doğacak ile cümle
doğacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.Reszta urośnie i będzie mieć 2 mld dzieci.
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.Sisanya akan menjadi lebih tua dan ada 2 miliar anak lagi.
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.Zbytek zestárne a bude mít dvě miliardy dětí.
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.Zvyšok znovu zostarne a narodia sa dve miliardy detí.
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.Οι υπόλοιποι, θα μεγαλώσουν και θ' αποκτήσουν δύο δισεκατομμύρια παιδιά.
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.Остальные станут старше и заведут два миллиарда детей.
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.Останалите ще пораснат и ще се родят два милиарда деца.
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.השאר יגדלו ויעשו שני ביליון ילדים
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.والبقية سوف تزداد سناً ونحصل على ملياري طفل.
Diğerleri biraz daha yaşlanacak ve iki milyar daha çocuk doğacak.また年寄りが死んで 20億の子供が生まれます
Doğacak olan çocuğun vatandaşlığıEtt ofött barns medborgarskap
Doğacak olan çocuğun vatandaşlığıLa nacionalidad de los menores al nacer
Doğacak olan çocuğun vatandaşlığıNationalité du nouveau-né
Doğacak olan çocuğun vatandaşlığıSyntyvän lapsen kansalaisuus
Doğacak olan çocuğun vatandaşlığıГражданство новорождённого ребёнка
Doğacak olan çocuğun vatandaşlığıجنسية الطفل المولود
Doğacak olan çocuğun vatandaşlığı即将出生的孩子的国籍
Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtüyor; Oysa RAB senin üzerine doğacak, Yüceliği üzerinde görünecek.보라 어두움이 땅을 덮을 것이며 캄캄함이 만민을 가리우려니와 오직 여호와께서 네 위에 임하실 것이며 그 영광이 네 위에 나타나리니
Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtüyor; Oysa RAB senin üzerine doğacak, Yüceliği üzerinde görünecek.Ибо вот, тьма покроет землю, и мрак – народы; а над тобою воссияетГосподь, и слава Его явится над тобою.
Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtüyor; Oysa RAB senin üzerine doğacak, Yüceliği üzerinde görünecek.כי הנה החשך יכסה ארץ וערפל לאמים ועליך יזרח יהוה וכבודו עליך יראה׃
Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtüyor; Oysa RAB senin üzerine doğacak, Yüceliği üzerinde görünecek.لانه ها هي الظلمة تغطي الارض والظلام الدامس الامم. اما عليك فيشرق الرب ومجده عليك يرى.
Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtüyor; Oysa RAB senin üzerine doğacak, Yüceliği üzerinde görünecek.看 哪 、 黑 暗 遮 蓋 大 地 、 幽 暗 遮 蓋 萬 民 . 耶 和 華 卻 要 顯 現 照 耀 你 、 他 的 榮 耀 要 現 在 你 身 上
Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtüyor; Oysa RAB senin üzerine doğacak, Yüceliği üzerinde görünecek.看哪 、 黑暗 遮 蓋 大地 、 幽暗 遮蓋萬民 . 耶和華 卻要 顯現 照耀 你 、 他 的 榮耀 要 現在 你 身上
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.Dan saat kita semua berbalik ke pemahaman dasar, kesempatan-kesempatan baru untuk bertindak akan muncul.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.E assim que todos começarmos a compreender esta ideia básica, novas oportunidades de acção irão surgir.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.En terwijl we allemaal tot dit basisbesef komen, duiken er nieuwe kansen op om in actie te komen.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.És ahogy visszatérünk ehhez az alapvető meglátáshoz, új lehetőségek jelennek meg a cselekvésre.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.I kiedy wszyscy powracamy do tego podstawowego rozumowania pojawiają się nowe możliwości do działania.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.우리 모두가 이러한 기본적인 이해로 돌아갈 때, 행동을 위한 새로운 기회가 생겨나기 시작합니다.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.Pe măsură ce ajungem cu toții la această idee de bază apar noi oportunități de acțiune.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.Và chúng ta cùng quay lại điều cơ bản đó những cơ hội để hành động đang bắt đầu hiện ra.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.Wenn wir bei diesem Verständnis ankommen, entstehen neue Möglichkeiten.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.Y tal y como empezamos a comprender esta idea básica, surgen nuevas posibilidades de actuación.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.И ако се върнем към това основно разбиране, нови пътища за действие ще изникнат.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.И по мере того, как мы подходим к этому начальному пониманию, у нас появляются новые возможности действовать.
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.וכשכולנו מתחילים לחזור להבנה הבסיסית הזו, מתחילות לצוץ הזדמנויות פעולה חדשות .
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.وعندما نبدأ في فهم الاساسيات .. فإن فرصاً جديدة للحل لابد وان تظهر لنا
Hepimiz bu anlayışa sahip olursak harekete geçmek için yeni fırsatlar doğacak.新しい取り組みが現れました。 生物模範という、
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Będą nieprzewidziane skutki.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Biztos lesznek nem várt következmények.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Ci saranno delle consequenze indesiderate.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Có thể sẽ có những hậu quả không mong muốn.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Dan akan menimbulkan konsekuensi yang tidak diinginkan.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Das wird unbeabsichtigte Konsequenzen haben.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Er zullen ongewenste gevolgen zijn.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Il y aura des conséquences imprévues.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.의도하지 않은 결과가 나올 수 있습니다.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Va a haber consecuencias no intencionadas.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır."Vai haver consequências indesejadas.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Vor fi consecințe pe care nici nu le-ați avut în vedere.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Θα υπάρξουν αθέμητες επιπτώσεις.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.Возможны ведь непредвиденные последствия.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.יכולות להיות לכך השלכות לא רצויות.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.سيؤدي ذلك لنتائج غير متوقعة.
İstenmeyen sonuçlar doğacaktır.開けることにならないのか
Korkma küçüğüm. Yakında tekrar gün doğacak.Älä pelkää, lapsi pieni, pian on taas päivä.
O da şudur ki, eğer şansınızı denerseniz, eğer risk alırsanız bu risklerden fırsatlar doğacaktır.위험을 감수한다면 그 위험 속에서 기회가 온다고 믿고 있습니다.
O da şudur ki, eğer şansınızı denerseniz, eğer risk alırsanız bu risklerden fırsatlar doğacaktır." хто не ризикує, той не п'є шампанського"
O da şudur ki, eğer şansınızı denerseniz, eğer risk alırsanız bu risklerden fırsatlar doğacaktır.היא שאם אתה מנסה את מזלך, אם אתה נוטל סיכונים, שבסיכונים אלה טמונה הזדמנות.
O da şudur ki, eğer şansınızı denerseniz, eğer risk alırsanız bu risklerden fırsatlar doğacaktır.غير أنه، إذا كنت تأخذ فرص، إذا كنت تحمل المخاطر، في تلك المخاطر التي سوف تأتي الفرصة.