Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Rất nhiều người tìm thấy sự chuyển hóa đó trong tự nhiên.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Rengeteg ember lel rá az öntranszcendenciára a természetben.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Veel mensen vinden zelfoverstijging in de natuur.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Viele Menschen finden Selbsttranszendenz in der Natur.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Wielu znajduje autotranscendencję na łonie natury.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Πολλοί άνθρωποι βρίσκουν την αυτο-υπέρβαση στη φύση.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Многие выходят за пределы себя, созерцая природу.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.Много хора успяват да се издигнат над егото си в природата.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.אנשים רבים מוצאים התעלות בטבע.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.كثيرٌ من الناس يجدون السمو بالذات في الطبيعة.
Çoğu insan doğada kendinden geçiyor.別の人たちはレイブで自我を克服しています。
Çünkü basit cevaplar gelişebilir. karmaşanın diğer tarafında olan basitliği doğada keşfediyoruz.단순한 답들이 나올 수 있기 때문입니다. 우리는 자연에서 간단성이 종종 복잡성의 이면에 존재하고 있다는 것을 발견합니다.
Çünkü basit cevaplar gelişebilir. karmaşanın diğer tarafında olan basitliği doğada keşfediyoruz.מכיוון שתשובות פשוטות עשויות לצוץ. אנו מגלים בטבע שפשטות שוכנת לעיתים קרובות מצידה השני של מורכבות.
Çünkü basit cevaplar gelişebilir. karmaşanın diğer tarafında olan basitliği doğada keşfediyoruz.自然界では簡潔さはしばしば複雑さの 反対側に存在します つまりどんな問題でも 縮小して 複雑性を受け入れるほど
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Denn in der Natur bilden Pilze das Recycling-System.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Deoarece în natură, ciupercile reprezintă sistemul de reciclare.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.In de natuur zijn paddenstoelen het recyclagesysteem.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Karena di alam jamur adalah sistem daur ulangnya.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.왜냐하면 자연에서는 버섯이 순환체계 그 자체이기 때문입니다.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Mivel a természetben a gombák alkotják az újrahasznosító rendszert.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Parce que dans la nature, les champignons sont le système de recyclage.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Perché in natura, i funghi sono il sistema di riciclaggio.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Ponieważ w przyrodzie grzyby stanowią system recyclingu.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Porque en la Naturaleza los hongos son el sistema de reciclaje.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Porque, na natureza, os cogumelos são o sistema de reciclagem.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Pretože v prírode sú huby recyklačným systémom.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Protože v přírodě houby jsou recyklačním systémem.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Vì trong tự nhiên, nấm là 1 hệ thống tự tái tạo.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Διότι στη φύση. τα μανιτάρια είναι το σύστημα ανακύκλωσης.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.В природе грибы являются перерабатывающей системой.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.Тъй като в природата, гъбите са рециклираща система.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.מכיוון שבטבע, הפטריות הן מערכת המיחזור.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.لأنه في الطبيعة ، يمثّل الفطر نظام إعادة التدوير.
Çünkü doğada, mantarlar geri dönüşüm sistemidir.キノコがリサイクルシステムだからです 我々が発見したのは
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.왜냐하면 사실은 인류가 지난 1만 년 동안 자연에 거대한 구멍을 만들어왔기 때문입니다.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Adevărul e că oamenii au făcut o gaură adâncă în natură în ultimii 10.000 de ani.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Bởi vì thực tế là, con người đã tạo ra một cái lỗ lớn cho tự nhiên trong 10.000 năm qua.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Denn in den letzten 10.000 Jahren haben die Menschen ein großes Loch in der Natur hinterlassen.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Faktem jest, że człowiek zrobił ogromną wyrwę w przyrodzie w ciągu ostatnich 10 tys. lat.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Feit is dat de mens een enorm gat heeft geslagen in de natuur, de laatste 10.000 jaar.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Mivel a tény az, hogy az emberek egy óriási lyukat képeztek a természetben az elmúlt 10.000 évben.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Perché il fatto è che gli uomini hanno fatto un buco enorme nella natura negli ultimi 10 000 anni.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Porque, o facto é que os humanos fizeram um buraco enorme na Natureza, nos últimos 10 000 anos.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Γιατί είναι γεγονός, ότι ο άνθρωπος δημιούργησε μια τεράστια τρύπα στη φύση τα τελευταία 10.000 χρόνια.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.Дело-то в том, что за последние 10 000 лет человечество нанесло природе очень большой ущерб.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.בגלל שהאמת היא שהאדם פער חור גדול בטבע במהלך 10,000 השנים האחרונות.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.لأن الحقيقة أن الإنسان تسبب في فجوة بيئية ضخمة خلال 10.000 سنة الأخيرة.
Çünkü gerçek şu ki, insanlar son 10.000 yılda doğada devasa bir delik açtılar.自然界に巨大な穴を開けてきたのです 今の私たちにはそのダメージを
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,우리가 야생에서 가지는 하나의 이점은,
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,Notre seul avantage à l'état sauvage --
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,Perché l'unico vantaggio che avevamo nella giungla --
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,Porque la ventaja que tenemos en el mundo silvestre no son ni los colmillos ni las garras ni la velocidad,
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,Потому что единственное наше преимущество в дикой местности,
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,כי היתרון האחד שהיה לנו בטבע -
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,ان واحدة من الايجابيات التي وجدت في البرية لدينا
Çünkü vahşi doğada sahip olduğumuz tek avantaj,牙でも爪でも俊敏性でもありません
Çünkü yaşam, "şeylerle" pek de meşgul olmuyor; Doğada kendi sistemlerinden ayrılmış hiçbir şey yoktur.Bo natura nie handluje rzeczami; nie ma obiektów w świecie natury, które byłyby oddzielone od systemu.
Çünkü yaşam, "şeylerle" pek de meşgul olmuyor; Doğada kendi sistemlerinden ayrılmış hiçbir şey yoktur.Deoarece viaţa nu face chiar negoţ cu lucruri; nu există lucruri în lumea naturală divorţate de sistemele lor.
Çünkü yaşam, "şeylerle" pek de meşgul olmuyor; Doğada kendi sistemlerinden ayrılmış hiçbir şey yoktur.Lebo život veci veľmi nespracováva; vo svete prírody nie sú žiadne veci oddelené od svojich systémov.
Çünkü yaşam, "şeylerle" pek de meşgul olmuyor; Doğada kendi sistemlerinden ayrılmış hiçbir şey yoktur.Mert az élet nem igazan foglalkozik olyasmivel, a természetben nincsenek a rendszertől különálló dolgok.