Ana içeriğe geç
Sözlük

doğada ile cümle

doğada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Doğada bulunan toplam uranyum elementinin %99.284'ü Uranyum-238 (kim. sembol 238U) izotopundan oluşur.Omkring 99,284% av all naturlig forekommende uran er 238U.
Şimdi doğada da başarılı bir şekilde üremektedirler.I Middelhavet drives det også oppdrett av arten.
Doğada çok nadir olarak bulunan ikinci diastereoizomeri (2S, 3S), L-allo-treonin olarak adlandırılmaktadır.Diastereomer kedua, (2S,3S), yang jarang muncul di alam, dinamakan L-allo-treonin.
Doğada tek fotonlar nadir olarak olarak rastlanır.Di alam, foton tunggal amat jarang ditemui.
Sadece fransiyum-223 ve fransiyum-221 doğada bulunur.Fransium-223 dan fransium-221 adalah satu-satunya isotop yang muncul di alam.
Doğada Orka'nın bir insana saldırısı kaydedilmemiştir.Orca tak pernah tercatat menyerang manusia di lautan atau alam liar.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.Bakteri ini secara luas dapat ditemukan di alam, contohnya di tanah, air, tanaman, dan hewan.
Doğadaki toplam doğal uranyumun kütle olarak yalnızca %0.72'si U-235'dir, geri kalanın çoğu U-238'dir.Di satu sisi kandungan U-235 di alam tak lebih dari 0,72% saja, sisanya kurang lebih 99,28% merupakan U-238.
Doğada sadece 75000 çiru kalmıştır.Jumlahnya kurang dari 75.000 ekor di alam liar.
Yüksek reaktif özelliğinden dolayı, doğada hiçbir zaman saf ve elementel halde bulunmaz.Oleh karena reaktivitasnya yang tinggi, ia tidak pernah dijumpai sebagai unsur murni.
Yıldırım, doğada elektriksel kıvılcımın bir örneğidir.Proyek ini adalah contoh energi angin masyarakat.
Atomun doğada üç izotopu vardır.Ia memiliki enam isotop alami.
Aber aktiv olan diğer bir deyişle doğada var olan isomeri L- Lösin’dir.Tindakan yang "seharusnya" harus mungkin dalam keadaan alamiah.
Vahşi doğada Afrika aslanı, sadece Afrika kıtasının bazı bölümlerinde bulunur.Tetapi sekarang habitat singa hanya di sebagian kecil anak benua India dan Afrika.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.Là một trong những phân loài gấu quý hiếm nhất trên thế giới, gấu xanh hiếm khi được nhìn thấy trong tự nhiên.
Demir metali, demir cevherlerinden elde edilir ve doğada nadiren elementel halde bulunur.Sắt là kim loại được tách ra từ các mỏ quặng sắt, và rất khó tìm thấy nó ở dạng tự do.
Doğada sadece 75000 çiru kalmıştır.Tổng cộng chỉ còn lại ít hơn 75.000 cá thể trong tự nhiên.
Doğada çok nadir olarak bulunan ikinci diastereoizomeri (2S, 3S), L-allo-treonin olarak adlandırılmaktadır.Đồng phân lập thể thứ hai (2S,3S) hiếm khi có mặt trong tự nhiên, được gọi là L-allo-threonin.
(D) bu türün doğada neslinin tükenmiş olabileceğini gösterir.Rất có thể loài này đã bị tuyệt chủng trên lãnh thổ Việt Nam.
Doğada mevcut besin kaynaklarından yararlanırken artık, bu kaynaklar üzerinde hakimiyet kurdular.Khi quan sát những vật quý hiện còn tồn tại ở bờ biển, ông đã đưa ra kết luận như vậy.
Doğada en fazla 570 hayvan yaşamaktadır.Khoảng 570 cá thể tồn tại trong tự nhiên.
Doğadaki sesler her zaman karmaşık yapıya sahiptir.Thậm chí Thơ âm tiết luôn có một cấu trúc cố định.
Doğada yaşayan en yaşlı leyleğin İsviçre'de halkalandıktan sonra 39 yıl yaşadığı bilinmektedir.Đây là những lần đầu tiên nhìn thấy sư tử ở nước này sau 39 năm.
Bu kısımdaki yeni elementlerin hiçbiri henüz sentezlenmemiş ya da doğada keşfedilmemiştir.Mặc dù có nhiều tìm kiếm, không có yếu tố nào trong khu vực này được tổng hợp hoặc phát hiện trong tự nhiên.
Doğada yaşamayan (esaret altındaki) kargaların ise 20 yıldan daha uzun yaşadığı görülür.Cá tra trong tự nhiên có thể sống trên 20 năm.
