Erkekler ve kızlar, eğer yalnızlarsa araları doğal olarak düzelir.Wenn ein Junge und ein Mädchen alleine sind,ergibt sich alles von alleine.
Erkekler ve kızlar, eğer yalnızlarsa araları doğal olarak düzelir.Αγόρια και κορίτσια, αν είναι μόνοι τους τα πράγματα φτιάχνονται φυσικά.
Erkekler ve kızlar, eğer yalnızlarsa araları doğal olarak düzelir.Мальчики и девочки... если они остаются одни, всё получается само собой.
Erkekler ve kızlar, eğer yalnızlarsa araları doğal olarak düzelir.Момчета и момичета, ако са сами всичко се определя по естествен път.
Erkekler ve kızlar, eğer yalnızlarsa araları doğal olarak düzelir..בנים ובנות, כשהם לבד הכל מסתדר מעצמו
Erkekler ve kızlar, eğer yalnızlarsa araları doğal olarak düzelir.الرجال والفتيات , إذا كانا لايزلان وحدهما سيصلحان نفسهما بطبيعة الحال
Erkekler ve kızlar, eğer yalnızlarsa araları doğal olarak düzelir.おい メシ食わせてくれるのか くれないのか どっちだよ
Esrar çok çeşitli ortamlarda ekilebilir ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.A kannabisz sokféle környezetben termeszthető, sőt a világ számos táján a szabadban is nő.
Esrar çok çeşitli ortamlarda ekilebilir ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.Canabisul poate fi cultivat într-o gamă largă de medii și crește sălbatic în multe părţi ale lumii.
Esrar çok çeşitli ortamlarda ekilebilir ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.Cannabis kan dyrkes i en lang række miljøer og vokser vildt i mange dele af verden.
Esrar çok çeşitli ortamlarda ekilebilir ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.Konopí lze pěstovat v nejrůznějších prostředích a v mnoha částech světa roste volně v přírodě.
Esrar çok çeşitli ortamlarda ekilebilir ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.Konopljo je mogoče gojiti v zelo različnih okoljih, v naravi pa raste v številnih delih sveta.
Esrar çok çeşitli ortamlarda ekilebilir ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.Канабисът може да се отглежда в разнообразни среди и се среща като диво растение в много части на света.
Esrar çok çeşitli ortamlarda yetiştirilebilmekte ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.Kannabista voidaan viljellä monenlaisissa ympäristöissä, ja se kasvaa luonnonvaraisena eri puolilla maailmaa.
Esrar çok çeşitli ortamlarda yetiştirilebilmekte ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.Konopljo je mogoče gojiti v zelo različnih okoljih in raste v naravi v številnih delih sveta.
Esrar çok çeşitli ortamlarda yetiştirilebilmekte ve dünyanın pek çok bölgesinde doğal olarak yetişmektedir.vnútroregionálny obchod. Platí to aj pre časť trávového kanabisu v Európe, pričom okrem domácej produkcie (35)
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Äktenskap följer naturligt efter ätkenskaps möte.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Eine Hochzeit folgt normalerweise nach einem Verlobungstreffen.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Le mariage s'ensuit normalement d'un rendez-vous de mariage.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Lẽ thường sau khi gặp mặt thì sẽ kết hôn mà.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Małżeństwo to następstwo małżeńskiego spotkania.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Normal dupa o intalnire de casatorie urmeaza o casatorie.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Poročnemu sestanku po navadi sledi poroka.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Setelah perjodohan biasanya akan ada pernikahan.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Uit een huwelijksontmoeting vloeit natuurlijk een huwelijk.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.Ο γάμος είναι φυσικό επακόλουθο ενός συνοικέσιου.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.За свиданиями такого рода обычно следуют свадьбы.
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.מטרתם של שידוכים הם נישואים לא?
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.طبيعيا ان الزواج هو الذي يتبع اللقاء المدبر
Evlilik görüşmesinden sonra doğal olarak evlilik gelir.ハニ
Fakat sabit hıza sahibiz ve doğal olarak cisim hızlanmıyor. -А у нас тут немає прискорення. Ми маємо сталу швидкість. Тут ми не прискорюємося.
Fakat sabit hıza sahibiz ve doğal olarak cisim hızlanmıyor. -И мы не ускоряемся, наша скорость постоянная. Мы не ускоряем блок.
Fakat sabit hıza sahibiz ve doğal olarak cisim hızlanmıyor. -אבל פה אין לנו תאוצה, יש לנו מהירות קבועה אין כאן תאוצה לגוף.
Fakat sabit hıza sahibiz ve doğal olarak cisim hızlanmıyor. -ونحن لا نتسارع هنا , لدينا سرعة ثابتة لا يوجد لدينا تسارع هنا
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.De kom dock inte så långt, såklart.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Evident, nu au ajuns foarte departe.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Ils ne sont pas allés très loin, évidemment.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.분명한 건 파리가 멀리 가진 못했다는 겁니다.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Mereka tidak terbang terlalu jauh.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Não voaram para muito longe, obviamente.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.No llegaron muy lejos, obviamente.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Non andarono molto lontano, ovviamente.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Oczywiście, nie odlatywały zbyt daleko.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Sie kamen offensichtlich nicht sehr weit.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Thực ra thì cũng không xa lắm đâu, dĩ nhiên rồi.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Veľmi ďaleko sa prirodzene nedostali.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Ze kwamen vanzelfsprekend niet ver.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Zjevně neodletěla nijak daleko.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Очевидно, не стигат много далеч.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.Понятно, не очень далеко.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.ברור שהם לא התרחקו הרבה.
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.لم يذهبوا بعيداً , بالطبع .
Fazla uzağa gidemiyorlar, doğal olarak.最初の一歩を私たちが始めたことにより、
Filmin ilk gecesiydi, doğal olarak.A premier éjszakája volt, természetesen.
Filmin ilk gecesiydi, doğal olarak.Byla to premiéra, přirozeně.
Filmin ilk gecesiydi, doğal olarak.C'était la nuit de la première, naturellement.
Filmin ilk gecesiydi, doğal olarak.Det var premiärkväll förstås.
Filmin ilk gecesiydi, doğal olarak.Đó là đêm mở màn, tất nhiên rồi.
Filmin ilk gecesiydi, doğal olarak.Era la noche del estreno, naturalmente.
Filmin ilk gecesiydi, doğal olarak.Era la sera della prima, naturalmente.