Şempanzeler HIV'in doğal konaklarıdır.تعتبر خلايا الإنسان العائل الطبيعي لهذا الفيروس.
Bu korunun doğal güzelliklerini görmek için burada bir mola vermektedirler.نذهب الآن إلي هذه الأرض الجميلة للتمتع بملامحها الطبيعية.
Örneğin temel yük (e), elektriksel yük ve ışık hızı (c), hız için kullanılan doğal birimlerdir.كمثال، الشحنة الأولية e هي وحدة طبيعية للشحنة الكهربية، وسرعة الضوء c هي الوحدة الطبيعية للسرعة.
Doğal yaşam alanlarının yokolması nedeniyle tehdit altındadır.إنه مهدد بفقدان موائله الطبيعية.
Yüzü doğal görünüyordu.وكان وجيها ذا مهابة.
Ayrıca yeraltından doğal su çıkmaktadır.وبالطبيعي يوجد الماء على الأرض .
Doğal hayattaki kızıl aynakların ömrü yaklaşık 15 yıl kadardır.يمتد أمد حياة الأيل الأسمر الفارسي لحوالي 15 سنة.
2009 yılı ocak ayı itibarıyla doğalgaz mevcuttur.المطر من الطيور النافقة من كانون الثاني / يناير 2011.
1758'de doğal iktisat yasaları görüşünü biçimlendirdiği temel yapıtı İktisadi Tablo yayınladı.في 1583 نشر كتب بشأن قواعد المنظور العملي.
Doğal rezervleriyle meşhurdur.تأميم الثروات الطبيعية.
Mısır doğal gaz holding şirketi (EGAS) Başkanı seçildi.وتمدها الشركة المصرية القابضة للغاز الطبيعي (إيجاس).
Modeller, özellikle de çıplak model, bilinçli olarak doğal olmayan bir şekilde çizilmişti.و و ضعية العارضات التى كانت تُرسم و خاصة العاريات توضح أن الرسم لم يكن في الطبيعة.
Pek çok doğal düşmanları vardır.هناك العديد من المواد المسرطنة الطبيعية.
Genellikle beyazlatılmış veya elyafın doğal rengini bırakan endüstriyel pamuktan yapılırlar.وغالبا ما يصنع هذا النوع من القطن الصناعي الذي قد يكون مصبوغا باللون الأبيض أو أنه أبقى على لونه الطبيعي.
Doğalgaz altyapısı mahallenin çoğu bölgesinde mevcuttur.الشلالات الطبيعية المتواجد في أكثر من مكان.
Almanya, doğal gazının %50 ile %75'i arasında bir miktarını Rusya'dan almaktadır.في المقابل، تعتمد جورجيا على روسيا في 75 في المئة من الحبوب.
Bu fikir doğal olarak ihanet olarak kabul edildi.وأعتبر تيلدن ذلك خيانة الشخصية.
Endonezya tarih boyunca konumu ve doğal kaynakları sayesinde ticaret merkezlerinden olmuştur.عبر تاريخ إندونسيا كان لاندونسيا نشاط تجارى بفضل موقعها ومواردها الطبيعية.
Doğal ve tarihsel zenginlikleriyle ilgi çekmektedir.لما لها من قيمة تاريخية وطبيعية.
Antik Roma çok fazla doğal kaynağa ve insan kaynağına sahip fevkalade geniş bir alana hükmediyordu.قالب:RomanMilitary قادت روما القديمة منطقة واسعة من الأرض، مع ما يستتبعه من الموارد الطبيعية والبشرية.
Yöredeki doğal plajlar, ülke turizmi açısından son derece önemlidir.الشؤاطى السياحية فالمنطقة تحظى بأقصى أهمية من حيث السياحة.
Petrol kaya oluşumları içinde doğal olarak bulunan bir sıvıdır.النفط هو سائل طبيعي يوجد في التكوينات الصخرية.
İzmir ve Aydın çevrelerinde doğal olarak bulunur.وأثبت هذا الوجود بالآيات القرآنية وبالأدلة المنطقية.
Basel problemi doğal sayıların karelerinin çarpmaya göre terslerinin kesin toplamını bulmaya çalışmaktadır.معضلة بازل تطرح السؤال عما يساوي مجموع مقلوبات مربعات الأعداد الطبيعية.
Kurutmalık Doğal veya bandırmalı olarak kurutulur.ويحصل الارتفاع طبيعيا أو اصطناعيا.
Yani doğal olmalıyız.طبيعي موجب.
Gemiler ayrıca doğal yaşamı rahatsız eden gürültü kirliliği de yaratmaktadır.والتصادم مع السفن والضوضاء الناتجة عن أنشطة بشرية تهدد أيضا بشكل ملحوظ الانتعاش.
Satürn'ün uydularının listesi, Satürn'ün doğal uyduları makalesinde yer almaktadır.في الواقع يوجد احتمال أن يكون ديدرو قد ألّفَ أجزاء من كتاب نظام الطبيعة.
1999 yılında arkeolojik ve doğal sit alanı kabul edilmiştir.وتم في عام 1995 تثبيت المرافق الميكانيكية والكهربائية.
Tam sayılar, doğal sayıların bir genişlemesidir.تعرف مجموعة الأعداد الصحيحة الموجبة بمجموعة الأعداد الطبيعية.
Bu değişiklik de, hangi özelliklerin doğal olarak seçileceğine dair değişimlere neden olur.ومن ثم يؤدي هذا التغير إلى تغيير في السمات المرغوبة والتي يحابيها الإصطفاء الطبيعي.
İlk sorgulama doğal gözükür.فالسبب الأول من وجهة نظره ذو طابع تقني.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.يعود النمو السكاني الكندي للهجرة وإلى حد أقل إلى النمو الطبيعي.
2013 yılında 89 yaşındayken, Kaliforniya’daki evinde 14 Ocak 2013 tarihinde doğal sebeplerden ötürü öldü.توفي باين في 14 يناير، 2013 في منزله في ليفرمور، كاليفورنيا من أسباب طبيعية، البالغ من العمر 89.
Bugün dahi Dene-Kri sınırı doğal olarak bu nehirdir.اليوم ينظم سد قنطرة السيف كثيرا من تدفق النهر.
Doğal bir belgelendirmeli yapıya sahiptir.وهو مادة حافظة طبيعية.
Altın ve doğalgaz rezervleri vardır.مسكوكات ذهبية وفضية أثرية.
Uyku, 24 saatlik döngüde doğal olarak yerini almaktadır.مجموع الحرمان من النوم يعني أن تبقى مستيقظا لمدة 24 ساعة على الأقل.
Katal olarak verilen enzim aktivitesi genelde enzimin doğal hedefi varsayılarak ifade edilir.تشير الفعالية الأنزيمية المعطاة بواحدات الكاتال عادة إلى الركازة الطبيعية المستهدفة من قبل الإنزيم.
Darwinizm tartışması genellikle doğal seleksiyonun sağladığı evrim konusunda yoğunlaşmıştır.يقترن اسم الداروينية بشكل خاص بفكرة التطور عن طريق الاصطفاء الطبيعي.
Doğal olarak A ∩ B {\displaystyle A\cap B} = {(1,0)} dır.مثلاً A B → {\displaystyle {\overrightarrow {AB}}} .
Petrol ve doğal gaz üretiminde Avrupa'da dördüncü sıradadır.والرتبة السابعة في إنتاج الغاز الطبيعي عالميا.
Birlikte çok uyumlu çalışıyorlar, kimyaları doğal bir biçimde birbirini tutuyor.”Eles trabalham muito bem juntos, entre eles há uma química natural".
Kendisinden öncekilerin hepsi ya doğal yollardan ölmüş, ya da zorla görevden uzaklaştırılmışlardı.Antes da investida, seus integrantes se juntavam em formação cerrada ou até mesmo compacta (synaspsimos).
Huacachina, çölde küçük doğal bir göl etrafında kurulmuştur.Huacachina foi construída em torno de um pequeno lago natural no deserto.
Uranüs, güneş sisteminin yedinci gezegenidir ve bilinen 27 doğal uydusu vardır.Urano, o sétimo planeta do Sistema Solar, possui 27 satélites naturais conhecidos.
Dünya Bankası Rusya'nın doğal kaynaklarının toplam değerini $ 75 trilyon ABD doları olarak tahmin ediyor.O Banco Mundial estima o valor total dos recursos naturais da Rússia em US$ 75 trilhões de dólares.
1630'da Fransızlar doğal bir limana Fort de Rocher'ı inşa ettiler.Em 1630, os franceses construíram o Forte de Rocher em um porto natural.
Özellikle klasik realist düşünürler arasında, güç insanlığın ve devletlerin doğal amacıdır.Especialmente entre os pensadores realistas, o poder é um objetivo inerente da humanidade e dos Estados.
Şarap, doğal ve yaşayan bir üründür.O vinho é um alimento natural e perecível.
Tek doğal düşmanı leopardır.Seu único inimigo natural é o leopardo.
Rusya'nın ihracatının %80'nden fazlasını petrol, doğal gaz, metaller ve keresteler oluşturmaktadır.Das exportações russas, mais de 80% são de petróleo, gás natural, metais e madeira.
Birincisi Amerika Birleşik Devletleri tarihi doğal olarak diğer milletlerinkinden farklıdır.A primeira é a de que a história dos Estados Unidos é essencialmente diferente da história de outras nações.
1923 yılında müzenin doğal tarihsel nesneleri Haus de Natur'a verildi.Em 1923, os objetos de história natural do museu foram dados à Haus de Natur.
Eleştirmenlerse, Kendin Yap etiğinin aslında doğal bir kapitalistlik içerdiğini iddia ederler.Se quiserem me classificar, digam que sou naturalista.
İkincisi doğal bir ilerleme içindeydi.A segunda é a progressão natural.
SnatchBot ayrıca ücretsiz Doğal Dil İşleme modelleri de sunmaktadır.A plataforma Snatchbot disponibiliza modelos gratuitos de Processamento de linguagem natural.
Bu, tarihteki en çok ölüme yol açan doğal afetlerden biriydi.Foi um dos mais mortais desastres naturais da história.
Boyutu, rahatlama, iklim ve doğal kaynaklar Brezilya'yı coğrafi olarak farklı kılar.O seu tamanho, relevo, clima e recursos naturais fazem do Brasil um país geograficamente diverso.
Örneğin doğal sayılar gibi.Exemplo: os números naturais.