Doğal olarak Japonya'da bulunur.Tikėtina, kad Japonijoje išnykęs.
Çocuklar doğal olarak cilveler yaparlar.Vaikai žaidžia su rastais gamtoje objektais.
Bugün dahi Dene-Kri sınırı doğal olarak bu nehirdir.Maakondade piiriks on tänapäeval Põltsamaa jõgi.
Kıtlık Avrupa'da doğal olarak gerçekleşen son büyük kıtlık idi.Teine suure näljahäda aegsel Iirimaal.
Bu fikir doğal olarak ihanet olarak kabul edildi.Tema sellises tegevuses nähti aga riigireetmist.
Bu kaplıcalarda yeraltından doğal olarak fışkıran jeotermal su sıcaklığı 50-60 °C dır.Kuppelfööni tavaline kasutatav kuumus rullide kuivatamiseks on 50-60 kraadi.
Atmosferik reaksiyonların ürünü olan 81Kr, diğer doğal olarak bulunan kripton izotoplarıyla üretilir.81Kr tekib atmosfäärireaktsioonide käigus looduslikust krüptoonist.
HDPE doğal olarak yarı saydam ve esnektir.Teder on poolpaiga- ja hulgulind.
Güney ve Kuzey Amerika'da doğal olarak bulunurlar.Põhja- ja Lõuna-Ameerikas on tulnukana.
Yüksek ölçekli kıvılcımlar, doğal olarak şimşek ile üretilenlerdir.Küünised koosnevad jäigast valgust keratiinist.
Almanya'da idam cezası yok. Doğal olarak da Almanya'da hiçbir zaman idam cezası olamaz." dedi." Ở Đức không có mức án tử hình và tất nhiên, chúng tôi sẽ không bao giờ có hình phạt tử hình ở Đức"
Almanya'da idam cezası yok. Doğal olarak da Almanya'da hiçbir zaman idam cezası olamaz." dedi.V Německu trest smrti nemáme, ani ho mít nemůžeme."
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Aber man kann dies natürlich nicht ohne ein bisschen Marktforschung machen.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Ale, oczywiście, nie da się tego zrobić bez odrobiny badań marketingowych.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Ale přirozeně, že nemůžete něco takového udělat bez malého průzkumu trhu.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Bien sûr, vous ne pouvez pas faire ce genre de choses sans un peu d'études de marché.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Dar bineinteles ca astfel de lucruri nu pot fi create fara un pic de cercetare a pietei.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.De természetesen ilyesmit nem csinálhatsz egy kis piackutatás nélkül.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız. Erkek:Mas, claro, não podemos fazer isto sem alguma pesquisa de mercado.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Het lukt natuurlijk niet zonder een klein beetje marktonderzoek te doen.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.근데 또, 당연한 일이지만, 이런 일을 하면서 마켓 리서치가 빠질 수 없죠.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Men naturligtvis skulle det inte ha gått utan lite marknadsundersökningar.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Men selvfølgelig kan man ikke gøre sådan noget uden en smule markedsundersøgelse.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Ovviamente, non lo si ottiene senza aver fatto un po' di ricerca di mercato.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Pero, naturalmente, no puedes hacer este tipo de cosas sin un poco de investigación de mercado.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Shreddies thực chất đang sản xuất 1 sản phẩm mới, mà làm họ hứng khởi.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Tapi, tentu saja, anda tidak dapat melakukan hal semacam ini tanpa sedikit riset pasar.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Αλλά, φυσικά δε μπορείς να κάνεις αυτό το πράγμα χωρίς λίγη έρευνα αγοράς.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Но, естественно, такое не делается без небольшого маркетингового исследования.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.Но естествено, не можеш да направиш нещо такова без малко пазарни проучвания.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.אבל, כמובן, אי אפשר לעשות דברים כאלה מבלי לערוך מחקר שוק.
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.ولكن في الواقع عادة لايمكن التحقق من هذا الأمر بدون بحث ميداني
Ama doğal olarak, bunu küçük bir pazar araştırması yapmadan yapamazsınız.男:シュレディーズは新製品を開発中で
Ancak bireysel çabalarındansa birlikte çalışmaları doğal olarak daha az zaman alıyor. . .하지만 각각 따로 작업했을 때 보다는 짧은 시간이 걸립니다
Ancak bireysel çabalarındansa birlikte çalışmaları doğal olarak daha az zaman alıyor. . .Логично е, че заедно работят значително по-бързо, отколкото по отделно
Ancak bireysel çabalarındansa birlikte çalışmaları doğal olarak daha az zaman alıyor. . .لكن هذا منطقي حيث انهم عندما يعملا سوياً يستغرق الامر وقتاً اقل من عندما يعمل كل واحد بمفرده
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaErst später, als sie aufgewachsen war etwas an alles gewöhnt - es gibt natürlich
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak orada단지 나중에, 그녀가 성장했을 때 다소 모든 익숙치 - 당연히 거기
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaΜόνο αργότερα, όταν είχε αυξηθεί κάπως εξοικειωμένοι με τα πάντα - φυσικά υπάρχουν
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaרק מאוחר יותר, כאשר היא התרגלה במקצת הכל - טבעי שיש
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaفي وقت لاحق فقط ، عندما اعتاد نوعا ما على كل شيء -- وهناك بطبيعة الحال
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaグレ - 完全にそれに慣れている彼女の成長のあらゆる話になることができませんでした
Balkanlar için durum bu çünkü politika doğal olarak tarihle bağlantılı.C'est toujours le cas dans les Balkans, parce que la politique est inévitablement liée à l'histoire.
Balkanlar için durum bu çünkü politika doğal olarak tarihle bağlantılı.Ese es siempre el caso para los Balcanes, porque la política está inevitablemente conectada con la historia.
Banka beni haklı buluyor doğal olarak.Banka řekne Sale, víte, máte pravdu.
Banka beni haklı buluyor doğal olarak.Ngân hàng nói, Sal, bạn biết đấy, bạn đã đúng
Banka beni haklı buluyor doğal olarak.Nun sagt die Bank, Sal, du weißt, du hast recht.
Banka beni haklı buluyor doğal olarak.Η τράπεζα μου λέει ότι έχω δίκιο.
Banka beni haklı buluyor doğal olarak.Банк каже, Сал, ти знаєш, ти правий.
Banka beni haklı buluyor doğal olarak.私たちの唯一の要件は、 あなたが25万ドルを持っているという事か、
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?En otras palabras, ¿está limitado el sistema de forma natural?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?In altre parole, il sistema è naturalmente limitato?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Jinými slovy, je systém přirozeně omezován?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Más szavakkal, van természetes határa a rendszernek?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?M.a.w., wordt dit systeem ergens nog begrensd?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Med andra ord: Har systemet någon naturlig begränsning?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Por outras palavras, o sistema é naturalmente limitado?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Toisin sanoen, onko järjestelmä luontaisesti rajoitettu.
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Με άλλα λόγια, είναι το σύστημα που είναι φυσικά περιορισμένη;
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?במילים אחרות: האם המערכת מוגבלת בצורה טבעית?