Hem nikel hem de çinko, doğada yaygın olarak bulunan elementlerdir ve tamamen geri dönüştürülebilir.ニッケルと亜鉛は自然界で一般的に発生する元素であり、完全にリサイクルすることができる。
Vahşi doğadaki en son bireyi 1930 yılında vurulmuştur.1921年に野生の最後の一頭が射殺された。
Akışkanlar mekaniği hareket halindeki akışkanların (sıvı ya da gaz) doğada nasıl aktığıyla ilgilenir.これらの方程式は空間の中の流体(つまり、液体や気体)の運動を記述する。
Doğadaki toplam doğal uranyumun kütle olarak yalnızca %0.72'si U-235'dir, geri kalanın çoğu U-238'dir.自然に存在するウランの内ウラン235は0.72パーセントであり、残りの大部分はウラン238である。
Ancak doğada hava boşluğu yoktur.陸・空のみで海は無し。
Ozor ve Ongun ruhları bâzı ataların bir süre boyunca doğada dolaşan Sülde ruhlarıdır.その後、楽羊とその子孫は霊寿に住み着いたようである。
Gümüş sülfür (Ag2S): Doğada argentit minerali halinde bulunur.輝銀鉱(きぎんこう、argentite)は銀の硫化鉱物。
(Nisan 2008’de Element122’in doğada var olduğu söylenmiş fakat genel olarak hatalı bulunmuştur.)(2008年4月,有人宣稱發現122號元素Ubb存在于自然界中,但此被廣泛認為是錯誤的。
Bu süreç doğadaki isotopların oranını etkiliyor olabilir.这一过程会影响宇宙中同位素的丰度。
'Doğadaki Ayak izlerimiz' kitabını yayımlandı.著有《出版原野的開拓》一書。
Hikâyede doğadaki olaylar ağır basmaktadır.鑑於樂團的悠久歷史,這是一件悲哀的事情」。
Doğada “saf/temel” ses bulunmaz.现实中,原子间并不形成“纯”离子键。
Ancak 40 yıl aradan sonra ilk defa Mayıs 2007'de bir yavrunun doğada görüldüğü bildirilmiştir.2007年2月,日本出現了四十年來首次的出生率负成長。
Doğada bulunamaz, yalnızca laboratuvar ortamında elde edilebilir.锿尚未在自然界中发现,只能在实验室制取。
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?자연에서 발견되는 사물들의 다수성은 어떻게 설명해야 하는가?
Vahşi doğada yapayalnız..."사막에서는 조금 외롭구나..."
Doğada bulunan toplam uranyum elementinin %99.284'ü Uranyum-238 (kim. sembol 238U) izotopundan oluşur.천연 우라늄의 99.284%가 우라늄 238이다.
Bu bağ, doğadaki en güçlü kovalent bağlardan biridir.이 결합은 골반에서 가장 강력한 결합이다.
'Doğadaki Ayak izlerimiz' kitabını yayımlandı.국내에서는 ‘내인생의책’에서 출판하였다.
Paolini yazarken doğadan da birçok ilham almıştır.또한 무솔리니는 플라톤의 저서 《국가》에서 많은 영감을 받았다.
Bu dönemde doğada nü resimleri yaptı.그는 여기서 검은 그림들을 제작하였다.
Uraninit doğada sıkça bulunan bir mineraldir.우라늄은 주로 지각에서 산화된 광물로 나온다.
Doğada yaşayanları av hayvanı olarak avlanır.주로 바다표범을 사냥함으로써 살아간다.
Evcil bireyler 16 yaşına kadar varır ama doğada ömür uzunluğu bilinmemekte.הם יכולים לחיות בשבי עד 18 שנה, אך לא ידוע מה המצב בטבע.
Doğada fosfor üç farklı formda bulunur.הכריזוטיל מופיע בטבע בשלוש צורות.
İdeal akvaryum, doğada bulunan ekolojik dengeyi akvaryumun kapalı sistemi içinde tekrarlar.אקווריום אידיאלי משחזר את האיזון בטבע בתוך מערכת סגורה של אקווריום.
Galyum metali doğada saf halde bulunmaz.גליום טהור לא קיים בטבע.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.הדוב הכחול הוא אחד הדובים הנדירים ביותר בעולם, ונדיר לראותו בטבע.
Avrupa'da doğada serbest olarak yaşayan son ren geyiklerine Norveç'in güneyinde rastlanır.העדר האחרון שמסוגל להתקיים באופן עצמאי נמצא בדרום ניגריה.
Ayrıca, 2007 yılında doğadan toplanan organik ürünler 30 milyon hektardan hasat edilmektedir.מתקן התפלה פלמחים שהחל לפעול בשנת 2007 מספק כ-30 מיליון מטר מעוקב מים בשנה.
Böylece onlar çoğu kez bir yaşam gücünün doğadaki tezahürleri olarak görülür.לעיתים קרובות הם מתוארים כבעלי כוחות על-טבעיים.
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?Как може да се обясни многообразието, което съществува в природата?
Vahşi doğada yapayalnız...Вървиме ний самотни на светът...
Doğada çok yaygın olarak bulunur.Широко разпространен е в природата.
Aktinyum elementi, doğada uranyum cevherlerinde az miktarlarda bulunur.В състава си има незначителни примеси от уран .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod