Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Äiti pakkasi minulle mukaan laukullisen kirjoja, eikä siinä ollut mielestäni mitään erikoista.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.E a minha mãe preparou-me uma mala cheia de livros, o que me pareceu algo perfeitamente natural.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Édesanyám telepakolt nekem egy táskát könyvvel, ami számomra totál természetes volt.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Et ma mère a mis plein de livres dans ma valise, ce qui me semblait parfaitement naturel.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.엄마는 책들로 가득찬 가방을 꾸려 주셨죠, 저에게는 언제나 자연스러운 일이었습니다.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.llena de libros, lo que me pareció lo más natural del mundo porque en mi familia
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Mama mi-a împachetat o valiză plină de cărţi, lucru care mie mi se părea ceva obişnuit.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Mama mi je pripravila poln kovček knjig, kar se je meni zdelo povsem normalno.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Mama mi zbalila kufor plný kníh, čo mi pripadalo úplne prirodzené.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Má matka mi zabalila kufr plný knih, což mi připadalo jako naprosto samozřejmá věc.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Matka spakowała mi do walizki mnóstwo książek.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Meine Mutter packte mir einen Koffer voller Bücher, was mir wie eine ganz normale Sache vorkam.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Mia madre mi ha fatto una valigia piena di libri e a me sembrava del tutto naturale.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Mijn moeder pakte me een koffer vol boeken, wat mij een heel natuurlijke zaak leek.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Min mor pakkede en kuffert for mig fyldt med bøger, hvilket virkede helt naturligt for mig.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Και η μητέρα μου μού έφτιαξε μια βαλίτσα γεμάτη βιβλία, πράγμα που μου φαινόταν απολύτως φυσιολογικό.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Майка ми опакова куфар пълен с книги, което на мен ми изглеждаше като най-естественото нещо на света.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Мама собрала мне чемодан полный книг, что для меня было совершенно естественно.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.Мама спакувала мені валізу з купою книжок, що абсолютно не здавалося мені дивним.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.ואימי ארזה לי מזוודה מלאה בספרים, משהו שנראה לי טבעי ביותר,
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.وكانت والدتي قد وضعت في حقيبة ملابسي الكثير من الكتب وهو الأمر الذي بدا لي طبيعيا تماما.
Bavulumu annem hazırladı, doğal olarak da içi kitaplarla doluydu.本を詰め込んでくれましたが 私にとってはごく普通のことでした 私の家では
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Às vezes, é claro, ser compassivo pode produzir sentimentos dentro de nós que são muito difíceis de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.A veces, evidentemente, el ser compasivo puede generarnos emociones difíciles de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Đôi lúc, tất nhiên, lòng nhân ái có thể tạo ra cảm xúc rất khó điều khiển bên trong chúng ta.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Ibland kan empati såklart framkalla känslor inom oss som är svåra att kontrollera.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.물론 가끔은 이러한 자애로움이 우리 안에 절제하기 힘든 감정을 만들어내기도 합니다.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Manchmal, das ist klar, kann dieses Mitgefühl andere Gefühle in uns wecken, die schwer zu bändigen sind.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Oczywiście, czasem miłosierdzie wywołuje uczucia trudne do opanowania.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Soms kan compassievol zijn weleens gevoelens in ons losmaken die heel moeilijk onder controle te houden zijn.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Звичайно, інколи співпереживання може викликати в нас почуття, які дуже важко контролювати.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Конечно иногда сострадание приносит чувства, которые очень сложно контролировать.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Понякога, разбира се, състрадателността може да предизвика у нас чувства, много трудни за контролиране.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.לפעמים, כמובן, כשמגלים חמלה עלולים להיווצר בתוכינו רגשות שקשה מאוד לשלוט בהן.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.احيانا ان تكون رحيما لدرجة كبيرة قد يولد مشاعرا يصعب التحكم بها
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.自分がコントロールしづらい感情が湧いてくることがあります 私もこれまで葬儀を執り行った際
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Będę oczywiście aby moje zachowanie, zgodnie z przyjętymi zasadami cywilizowanego współżycia. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Bom seveda zaradi moje vedenje v skladu s sprejetimi pravili civilizirani spolni odnos. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Én természetesen annak a magatartása alapján az elfogadott szabályok civilizált közösülés. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Eu sunt pentru comportamentul meu natural în conformitate cu normele acceptate de actul sexual civilizate. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Ich werde natürlich um mein Verhalten nach den anerkannten Regeln der zivilisierten Umgang. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Ik zal mijn gedrag natuurlijk om volgens de gangbare regels van de beschaafde gemeenschap. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Io naturalmente per il mio comportamento secondo le regole accettate rapporto civile ".
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Jag skall naturligtvis för mitt beteende enligt de accepterade regler för civiliserade samlag. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Ja sa samozrejme, aby moje správanie v súlade s uznávanými pravidlami civilizovanej styku. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Já se samozřejmě, aby mé chování v souladu s uznávanými pravidly civilizované styku. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Jeg skal naturligvis for min opførsel i henhold til de accepterede regler civiliseret samleje. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""나는 자연의 허용 규칙에 따라 내 행동을 주문한다 문명 성 교. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Minulla on luonnostaan jotta käyttäytymistäni mukaan hyväksytty sääntöjen sivistynyt yhdyntää. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Saya tentu memerintahkan perilaku saya sesuai dengan aturan yang diterima beradab hubungan seksual. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Tôi tự nhiên phải ra lệnh hành vi của mình theo các quy tắc được chấp nhận quan hệ văn minh ".
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Θα προκειμένου φυσικά η συμπεριφορά μου σύμφωνα με τους αποδεκτούς κανόνες της πολιτισμένη επαφή. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Аз естествено ред моето поведение в съответствие с приетите правила на цивилизован сношение ".
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Я, естественно, порядок свое поведение в соответствии с принятым правилам цивилизованного общения. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""Я, природно, порядок свою поведінку відповідно до прийнятих правил цивілізованого спілкування. "
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. ""وأعطي أمر طبيعي سلوكي وفقا للقواعد المقبولة الجماع المتحضر ".
"Ben benim davranış doğal olarak kabul edilen kurallar göre karar verir uygar bir ilişki. "文明性交。" Bickyは心から彼に感謝し、彼はbabbledところ、クラブで私と一緒に昼食に取れた
Ben doğal olarak karamsar olmaya meyilliyim.하지만 월드체인징에서 일하면서
Ben doğal olarak karamsar olmaya meyilliyim.Worldchangingのお陰で 信じられるようになった事があります
Ben doğal olarak karamsar olmaya meyilliyim.אני באופן טבעי נוטה לפסימיות. אבל העבודה בוורלד-ציינג'