek küçültülmüştür.De instructietijd per kind is hierdoor drastisch lager.
Onların doğal bir hakkıdır.Dit laatste is een natuurrecht.
Geçit halen doğal savunma olanakları sunmaktadır.Verder heeft het station natuurlijke aanlooproutes.
Doğal şartlarda DNA'nın hemen hemen tamamı sağ ellidir.Grote delen van het DNA zijn nagenoeg identiek.
Azerbaycan'da özellikle büyük petrol ve doğal gaz rezervleri bulunmaktadır.Azerbeidzjan heeft grote natuurlijke olie- en gasvoorraden.
Belde Belediyesi Doğal Av Alanı oluşturmak için çalışmalar yapmaktadır.Momenteel is de gemeente Veghel bezig met het aanleggen van natuurgebieden.
Kuzey rüzgarlarına korunaklı, doğal ve derindir.Ten noorden ervan vindt men de uitgestrekte en ruige natuur.
1999 yılında ise Doğal SİT Alanı olarak ilan edilmiştir.In 1999 kreeg het gebied een bestemming als natuurgebied.
Elektrik veya doğal gazla ısıtılır.Deze kunnen zowel elektrisch als op gas verwarmd worden.
Tai Ormanı, Ebola virüsünün doğal bir rezervuarıdır.Vogels worden geacht het natuurlijke reservoir van het influenza A virus te zijn.
Lunaria, Avrupa'dan Doğu Sibirya'ya kadar olan bölgede doğal olarak yetişir.De plant komt van nature voor van Europa tot het midden van Siberië.
( Sınırlama doğal olmalıdır.Het is geen natuurlijke grens.
Bu çok doğal...Dit is echter uitzonderlijk...
Büyük Okyanus'ta, bilinen doğal yaşam alanları Japon kıyıları ve Britanya Kolumbiyasıdır.Bekende plaatsen met hoge seismiciteit zijn Japan en San Francisco.
John'un tenise doğal bir kabiliyeti var.John heeft een natuurlijk talent voor tennis.
O, doğal nedenlerden öldü.Hij stierf een natuurlijke dood.
Uçtan uçlu çerçeve ile sistem, "daha iyi, daha doğal çeviriler oluşturmak için zamanla öğrenir".Dzięki kompleksowej strukturze "system z czasem uczy się tworzyć lepsze, bardziej naturalne tłumaczenia".
SnatchBot ayrıca ücretsiz Doğal Dil İşleme modelleri de sunmaktadır.SnatchBot dostarcza również darmowych modeli do przetwarzania języka naturalnego.
Bu çok doğal...To wydaje się takie niewdzięczne...
Alice rastgele bir a doğal sayısı seçer ve ga yı Bob'a gönderir.Alicja losuje naturalną liczbę a i wysyła ga Bobowi.
2004'ün sonuna kadar kültürel miraslar için altı ölçüt ve doğal miraslar için dört ölçüt bulunmaktaydı.Do końca 2004 roku było sześć kryteriów dla obiektów dziedzictwa kulturowego i cztery dla przyrodniczego.
Şehir, dünyanın en büyük doğal limanlarından birinin üstüne kurulmuştur.Miasto zbudowane zostało nad jednym z największych naturalnych portów na świecie.
Bu gerçek olsaydı doğal seleksiyon yetersiz beyinleri olan insanları elerdi.Gdyby to była prawda, proces naturalnej selekcji wyeliminowałby nieefektywne mózgi.
Pek çok doğal düşmanları vardır.Posiada niewielu naturalnych wrogów.
Venüs'ün doğal uydusu yoktur.Wenus nie ma naturalnych satelitów.
Salinger, 27 Ocak 2010'da Cornish, New Hampshire'daki evinde doğal sebeplerden vefat etti.Zmarł z przyczyn naturalnych 27 stycznia 2010 w swoim domu w Cornish w stanie New Hampshire.
Doğal düşmanları jaguar ve pumadır.Naturalni wrogowie tapira to jaguar i puma.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod