Ana içeriğe geç
Sözlük

doğada ile cümle

doğada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Kunststoffe brauchen zum Abbau hunderte bis tausende Jahre.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.La biodégradation des plastiques nécessite plusieurs centaines à plusieurs milliers d'années.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Le materie plastiche impiegano migliaia di anni a decomporsi.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Los plásticos tardan cientos o miles de años para biodegradarse.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Os plásticos levam entre centenas a milhares de anos para se degradarem naturalmente.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Palasticul se descompune în mii de ani.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Plastics hebben honderden tot duizenden jaren nodig om biologisch af te breken.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Plastik memerlukan ratusan hingga ribuan tahun agar dapat terurai.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Plastom trvá stovky až tisícky rokov, kým sa rozložia.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Plastům trvá stovky až tisíce let, než se biologicky rozloží.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Για να βιοδιασπασθούν τα πλαστικά χρειάζονται εκατοντάδες με χιλιάδες χρόνια .
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Естественное разложение пластиковых изделий может потребовать сотен и тысяч лет.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.לפלסטיק דרושות מאות עד אלפי שנים כדי להתפרק.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.البلاستيك يحتاج من مئات إلى الالآف السنينن ليتحلل
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.そこで 私たちは考えました
Sanatta, müzikte ve doğada bulunur. -Det viser sig i kunst, det viser sig i musikken, og det viser sig i naturen.
Sanatta, müzikte ve doğada bulunur. -미술, 음악 자연에서도 나타납니다
Sanatta, müzikte ve doğada bulunur. -Nájdeme ho v umení, v hudbe, v prírode...
Sanatta, müzikte ve doğada bulunur. -Някой невероятни неща се случват.
Sanatta, müzikte ve doğada bulunur. -自然に現れます。 自然で現れます。
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar! Askerler, kölelik için savaşmayın!Voi nu urati, doar cei neiubiti urasc... cei neiubiti si inumani...
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar!Dom oälskade och dom onaturliga.
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar!I non amati e gli snaturati.
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar!Não odiáis. apenas os desamados odeiam
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar!¡No luchéis por la esclavitud!
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar!Nur wer nicht geliebt wird...
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar!Yang tidak dicintai dan yang tidak wajar.
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar!Само необичаните и неестествените мразят.
Sevilmeyen ve doğadan uzak olan insanlar!兵士よ!奴隷制度のために戦ってはならない! 自由のために戦うのだ!
Sizleri, son 28 yıldır doğada birlikte çalıştığım, olağanüstü bir yunus grubuyla tanışmanız için자, 지금부터 바하마로 가 보겠습니다. 제가 지난 28년 동안 야생에서 연구한
Sizleri, son 28 yıldır doğada birlikte çalıştığım, olağanüstü bir yunus grubuyla tanışmanız içinעכשיו נעבור לאיי-בהאמה כדי לפגוש קבוצה מופלאה של דולפינים שאני
Sizleri, son 28 yıldır doğada birlikte çalıştığım, olağanüstü bir yunus grubuyla tanışmanız içinحسنا، سنذهب إلى جزر البهاما لنلتقي مجموعةً رائعةً من الدلافين التي أعمل معها
Sizleri, son 28 yıldır doğada birlikte çalıştığım, olağanüstü bir yunus grubuyla tanışmanız içinさあ バハマへ行きましょう 私が28年間野生の中で研究している イルカたちと会うために
Spor Doğada SporActividades en la naturaleza
Spor Doğada Sporالرياضة البدنية
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.A tervek a természetben vannak, nem valakinek az agyában.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Der Entwurf ist in der Natur, aber er ist nicht in irgendjemandes Kopf.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Design je v přírodě, ale není v ničí hlavě.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Design-ul este în natură și nu în capul cuiva.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.El diseño esta allí en la naturaleza, pero no está en la cabeza de nadie.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Het design is in de natuur, maar niet in iemands hoofd.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Il progetto è nella natura, ma non è nella testa di nessuno.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.설계는 그 본질 속에 있는 것이지, 누군가의 머리 속에 있는 게 아닙니다.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Le dessein est dans la nature, et pas dans la tête de quelqu'un.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.O "design" existe na natureza, mas não existe na cabeça de ninguém.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil. Olmak zorunda da değil.Suunnittelu asustaa luonnossa, mutta se ei ole kenenkään päässä, sen ei tarvitse olla.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Projektowanie istnieje w naturze, ale nie w czyjejś głowie.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Rancangan ada di alam, tapi bukan di dalam kepala siapapun.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Ο σχεδιασμός υπάρχει από την φύση και δεν βρίσκεται στο κεφάλι κανενός.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Дизайн существует в природе, но это не в голове у каждого.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Проектът е там, в природата, но не е в ничия глава.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.התכנון נמצא בטבע, אך לא בראשו של מישהו.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.التصميم هناك في الطبيعة، ولكنه ليس في عقل اي شخص.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.その必要もない
Tohumlardan üretilmiyorlar; köklerden aşılanıyorlar; doğada kendi başlarına bulunamazlar.Chúng không lớn lên từ hạt mà được ghép vào các gốc ghép; chúng không thể tự mình tồn tại trong tự nhiên.
Tohumlardan üretilmiyorlar; köklerden aşılanıyorlar; doğada kendi başlarına bulunamazlar.그것들은 씨앗으로부터 자라나는 대신, 뿌리줄기에서 접목 되었습니다. 그들 스스로는 이 자연에서 존재할 수 없는 것들 입니다.
Tohumlardan üretilmiyorlar; köklerden aşılanıyorlar; doğada kendi başlarına bulunamazlar.Não crescem a partir de sementes, são enxertados na raiz, não existiriam na Natureza só por si.
Tohumlardan üretilmiyorlar; köklerden aşılanıyorlar; doğada kendi başlarına bulunamazlar.No crecen de semillas, son injertados en un rizoma. No podrían exisistir en la naturaleza por si mismos.
Tohumlardan üretilmiyorlar; köklerden aşılanıyorlar; doğada kendi başlarına bulunamazlar.One nie wyrastają z nasion; są zaszczepiane w korzeń. Nie przetrwałyby w naturze same.
Tohumlardan üretilmiyorlar; köklerden aşılanıyorlar; doğada kendi başlarına bulunamazlar.Sie wachsen nicht aus Samen, sie werden veredelt, sie würden alleine nicht überleben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod