Doğal gaz üretimi de 30 milyon metreküptür.ويبلغ الإنتاج من الغاز الطبيعي 30 مليون متر مكعب.
Bu nedenle ASIMO yalnızca sesli komutlar ile değil insanın doğal hareketleri ile de yönetilebilir.وبسبب هذا فإن أسيمو ليس فقط يستطيع الرد على وتوجيه الأوامر الصوتية فحسب وإنما أيضا على الحركات الطبيعية للبشر.
Doğal tarih.التاريخ الطبيعي.
SnatchBot ayrıca ücretsiz Doğal Dil İşleme modelleri de sunmaktadır.كما يوفر "سناتش بوت" نماذج مجانية لتقنيات معالجة اللغة الطبيعية.
Birçok diğer Avrupa ülkesi gibi Beyaz Rusya'nın eksi nüfus artışı ve doğal büyüme oranı vardır.مثلها كالعديد من البلدان الأوروبية الأخرى، تعاني بلاروسيا من معدل نمو سكاني سلبي ومعدل نمو طبيعي سلبي.
Doğal olarak bulunduğu bölgenin dışında bulunan bazı bölgelere de sokulmuş bir kuş türüdür.هو نوع من الطيور التي تم إدخالها إلي مناطق أخرى غير المناطق التي تتواجد فيها بشكل طبيعي.
Ankara'da 1362 bitki türü doğal olarak bulunmakta olup, bunların 268'i endemiktir.يوجد في أنقرة 1362 نوع نباتي بشكل طبيعي، منهم 268 نوع متوطن.
Yüzen adalar, dünyanın birçok bölümünde bulunan yaygın doğal bir olaydır.والجزر العائمة ظاهرة طبيعية شائعة موجودة في أجزاء كثيرة من العالم.
Popüler muhalefet, çok sayıda doğal olmayan direniş eyleminde ifade edildi.وأعرب عن المعارضة الشعبية العفوية في أعمال عديدة من المقاومة اللاعنفية.
2004'ün sonuna kadar kültürel miraslar için altı ölçüt ve doğal miraslar için dört ölçüt bulunmaktaydı.إلى نهاية سنة 2004، كان هناك ستة معايير معمول بها للتراث الثقافي وأربعة معايير للتراث الطبيعي.
Tehlike altındaki doğal alanların çoğunluğu (13) Afrika'da bulunmaktadır.تقع معظم المواقع الطبيعية المهددة في أفريقيا (12 موقع تحديداً).
Doğurganlık yavru üretebilme doğal kabiliyetidir.الخصوبة هي القدرة الطبيعية على إنتاج النسل.
Bu miktarın %75'i doğal gaz, %18'i petrole ve %7'si hidroelektrik enerjiye dayanmaktadır.من هذا المبلغ، واستند حوالي 75٪ على الغاز الطبيعي، و 18٪ على النفط، و 7٪ على الطاقة الكهرومائية.
Tek doğal uydusu Ay'dır.قمر جديد ظاهرة طبيعية.
2000’li yılların başlarına kadar İsrail’deki doğal gaz kullanımı minimum düzeydeydi.حتى أوائل عقد 2000، كان استخدام الغاز الطبيعي في إسرائيل متدنياً.
Doğal tarih müzesidir.متحف للتاريخ الطبيعي.
Tatlı doğal kaynak suyudur.مصدر آمن وطبيعي للسكر .
Her türlü insan aktivitesi, doğal sistemler ve bütün organizmalar atık ısı kaynağıdır.وتتضمن مصادر الطاقة المهدرة جميع أنواع الأنشطة البشرية والأنظمة الطبيعية وكافة الكائنات الحية.
Dizi hizalaması biyolojik olmayan dizilerde, örneğin doğal dil veya finansal verilerde de kullanılabilir.كما تستخدم التحالفات تسلسل لتسلسل غير البيولوجية، مثل تلك موجودة في اللغات الطبيعية أو في البيانات المالية.
Azot fiksasyonu yıldırım anında doğal olarak da oluşabilir.يحدث تثبيت النيتروجين بشكل طبيعي عند حدوث البرق.
Uluslararası Doğal Elyaflar Yılı.السنة الدولية للألياف الطبيعية.
Sonra Florida'da bir kolejde öğrenciliğe başladı, bir doğallık (naturizm) mekânında sunuculuk yaptı.وبعد ذلك بدأت الدراسة كطالبة جامعية في احدى الكليات في فلوريدا ، وقد قدمت للدراسة في قسم (الطبيعة) بالكلية .
Doğal düşmanlarının sayısı azdır ancak çeşitli parazitler taşıyabilir.وعدد الأعداء الطبيعيين قليل، ولكنه يمكن أن يحمل الطفيليات.
"Çocuklar doğal hayatı öğrenecek".النيل أيقونة الطبيعة".
Doğal ve endüstriyel afetler durumunda askeri ve askeri olmayan unsurları doğanın tehlikeleri ile uyarmak.مساعدة السكان في حالة الكوارث الطبيعية والصناعية ويحذر من مخاطر الطبيعة العسكرية وغير العسكرية.
1924 Luck ve Seth insan midesinde üreaz enzimini keşfettiler ve doğal olarak oluştuğunu söylediler.1924 اكتشف لوك وسيث اليورياز في معدة البشر، واللذان اعتقدا أنَّ وجوده أمرٌ طبيعي.
Bunlardan altısı kültürel, dördü doğal alandır.ستة منها معايير ثقافية، وأربعة منها معايير طبيعية.
İlâhi adların ve lakapların çokluğu tanrıların muhtelif doğalarını belirtmektedir.ويعبر تعدد الأسماء والألقاب الإلهية عن تنوع طبائع الآلهة.
İnsan hakları doğal hukuk kuramına göre değerlendirilir.تعتبر الحقوق المدنيّة حقوقًا طبيعية.
Körfez yaklaşık 15 km uzunluğundadır ve iki ila dört km genişliğinde ve derinlikte doğal bir limandır.يصل طول الخليج إلى حوالي 15 كيلومتر وبعرض اثنان إلى أربعة كيلومتر، و مرفأ عميق طبيعي.
1981'de doğal koruma alanı ilan edilmiştir.أسست محمية الطبيعية في 1983.
Mahallede doğal kanalizasyon arıtma sistemi bulunmaktadır.كما يوجد على الأرض بقايا نظام مجاري لتصريف مياه الأمطار.
Doğal yaşam alanı ırmaklardır.إنّ الأرض هي جذورنا.
Kingston Limanı, dünyanın yedinci büyük doğal limanıdır.في مرفأ كينغستون هي واحدة من أكبر المرافئ الطبيعية في العالم.
Doğalgaz altyapısı gelmiş ve kullanıma açılmıştır.المستخدم الان تم انشاءه وهو جاهز للاستخدام.
Doğalgaz yoktur.ليس تابعا طبيعيا.
Doğal sesini maskeleyerek, iyi bir şarkıcı olma yolunda ilerleme kaydediyor." şeklinde oldu.تحجب صوتها الطبيعي فهى تحرز تقدماً وفي طريقها لتصبح مغنية جيدة.
Sıfır doğal sayıdır.نقص الوزن عن المعدل الطبيعي.
Polonya'daki çoğu gözde mekân, doğal çevre, tarihi yerler ve kültürel etkinliklerle bağlantılıdır.وترتبط أهم المعالم السياحية في بولندا مع البيئة الطبيعية والمواقع التاريخية والأحداث الثقافية.
Doğal olarak bu kültürler birdenbire ortadan kalkıp gitmemiş, zaman içinde biri diğerinin yerini almıştır.أختفت وتراجعت هذة الثقافات بطبيعة الحال بشكل مفاجئ وحل بدلا منها قيمة اخرى في هذا الوقت.
Timor Denizi'nin altında yaygın bir şekilde petrol ve doğalgaz rezervleri bulunmaktadır.تحت بحر تيمور تكمن احتياطيات كبيرة من النفط والغاز.
İran'da vahşi yaşam flora, fauna ve doğal habitatlarını kapsamaktadır.الحياة البرية في إيران تشتمل الحياة البرية في إيران على النباتات والحيوانات وموائلها الطبيعية.
Doğal olarak, seçkinlerin sayısı pek azdı.ولذلك، فمن المؤكد أن الرومان كانوا أقل عددا بكثير.
Doğal seçilim, modern biyolojinin temel taşlarından biridir.الاصطفاء الطبيعي هو حجر أساسي في علم الأحياء الحديث.
Doğal kaynaklar tükenmeye başladı.المخاطر الطبيعية جفاف.
Doğal özellikleri içme suyu, maden suları olan bir yerdir.إن السلاح العنصري الذي يتميز به الماء هو الكأس.
Birlikte çok uyumlu çalışıyorlar, kimyaları doğal bir biçimde birbirini tutuyor.”فيمكننا القول بأنهما ارتبطا كيميائيًا ببعضهما البعض».
Türkiye nerdeyse hiç doğalgaz rezervine sahip değil ve en çok gazı Rusya'dan ithal eder.لا يوجد لدى أرمينيا احتياطيات مؤكدة من النفط أو الغاز الطبيعي وتستورد حاليا كل الغاز من روسيا.
Türkiye'de doğal olarak yetişen iki türü vardır.وهناك نوعين على الأقل تنمو في جنوب أفريقيا.
Doğal gazın %50'si elektrik üretiminde kullanılmaktadır.يكون حوالي 80%من الغاز الطبيعي المستخدم كوقود.
Bu ikmal hattına, doğal olarak Yaşam Yolu adı verildi.وهذا التوازن مهم في الطبيعة، ويُسمى دورة الحياة.
Huacachina, çölde küçük doğal bir göl etrafında kurulmuştur.بنيت حول بحيرة طبيعية صغيرة في الصحراء.
Entelektüel amaçların ve formel nedenin tüm doğal süreçleri yönlendirdiğine inanmıştır.وأعرب عن اعتقاده بأن الأهداف الفكرية والأسباب الرسمية هي التي تقود العمليات الطبيعية.
Hezekiya, MÖ 687'de doğal sebeplerden dolayı öldü.توفيت مارشيانا لأسباب طبيعية حوالي 186.
Bölgede yüzden fazla doğal park vardır.العديد من الحدائق الطبيعية في المدينة.
Güney Afrika'da doğal olan bir bitkidir.وهي نباتات أصيلة في جنوب أفريقيا.
Vahşi doğa, Dünya üzerinde insan etkinliği ile belirgin değişikliğe uğramayan bir doğal çevre.البرية هو البيئة الطبيعية على وجه الأرض التي لم يتم تعديلها بشكل كبير عن طريق النشاط البشري.
Doğal gaz enerji üretim sektöründe ilk kez Amerika'da kullanılmaya başladı.1957 - بدأ العمل في أول محطة نووية لتوليد الطاقة الكهربائية في الولايات المتحدة.
İlkbaharda birçok doğal su kaynakları oluşmaktadır.فكلاهما يوصفان بمياه الربيع الوافرة .
Bilinen hiç doğal uydusu yoktur.أليس هناك ظاهرة عنصرية مستمرة هنا.